<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561</id><updated>2011-11-07T21:24:59.841+02:00</updated><category term='Kritikler'/><category term='Haberler'/><category term='Yayınlanmayanlar'/><category term='Editör Yazıları'/><category term='Özgeçmiş'/><category term='Makaleler'/><category term='Röportajlar'/><title type='text'>Serkan Beyde</title><subtitle type='html'>Serkan Beyde'nin eski ve daha önce yayınlanmamış yazılarının arşiv niteliğinde tutulduğu blogudur.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>49</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-6131752836629953552</id><published>2011-07-15T11:59:00.001+03:00</published><updated>2011-07-15T12:00:31.782+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haberler'/><title type='text'>The Strokes Yeni Albümü Angles İle Yılın İyileri Arasına Girmeye Aday...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2011/07/strokes-yeni-albumu-angles-ile-yln.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-dmRdOfVGnDw/TiABNVfhvrI/AAAAAAAAAKo/-DzCLipOw2s/s200/the%252Bstrokes.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;The Strokes bu kez büyük grup olma stresini atmış, eski günlere geri dönmüş. Grubun yeni albümü "Angles" yılın iyileri arasına girmeye şimdiden aday... Albüm Türkiye'de de yayınlandı.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;5 senelik uzun bir aranın ardından The Strokes, yeni albümlerini "Under Cover Of Darkness" adlı çıkış parçasıyla müjdeledi. Şarkı, grubun resmi sitesinden ücretsiz olarak sunuldu ve binlerce kez dinlendi. Grup, bu şarkının daha sonra çekilen videosu ile de başarısını devam ettirdi. Radyolara 1 numaradan giriş yapan "Under Cover Of Darkness"ın ardından, The Strokes en büyük festival ve konserlerde "headliner" olarak performans sergiledi.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;New York’un en iyi grubu The Strokes beklenen geri dönüşü olan “Angles” albümüne, "Machu Picchu" ile kusursuz bir giriş yapıyor. Eğlenceli melodisiyle "Taken For A Fool" ise ilk dinleyişte akıllara kazınıyor. Her biri Strokes klasiği olmaya aday, iyi kurgulanmış 10 şarkı Julian Casablancas'ın vokaliyle birleşince, The Strokes’un eski günlerini aratmayacak şekilde çarpıcı ve dinleyenlere rock müzik keyfi yaşatıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-6131752836629953552?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/6131752836629953552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=6131752836629953552' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6131752836629953552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6131752836629953552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2011/07/strokes-yeni-albumu-angles-ile-yln.html' title='The Strokes Yeni Albümü Angles İle Yılın İyileri Arasına Girmeye Aday...'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-dmRdOfVGnDw/TiABNVfhvrI/AAAAAAAAAKo/-DzCLipOw2s/s72-c/the%252Bstrokes.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-6399629579177956948</id><published>2010-05-24T03:25:00.003+03:00</published><updated>2010-05-24T03:26:53.808+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Destruction - Thrash Anthems</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/05/destruction-thrash-anthems.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S_nHPbhUuII/AAAAAAAAAKI/ogskm0Pmlck/s320/destruction-thrash-anthems-cover.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Benim için oldukça özel gruplardan biridir Destruction. Çocukluğumdan bu yana hep ilgimi çekmiştir. Aradan yıllar geçti, hala bu üçlünün şarkıları, fotoğrafları, posterleri, albüm kapakları ilgimi çeker. Sadece müziğiyle değil görselliğiyle de kendini ifade edebilen bir gruptur bana göre Destruction. Destruction'ın ilgimi çeken bir diğer yönü; sert duruşlu halleri değil elbet. Bilhassa çocukluk yıllarımda tanışmış olduğum bu grubun, fotoğrafları bana eski kovboy filmlerindeki kötü adamları hatırlatır. Hatta böyle düşünmeme sebep olan bir fotoğrafı vardır elimde.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Destruction, thrash metal cephesine önemli çıkarmalarda bulunan Almanya'nın önemli gruplarındandır. Hatta thrash metal'in dışa vuruculuğunu en iyi sergileyen gruplardandır. Her zaman söylemişimdir; Almanlar bu işi iyi biliyor, işin sırrını seneler evvelinden çözmüşler.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Farklı bir albüm kapağına sahip ‘'Thrash Anthems'', Destruction'ın bir nevi derleme albümüdür diyebiliriz. Destruction'ın eski zamanlarından bugüne kadarki önemli eserleri bünyesinde toplamış bir derlemedir..&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;15 şarkı +1 bonus track'tan oluşan bu derleme albümde 2 tane de yeni şarkı var. Destruction bu yeni şarkıların birini cd'nin en başına, diğerini ise en sonuna koymuş. Albümün açılış şarkısı(yeni şarkılardan biridir bu) ''Deposition(Your Heads Will Roll)'' eski Destruction şarkılarına pek de uyum göstermemiş. Ortada bir sönüklük var gibi geldi bana.. Her neyse, diğer şarkılardan bahsetmeme gerek yoktur sanırım. 20 yılı aşkın kariyerinin önemli şaheserlerinden tekrar tekrar bahsetmenin gereği yok. Ama yine de yazının altına albümün track list'ini ekleyeceğim, oradan bakabilirsiniz, Destruction nelere ‘'Thrash Anthems''de yer vermiş nelere yer vermemiş, diye...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yazının başında Destruction'ın, yeni iki şarkının birini albümün en başına diğerini en sonuna koyduğundan bahsetmiştim. Albümün kapanış şarkısı olan ‘'Profanity''de durum biraz daha farklı. ‘'Deposition''a göre kıyasladığımızda albümün genel yapısına daha uygun düşüyor.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Destruction gibi her geçen gün Almanya, thrash cephesine çıkarmalar yapıyor, bu kategoride Almanya'nın karşısında duracak ciddi bir ülke yok henüz. Eğer Destruction'ı bugüne kadar dinlemediyseniz, bu albüm iyi bir başlangıç olacaktır Destruction'ı tanımanız için. Şayet 24 yıllık birikiminin önemli eserlerinden 13 tanesi ‘'Thrash Anthems''de.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Thrash Anthems Track List:&lt;/b&gt;&lt;/i&gt; &lt;br /&gt;01. Deposition (Your Heads Will Roll) * &lt;br /&gt;02. Invincible Force &lt;br /&gt;03. Release from Agony &lt;br /&gt;04. Mad Butcher &lt;br /&gt;05. Sign of Fear &lt;br /&gt;06. Death Trap &lt;br /&gt;07. Life Without Sense &lt;br /&gt;08. Total Desaster &lt;br /&gt;09. Bestial Invasion &lt;br /&gt;10. Reject Emotions &lt;br /&gt;11. Tormentor &lt;br /&gt;12. Unconscious Ruins &lt;br /&gt;13. Curse the Gods &lt;br /&gt;14. Cracked Brain &lt;br /&gt;15. Profanity * &lt;br /&gt;16. Eternal Ban (Bonus Track) &lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/i&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-6399629579177956948?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/6399629579177956948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=6399629579177956948' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6399629579177956948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6399629579177956948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/05/destruction-thrash-anthems.html' title='Destruction - Thrash Anthems'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S_nHPbhUuII/AAAAAAAAAKI/ogskm0Pmlck/s72-c/destruction-thrash-anthems-cover.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2851297761039966526</id><published>2010-05-02T03:51:00.005+03:00</published><updated>2010-05-02T03:53:57.327+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Amorphis - Silent Waters</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/05/amorphis-silent-waters.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S9zLqkXlsxI/AAAAAAAAAKA/_SAFSq5F2Go/s320/amorphis-silent-waters-cover.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kuzey ülkelerinin hava şartlarından olsa gerek, buradan çıkan grupların müziği genellikle tartışılmaz derecede sert yapıya sahip oluyor. Progressive-death metal kategorisinde Finlandiya’dan çıkan en sağlam gruplardan biridir bana göre Amorphis, lakin bu albümde biraz gothic’e sapma durumu da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;1990 yılında kurulan grup, ‘’Silent Waters’’ı geçtiğimiz aylarda yayınladı. Diğer Amorphis albümleriyle mukayese etmeye kalkarsak; ''Silent Waters'' için olumsuz yazılabilecek bir şey yok. Bilakis, güzel bir albüm olduğunun altını çizmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Grubun vokalisti Pasi Koskinen’in ayrılmasından sonra, Amorphis’in vokalist arayışına girdiğini ve en sonunda eski Evergreen vokalisti olan, Tomi Joutsen’i kadrosuna dahil ettiğini biliyoruz. Bu nedenle Amorphis dinleyicisinin muhtelif endişeleri de olmadı değil.. Tomi Joutsen’la yeni Amorphis albümü ‘’Silent Waters’’in nasıl bir şeye benzeyeceği sorusu daima gündemde oldu. ‘’Silent Waters’’ çıktı, Amorphis dinleyicileri de gördüler ki; Tomi, Amorphis’e ayak uydurabildi. Beklenilenin aksine, gördüğümüz bu tablo Amorphis fanları kadar beni de mutlu etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Nuclear Blast etiketiyle çıkan ‘’Silent Waters’’ 10 track + 1 bonus track’a sahip. Albümden çıkan ilk single, albümle aynı isime sahip ‘’Silent Waters’’. ‘’Weaving The Incantation’’ ile başlayan Amorphis serüveni, ardından gelen ‘’A Servant’’ ile devam ediyor. ‘’A Servant’’ albümde, grubun esas tarzına en yakın olan parçalardan biri. ‘’Towards And Aganist’’de elektronik öğeler de mevcut. Bu anlamda ‘’Silent Waters’’e biraz ters düştüğünü belirtmek gerek. Fakat vokallerin güçlü yapısı ve ustaca kullanılışı, bu şarkının sizi etkilemesine olanak sağlıyor. ‘’I Of Crimson’’a geldiğimizde sizi 50 saniye kadar, piyano, akustik gitar ve bas gitar ile süren kısa bir pasaj karşılıyor. Bu sakin karşılamaya sonrasında davul ve elektro gitarlar da dahil oluyor. Sonrası malum; şarkı sert ve ağır bir şekilde devam ediyor. ‘’Enigma’’ piyano ve akustik gitar ile sürüp gidiyor. Şarkının sonuna kadar da bu şekilde giderken, ortalarında bir yerde elektro gitarlar derin bir şekilde giriyor ve şarkı süresince elektro gitarlar çok hafif duyuluyor. ‘’Shaman’’ da, ‘’Enigma’’ ve ‘’I Of Crimson’’ gibi akustik gitar ve piyano pasajları ile başlıyor. Arayı fazla uzatmadan, bas gitar, elektro gitar ve davul giriyor devreye. ‘’The White Swan’’ gerek melodik açıdan, gerek vokaller, gerek sololar, gerekse brutal vokaller açısından ele alındığında harika bir şarkı. Bu dört özelliğin her birinin, tam anlamıyla hakkını vermiş Amorphis. ‘’Black River’’e dayandığımızda, bu şarkıyla ‘’Silent Waters’’in sona erdiğini fark ediyoruz. Kapanış için sanırım daha ideal bir şarkı düşünülemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tercihlerim: ‘’A Servant’’, ‘’Silent Waters’’, ‘’ Towards And Against’’, ‘’ I Of Crimson Blood’’, ‘’Shaman’’.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2851297761039966526?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2851297761039966526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2851297761039966526' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2851297761039966526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2851297761039966526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/05/amorphis-silent-waters.html' title='Amorphis - Silent Waters'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S9zLqkXlsxI/AAAAAAAAAKA/_SAFSq5F2Go/s72-c/amorphis-silent-waters-cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-4445094788853669005</id><published>2010-03-09T10:39:00.003+02:00</published><updated>2010-03-09T10:43:13.616+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Geçmişe Bakış</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;b&gt;Bölüm 1: Oluşum ve Dağılmalar &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YIlbeyfLI/AAAAAAAAAJg/RxgHZ_Ts3oY/s1600-h/bulutsuzluk-ozlemi-image.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YIlbeyfLI/AAAAAAAAAJg/RxgHZ_Ts3oY/s320/bulutsuzluk-ozlemi-image.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Geçmişten şimdiye birçok müzik türü ve bu müzik türlerinin de getirdiği yenilikler olmuştur. Anadolu Rock -ilk çıktığı döneme göre anatolia rock-, Türkiye'de rock müziğin gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Anadolu Rock'ın ilk temsilcilerinden biri Moğollar'dır. Yine Erkin Koraylar, Cem Karacalar, Barış Mançolar bu dönemde rock müzik sahnesine çıkarak hepsi unutulmaz adamlar listesine girmişlerdir. Daha sonraları hard rock ve diğer rock müzik türleri Türkiye'de giderek yaygınlaşacaktır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ülkemizdeki grupların büyük bir kısmı, Türkiye'de yaşanılan zorlukları şarkılarında dile getirmiştir. Bu, rock müziğin a-politik olmadığının ve her daim sözünü sakınmaktan kaçan tavrının en önemli açıklanan tarafıdır. Eski dönemlerden günümüze kadar hala müzik yapmakta olan birçok grup var, tabi bazıları dağılma sürecine de girdi zamanla. Bu bölümün geri kalan kısmında dağılma ve ara verme süreçleri yaşamış gruplardan bahsedeceğim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bulutsuzluk Özlemi, Objektif, Kesmeşeker, Whisky gibi gruplar şarkılarında politik tavrı her zaman ön plana çıkartırken, yine ileriki zamanlarda çıkacak olan Diken, Radical Noise, Almora gibi heavy metal kökenli gruplar sert ve taviz vermeyen duruşlarıyla Türk rock müziğine yeni tatlar kazandırmışlardır. Tabii ilk albümlü punk grubumuz Rashit ve diğer birçok punk gruplarımız da her daim politik sorunlara eğilim göstermiştir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ülkemizde punk'ın en iyi temsilcilerinden biri olarak kabul gören Rashit, politik yaklaşımını punk'ın alaycı tavrıyla dile getirmiştir. Türk punk'ı içerisinde birçok grup kendine özgü duruşuyla her daim bu tür sorunlara eğilmiştir. Her ne kadar birçok dinleyici Athena'yı punk kategorisi içinde ele alsa da; aslında Athena tam anlamıyla punk grubu değildir. Ska, Athena'nın müziği için ifade edilebilecek en iyi tanımdır( &lt;i&gt;Ska hakkında daha fazla bilgi toplamak için &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ska" target="_blank"&gt;http://tr.wikipedia.org/wiki/Ska &lt;/a&gt; adresini ziyaret ediniz&lt;/i&gt;).&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Heavy metal'in ülkemizdeki en önemli isimlerinden biri olan Pentagram, her albümüyle ve verdiği konserlerle büyük bir kitle oluşturmuştur. Daha önceki zamanlarda Pentagram'dan ayrılan elemanlar, solo albümler çıkartarak müzikteki yollarına devam etmişlerdir. Grubun eski zamanlarındaki vokalisti Ogün Sanlısoy ve eski gitarist Demir Demirkan uzun yıllardır solo albümleriyle, kendi kitlesini oluşturmuş müzisyenler olarak müzik maceralarına halen devam etmektedirler.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;‘'Türkçe sözlü heavy metal de olur'' diyen, başta Whisky olmak üzere; Diken, gibi gruplar bu şekilde, büyük dinleyici kitlesine ulaşmış ve saygın konumlarını halen korumaktadırlar. Yalnız, Whisky'in müziği Diken'e göre biraz daha sade ve daha yavaş sound'a dayalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hardcore, Metalcore ve bu gibi benzer tarzlardaki önemli topluluklardan Antisilence, Radical Noise, Ascraeus, Something's Wrong gibi Hammer Müzik''ten çıkan gruplar 90'lı yılların son dönemlerinde oldukça revaçtayken, aradan geçen birkaç yıl sonrasında hepsi de çeşitli sebeplerle sessizliğe bürünmüştür.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Hazır, dağılma ve ara verme aşamasına tabi tutulan gruplardan bahsediyoruz; punk topluluklarımızdan Rashit'ten de bahsetmek gerek. Rashit de dağılma kararı almıştı bir dönem. Daha sonrasında grubun gitaristi Tolga'nın işe tekrardan yeni elemanlarla atılması üzerine devam kararı almıştı topluluk. Akın Eldes'in solo albüm projesi için Bulutsuzluk Özlemi'nden ayrılışı üzerine bu boşluğu daha sonra Serdar Öztop doldurmuştu. Samsun'lu topluluk Objektif ve Kadıköy'lü grup Kesmeşeker de kurulduğu günden bugüne kadar geçen süre zarfında birçok eleman değiştirmek zorunda kalmıştı. Kesmeşeker'den söz etmişken; grubun daimi elemanı Cenk Taner 2001 yılında, solo albüm yayınlamıştı. Pop rock gruplarımızdan Kargo da geçtiğimiz yıllarda müziğe ara vermişti. Bu ara verme sürecinde, elemanlarının her biri farklı şeylerle meşgul olurken; bunlardan, bir tek, solo albüm yayınlayan Koray Candemir gündemdeydi. Yine, Mor ve Ötesi'nin ilk albümünden de bildiğimiz Derin Esmer ve Alper Tekin'in ayrılmasıyla bu boşlukları, Kerem Özyeğen ve Burak Güven doldurmuştu. Bu yazdığım dağılma ve eleman değişikliklerinin aksine Duman grubunda bateriyi çalan Ari Barokas, ileriki zamanlarda gruba kesin olarak dahil olmuştur. Kesmeşeker'in yakın zamanda çıkmış olan ''Kum'' adlı albümünden sonra, gruba konserlerde Kargo'dan bildiğimiz MŞŞ(Mehmet Şenol Şişli) ve gitarda Mavi Sakal'dan Kaan Altan eşlik etmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;b&gt;Bölüm 2: Aramızdan Ayrılanlar &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YIujfmmSI/AAAAAAAAAJo/M5hIt4_iVN0/s1600-h/yavuz-cetin-image.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YIujfmmSI/AAAAAAAAAJo/M5hIt4_iVN0/s320/yavuz-cetin-image.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1993 senesinde Whisky'in gitaristi Kamil Özaydın ani bir şekilde geçirdiği beyin kanasıyla, vefat etmiştir. Kamil Özaydın'ın ölümü, bizleri derinden sarsmıştır. Pentagram grubundan Ümit'in güneydoğu'ya askere gitmesi ve askerdeyken, terör örgütüyle çıkan çatışmada şehit düşmesi de yaşadığımız acı olaylardan biridir. 1999 yılında yine bizim için büyük bir isim olan Barış Manço'yu kaybettik. Ölümünden sonra, Barış Manço'nun eşi ve müzik yapımcıları tarafından Best Of niteliğinde ''Mançoloji'' adlı albüm piyasaya sürülmüştü. Son yıllarda Türk rck müziğinde ardı arkası kesilmeyen bu önemli kayıplara, bir de Yavuz Çetin'in vefatı eklenmiştir. Yavuz Çetin 2001 senesinde boğaz köprüsüne çıkarak, kendisini boğazın serin sularına bırakmıştır. Türkiye'nin en önemli gitaristlerinden biri olarak görülen Yavuz Çetin'in intiharı hem bizler için, hem de ailesi ve yakınları için oldukça acı olmuştur. Bir başka önemli kayıp ise 2003 yılında Cem Karaca'ydı. Böylesine büyük isimlerin aramızdan ayrılışları gerek medya gerekse Türk rock ailesi ve takipçileri tarafından büyük yankı uyandırmıştır. &lt;/div&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;b&gt;Bölüm 3: Türk Rock'ında Fikir Ayrılıkları &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YI7SojygI/AAAAAAAAAJw/HEcbTn-GtEE/s1600-h/objektif-image.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YI7SojygI/AAAAAAAAAJw/HEcbTn-GtEE/s320/objektif-image.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bilinen en büyük çatışma sol görüşlü Objektif ve milliyetçi görüşleriyle dikkat çeken Diken arasında olmuştur. Bir konserde Objektif, Diken‘le aynı sahneyi paylaşmak istemediğini belirtince, bundan ötürü iki grup arasında gerginlik yaşanmıştır. Bilinen zıtlaşmalardan biri de; punk ve metal dinleyenler arasında yaşanmıştır. Özellikle eski Kadıköy ve Bakırköy tayfaları arasında yaşanan gerginlikler bunun birer örneğidir. Bunların haricinde, rock dinleyen insanlara dışarıdan daima saldırılar olmuştur. Rock ve metal gruplarının konserlerine yapılan saldırılar ve sokakta rockerlara yapılan saldırılar, bir dönem çok yoğun bir şekilde yaşanıyordu. Özellikle, toplumun rock dinleyen insanlar hakkındaki tutumu ve önyargısı 90'lı yıllarda oldukça artmıştır. Medyanın bunu, haber aracı olarak kullanması ve bu durumu daha da işin içinden çıkılmaz bir hale sokması ile, sokakta rockerlar birçok hakarete ve saldırıya uğramıştır. Satanizm davasının mahal vermesi de bunun en neticeli sonucu olmuştur medya için. Bu durumdan ötürü birçok insan gözaltına alınmıştır. Hatta bir gün, Tv'de haberleri izlerken, satanizm davasından ötürü tutuklanan bir takım kişileri gördüm. Bunların arasında gruplarımızdan ve müzik şirketlerimizden tanıdık simaları görmek, gerçekten üzücüydü. Alakalı alakasız birçok kişi satanist damgası yemişti. Bundan en büyük çıkarı medya sağladı, malzeme lazımdı medyaya, bu yolla rockerları kullanmak istediler tabi. Başarılı da oldular.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;b&gt;Bölüm 4: Yanlış Lanse Edilen Anadolu Rock &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YJLdyvhhI/AAAAAAAAAJ4/tut7JtumdQg/s1600-h/cem-karaca-image.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YJLdyvhhI/AAAAAAAAAJ4/tut7JtumdQg/s320/cem-karaca-image.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Türkiye'de rock müzik kendi içinde, dinleyeninden, müzisyenine, konser düzenleyen organizatöründen, yayın kolunda çalışanlarına kadar, bir bağ oluşturmuşken; pop ve arabesk'ten soyunma kişiler ortada bir rock star imajı yaratmaya çalışmışlardır. Bunun oluşumuna da, piyasacı müzik firmaları ön ayak olmuşlardır. Çünkü müzik firmalarının yaptığı albümlerin, doğru dinleyici kitlesine ulaşmasından ziyade; her türlü kitleye ulaşması isteniliyor. Bu nedenle, bir albümün içinde rock öğeleri de olsun, pop öğeleri de olsun, arabesk öğeleri de olsun ki; her türlü dinleyici albümü satın alsın. Kıssadan hisse; amaçları o albümün çok satmasını sağlamak.. Haluk Levent, Kıraç, Murat Kekilli, Murat Göğebakan gibi isimlerde bu özellik oldukça net. Rock ve piyasa müzikleri diye tabir ettiğimiz, arabesk ve pop bir araya getirilerek; her türlü dinleyicinin bu tür müzisyenlerin albümlerini alması, hedef alınmış bir strateji. Örneklerini verdiğim bu isimler, &lt;i&gt;Anadolu Rock yapıyoruz &lt;/i&gt;, edalarıyla ortalıkta dolaşıyorlar. Bu durum Anadolu Rock'ın yanlış lanse edilmesine neden olmuştur çoğu zaman. Bu tarz müzisyenler; karmaşık olmayan, olabildiğince basit notalar zincirine dayalı müziğin üzerine, genellikle sadece aşkı liriksel olarak anlatıyorlar. Nitekim, bu anadolu rock değildir. Evet, aşkı konu almak için herhangi bir müzik türü yoktur, her müzik türünde aşk anlatılabilir. Lakin, anadolu rock daha çok Anadolu insanını anlatır. Anadolu insanının yaşayışını, acılarını, hüzünlerini, sevincini vs.. her anlamda Anadolu insanına hitap eder. &lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2005&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-4445094788853669005?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/4445094788853669005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=4445094788853669005' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4445094788853669005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4445094788853669005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/03/gecmise-baks.html' title='Geçmişe Bakış'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S5YIlbeyfLI/AAAAAAAAAJg/RxgHZ_Ts3oY/s72-c/bulutsuzluk-ozlemi-image.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-4689195291335568811</id><published>2010-02-22T23:13:00.018+02:00</published><updated>2010-02-23T11:32:55.443+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>Mavi Sakal</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/02/mavi-sakal.html"&gt;&lt;img border="0" height="157" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S4L3ip-eHuI/AAAAAAAAAJQ/-uybzDBPXgM/s400/mavi-sakal-image1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;''Yetişkin rock’cıların bence misyonu rock müzikte olgunluğun bayrağını taşımak olmalı.''&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Türk rock müziğinin mühim gruplarından Mavi Sakal’ın, geri dönüşü şerefine bu sayıda onları  da ağırlamak istedik. Kendilerine Şehir Rock ailesi adına ‘’Yeni-den’’ geldikleri için teşekkürlerimi sunuyorum. Neden sessiz kaldıklarını, sessiz kalınan sürede neler yaptıklarını ve daha fazlasını bir bir sordum. Buyrun Tibet Ağırtan'dan cevapları alalım.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Öncelikle isterseniz Mavi Sakal’dan bahsedelim biraz. Mavi Sakal çok uzun bir süre sessiz kaldı. Nelerdi Mavi Sakal’ı sessizliğe iten şeyler?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Mavi Sakal ticari olmadan ayakta kalmaya çalıştı ve o dönem bunun için uygun değildi. Ya değişecekti ya bekleyecekti. Beklemeyi tercih etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Single ‘’Son, Ki, Beş, On’’u açıklar mısınız biraz?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Çalıştığımız prova stüdyosunda yaptığımız deneme kayıtlarını dinleyici ile paylaşmak istedik. Endüstrinin takvimine uymaktansa halka uyalım dedik. Pahalı bir kayıt yapmadık. Teknoloji yerine kalbimizi sunduk. “Son, ‘ki, 5, 10” bizim lisede çalarken şarkı girişlerindeki sloganımızdı. Oraya gönderme yaptık. Müziğe başladığımız zamandaki ruhumuzu asla unutmamak bizim en önemli amaçlarımızdan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Mavi Sakal beklenen dönüşü yaptı. Bu süre içinde neler yaptınız?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Hep kişisel şeyler. Mavisakal için beste bile yapmadım. Ben de diğer grup arkadaşlarım gibi bu güne bilendim. Bu baharda her şey  kaldığı yerden başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Mavi Sakal’ın yeni kadrosu nasıl oluştu peki?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Murat ile ben kadroya eskiden beri çalıştığımız ve sevdiğimiz arkadaşlarımız olan Taylan ve Batur’u davet ettik. Taylan zaten eski Mavisakal’lı idi. Batur da ilk provadan sonra eski bir Mavi Sakal’lı gibi entegre oldu. İyi çalan müzisyen bulmak kolay ama yola beraber çıkacağın kişiyi seçebilmek çok zor. Eski hatalara düşmemek için en iyi ikiliyi bulduğumuzu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;i&gt;''İyi çalan müzisyen bulmak kolay ama yola beraber çıkacağın kişiyi seçebilmek çok zor.''&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ara vermeden önce en son çıkarttığınız 98 tarihli ‘’Kan Kokusu’’ albümünden, şimdi çıkmış olan single arasında değişen şeyler neler oldu sizce Mavi Sakal’da?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-''Mavisakal 2'' ve ''Kan Kokusu'' arasındaki fark ne ise bunu da aynı düşünebiliriz. Kişisel bestelerden kaçınıp bütün üretimi beraber yapıyoruz. Grubun hem etik, hem performans hem de ruhsal bütünlüğünü de körüklemiş oluyoruz. Sonuçta ilk kez Mavisakal besteleri ile de beraber grup müziğini sunmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S4L6KWwZayI/AAAAAAAAAJY/eL2ETWisq48/s1600-h/mavi-sakal-image2.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S4L6KWwZayI/AAAAAAAAAJY/eL2ETWisq48/s200/mavi-sakal-image2.jpg" width="145" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;Solo albümlerinizle Mavi Sakal albümleri arasında belli başlı farklar vardır elbet. Mesela bunlardan en önemlilerinden biri; Mavi Sakal daha sert, solo albümleriniz ise daha hafif sounda sahip.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-E, tabii. Solo albümlerim kişisel. Solo albümlerimde Mavisakal’dan daha yumuşak ve daha sert parçalar var. Şarkılar grup ile oluşunca bir kişinin değil 4 kişinin fikirleri birleşiyor. Böylece sertlik derecesinden ziyade şarkıların baharatı farklı oluyor. Örneğin “Yat Geliyorum”u solo ve grup ile dinlediğinizde bariz fark ortaya çıkıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Türk rock piyasasında özellikle 2000’lerden itibaren birçok genç grup çıkmaya başladı. Yetişkin rock kategorisine alabileceğimiz isimler ise sanki bir köşeye çekilip, müzik yapmaya ara verdiler gibi. Yani bunun örnekleri eskisi kadar fazla değil. Nasıl karşılıyorsunuz Türk rock’ının son hallerini?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Herhalde millet çoluk çocuğa karışınca biraz duruldu. Bu, çalmanın yanı sıra müzik piyasasındaki değişkenlerin farkındalığını da yansıtıyor. Zaten eskiden beri istediğimiz bir şeylerin alt yapısını oluşturmak ki arkadan gelen gençlere zemin oluşsun ve onlar da istediği müziği yapabilsinler. Sanırım bunu başardık. Böyle olunca da şu andaki durumdan da aslında memnun olmak gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetişkin rock’cıların bence misyonu rock müzikte olgunluğun bayrağını taşımak olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yeni nesil gruplardan umut vaat ettiğini düşündüğünüz gruplar var mı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Bana fikrimi sormak için birçok demo yolluyorlar. Çoğu şaşırtıcı derecede güzel. Çoğu umut vaat ediyor. Bu sorunun cevabını popülerlik ile karıştırmak istemiyorum. Genel olarak “bu iş artık oluyor” demek isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Rock'n roll haricinde dinlediğiniz müzik tarzları neler?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Her şeyi dinlerim, yeter ki içten gelen müzik olsun. Rock dahil, dinleyiciyi aptal yerine koyan hiç bir şeyi zevkle dinleyemiyorum. Ayıplıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Son günlerde dinlediğiniz şeyler nelerdir?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Mp3 salgınından sonra radyolara döndüm. Belli bir tarza ve zaman dilimine bağlı kalmak istemiyorum. Özellikle de Amerika-İngiltere hegemonyasının dışında kalıp da bize ulaşabilen müzikleri merak ediyorum. İngiliz ve Amerikan olmayıp da muhteşem olan o kadar şey var ki.. Malesef dünyanın kalan %95’lik bölümü bize koklatılmıyor. Ben onlara ulaşmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Müzik haricinde günlük hayatta nelerle ilgilenirsiniz?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Yemek yerim, uyurum, çalışırım,  yürürüm, hayal kurarım, gülümserim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Sizin çok sayıda konser verdiğinizi ve önemli konserleriniz olduğunu biliyoruz. Peki Türkiye’de pek çok kimsenin konser vermediği alanlara falan gitmeyi düşünüyor musunuz?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-En ücra köşelere bile gitmek isterim. Kimse olmasa bile o vadide, o göl kenarında çalmak isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bize söylemek istediğiniz bir şey veya eklemek istediğiniz şeyler var mı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;-Teşekkür ederim, iyi çalışmalar dilerim.&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Röportaj: Serkan  BEYDE&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-4689195291335568811?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/4689195291335568811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=4689195291335568811' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4689195291335568811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4689195291335568811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/02/mavi-sakal.html' title='Mavi Sakal'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S4L3ip-eHuI/AAAAAAAAAJQ/-uybzDBPXgM/s72-c/mavi-sakal-image1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-788781584296043396</id><published>2010-02-09T00:53:00.008+02:00</published><updated>2010-02-09T01:06:56.816+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Kreator - Coma Of Souls</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="" http://3.bp.blogspot.com/_znjabsw9j0u/s3cvylj464i/aaaaaaaaaja/cn8yqm2ykpw/s1600-h/kreator-coma-of-souls-cover.jpg"="" imageanchor="1" style="clear: both; text-align: &amp;gt;&amp;lt;a href=;" style="clear: both; text-align: &amp;gt;&amp;lt;a href=;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/02/kreator-coma-of-souls.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S3CVYLj464I/AAAAAAAAAJA/cn8YQM2Ykpw/s320/kreator-coma-of-souls-cover.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında son zamanlarımda fazla thrash metal dinlemeyen biri olarak böylesine bir albüm hakkında yorum yapmanın oldukça zor olduğunu söyleyebilirim. Thrash gruplarına ilgiyi biraz kesince hamladık mı ne...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu albüm benim için çoğu thrash metal albümünden ayrıdır. Kreator ismini ilk, 6 yıl önce duydum ve beni albüm kapakları etkiledi en çok da. Bazı grupların kendine özgü kahramanları ve sembolleri vardır. Buna bir örnek vererek, Maiden'ın Eddie'sini söyleyebiliriz. Kreator'un ismini maalesef bilmediğim kahramanı veya albüm kapaklarındaki karakteri, beni etkilemişti 6 yıl önce. Her ne kadar bu etkileşim müzikal açıdan fazla egemenliğini göstermese de bende, albüm kapaklarıyla fazlaca etkilemiştir beni.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;5 yıl önce bir şekilde elime geçen Kreator tişörtünü hala eskiyip yıpranmasına rağmen çıkartıp giyiyorum çoğu zaman. Aslında bu aralar öyle pek fazla thrash metal de dinlemiyorum işin açıkçası. Hatta dinlemeye kalktığımda başım kaldırmamaya başlar ve bir süre sonra pes ederim. Sanırım artık eskisi gibi sert şeyler dinleyemiyorum, neticesinde çok da mutlu olmuyorum çünkü. Ben hafif müziklerin adamıyım, beni gitarın çığlıkları coşturabilir ancak. Heavy metal'in ve progressive'in 70 ve 80'ler dönemi beni daha fazla doyuruyor bu aralar. Kaç defa Slayer, Overkill, Kreator gibi grupları dinlemeye kalktıysam; ya müziğin sesini kısarak dinlemişimdir, ya da şarkının belirli bir noktasından sonra tahammül edemeyip cihazı(cd player- bilgisayar v.s) kapatmışımdır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Thrash'le cebelleşme serüvenimi daha fazla bire bin katarak ifade etmeden geçelim bu güzelim albüme. ''Hidden Dictator''un giriş bass rifleri oldukça hoşuma gitti. Girişte uzun bir solo yerine, bassların öne çıkması güzel bir zemin hazırlamış şarkıya. Bir de, zaten bass riffleri çok güzel geliyor kulağa. Bu albümde en sevdiğim şarkı büyük bir ihtimalle ''Terror Zone''dir diye aklımdan geçiriyorum. Hem albümdeki en yavaş şarkılardan olması itibariyle(diğerleri çok ağır geliyor bu ruh haliyle bana); hem de gitar soloları ve basları çok hoşuma gidiyor. ''Mental Slavery'' albümün en son sırada yer alan şarkısı. Bunun giriş kısmı da çok hoşuma gidiyor. Gitar kısımlarının bu kadar iyi olmasına bir de vokaller katılıyor. Albümde ilk sırada yer alan ''When Sun Burns Red'', albümde akustik gitarın kullanıldığı tek şarkı. Bu kadar yavaş ve sakin başlamasının 1 dakika ardından yeniden ataklar başlıyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Okuyucuya ufak bir not: &lt;/b&gt;Thrash metal'den vazgeçmem gibi bir şey söz konusu olmamıştır bugüne kadar, bilakis pek severim bu aileden olan müzisyen ve grupları. Lakin hayatın çeşitli evrelerinde, çeşitli ruh halleri içinde bazen az tercih etmişimdir hepsi bu. Bu yazıda anlatıldığı gibi, kaleme almış olduğum 2006 döneminde de tercihim thrash metal'den yana daha az olmuştur.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp; &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock interrnet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-788781584296043396?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/788781584296043396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=788781584296043396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/788781584296043396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/788781584296043396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/02/kreator-coma-of-souls.html' title='Kreator - Coma Of Souls'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S3CVYLj464I/AAAAAAAAAJA/cn8YQM2Ykpw/s72-c/kreator-coma-of-souls-cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-6680552208104409200</id><published>2010-02-08T23:41:00.004+02:00</published><updated>2010-02-09T13:45:38.176+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Murat Durmaz - Son Kahve</title><content type='html'>&lt;div 2.bp.blogspot.com="" _znjabsw9j0u="" aaaaaaaaai4="" align="justify" class="separator" cwprszx9zoi="" http:="" imageanchor="1" murat-durmaz-son-kahve-cover.jpg="" s1600-h="" s3cevjudgfi="" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/02/murat-durmaz-son-kahve.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S3CEvJuDgfI/AAAAAAAAAI4/cWpRSZX9ZoI/s320/murat-durmaz-son-kahve-cover.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Gel gelelim son dönemlerde Türkçe sözlü hafif rock müziği kurtaracağına inandığım, ''Son Kahve'' albümüne. Eskilere olan özlemimi bu albümde buldum, üstelik bu albüm 2006 çıkışlı bir albüm. Bu benim için oldukça önemli bir gelişmedir. Bundan dolayı sevgili Murat Durmaz’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Kapak ve fotoğraflar oldukça sade. Özellikle 'ben buradayım' demiyor. Sanki bir köşeye saklanmış, kendini olabildiğince gizli tutmaya çalışıyor. Bu kadar gizli kalmaya yüz tutmuş bir albümün açıkçası gün yüzü görmesi hiç de güzel bir istek olamaz diye düşünüyorum. Bir şeylerin gizli kalması her zaman için birilerine onun özel olmasını sağlıyor. ‘’Özellik’’ kavramını bugün için kullanmak oldukça güç. Çünkü müziğin, hatta ‘’müziğimizin’’ bile ticarete alet edilmeye çalışıldığı bugünlerde, azınlığına hitap eden albüm sayısı oldukça az. Az kavramı bile yeterli değil hatta. Türk rock müziğinin herkes tarafından bilinmeyip, belirli bir kesime hitap edecek albümlere ihtiyacı vardı. Bu albümü ben açıkçası 2006 gibi müziğin kalitesinden taviz verildiği bir dönemde beklemiyordum. Beklememekle kalsa iyi, artık umudumu yitirmiş ve açıkçası hiçbir beklenti içinde olmamıştım.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu albümde aldığım koku beni o, eskilere olan özlemime götürdü. Bir gün öğlene doğru kapım çaldı ve elime ulaşan bu albümle uyandım. Albüm elime ulaştığından beri hemen hemen günün 12–13 saatini sadece ‘’Son Kahve’’ye ayırıyorum. Bu kadar içten ve samimiyetini korumuş bir albümün bize sunacağı çok şey var. Yeter ki biz onu keşfedelim. O zaman ''Son Kahve'' amacına ulaşacaktır. Bu albüm için düz bir yorum yapmak istemeyişim belki de bundan dolayıdır. ‘’O şarkı böyle, şu şarkıda gitarlar şöyle kullanılmış’’ gibi cümleleri kullanmaktan ziyade, albümün bende yarattığı düşünceyi siz okurlara iletmek istedim. Çocukluğuma olan özlemimi buldum ''Son Kahve'’de, eskileri buldum, hayallerimi buldum ve her şeyden de önemlisi; samimiyeti buldum… Bu kadar alternatif bir yana, Murat Durmaz’ın ne kadar sade bir albüm bırakmak isteyişini, albümün içinde gezinirken o ayrı dünyada görmek mümkün. Sıradan bir rock albümü dinlemiyor oluyorsunuz, sıradan Türkçe sözlü müzik dinlemiyor oluyorsunuz... Enstrümanlar sizi doyuruyor. Müzikal anlamda doygunluk olduğu kadar liriksel açıdan bu albümün bıraktığı izler sizi geçmişe götürüyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aslında albüm yepyeni bir albüm olduğunun getirisi olarak, eskiyle bütünleştiği de çok açık. Buradan çıkaracağımız sonuç şudur ki; geçmişle şimdiki zaman arasında belirgin olmayan bir çizgisi var ''Son Kahve''nin. Taraf konusunda kesinlikle saf belirlemek zor. Sizlere son söz olarak şunları belirtmek istiyorum. Albümü bulma şansınız ne kadar yüksek bilmiyorum ama edinebilmek adına oldukça çaba gösterin. Çabalarınız boşa olmayacaktır…&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Not:&lt;/span&gt; ‘’Son Kahve’’, ‘’Büyükdükçe’’, ‘’Postacı’’ kesinlikle dinlenilmeye değer enfes şarkılardan sadece birkaçı…&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" msonormal=""&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-6680552208104409200?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/6680552208104409200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=6680552208104409200' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6680552208104409200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6680552208104409200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/02/murat-durmaz-son-kahve.html' title='Murat Durmaz - Son Kahve'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S3CEvJuDgfI/AAAAAAAAAI4/cWpRSZX9ZoI/s72-c/murat-durmaz-son-kahve-cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-1305729014830373617</id><published>2010-01-30T10:57:00.001+02:00</published><updated>2010-01-30T10:58:54.139+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Epica - The Road To Paradiso</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/epica-road-to-paradiso.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S2P0RCABPhI/AAAAAAAAAIw/BAgwvgonTU0/s200/epica-the-road-to-paradiso-cover.jpg" width="180" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bu albüme ilk başlarda fazla ısınamadım doğrusu. Nedenini bilmiyorum ama bu albümü dinlerken fazla zevk almıyordum. Herhalde birkaç defa dinleye dinleye artık alıştım. 16 tracktan oluşan albümün soundu genel anlamda iyi. ‘’Cry For The Moon’’ 6.45 süresi ile albümün en uzun soluklu şarkısı. Kimi zaman yavaş, kimi zaman ataklı riffleriyle şarkı tam 6.45 dakika sürüyor. ''Quintes'' albümde iki ayrı şekilde yer alıyor. Birincisi daha sert diğerine göre. İkincisinde ise klavye ile giriş yapılıyor ve vokaller şarkıya hakim. Diğerinde olmadığı kadar hem de... İkinci hani, yani ''Quintes(Silent Reverie)'' bence daha güzel. Simon Simons’un vokalleri bu şarkıya oldukça güzel oturmuş. Ayrıca şarkının solo kısmında viyolonselin süregelen hakimiyeti ve ardından takip eden atak kısmı çok hoşuma gitti. ‘’The Fallacy’’ pop şarkısını andıracak nitelikte. Remix gibi bir şey olmuş diyebilirim. ‘’Solitary Ground’’ piyano eşlikli gidiyor ve albümdeki en sade şarkı. Çok hoş ve dinlendirici bir yanının olduğunu belirtmekte fayda var. ‘’Black Infinity’’ ''sağlam'' dedirten nitelikte bir şarkı. Senfonik ve power metal kalıplarına dahil edebileceğim güzel bir şarkı. Hatta power akorlar kulağa ziyafet veren cinsten. ‘’Mother Of Light’’ senfonik bir şarkı. Az önce ''Solitary Ground'' için albümdeki en sade şarkı yorumunu yapmıştım ya;&amp;nbsp; işte bu yoruma bir şarkı daha kalıyor albümde. ‘’ Linger’’. Hatta ''Linger'' benim daha çok hoşuma gitti. Yine ''Solitary Ground'' ile aynı özelliğe sahip, piyano eşlikli şarkı. Sadece bunda viyolonsel öğeler de var. ‘’Crystal Mountain’’ brutal vokalli, sert bir şarkı. Soloları çok iyi ve kullanılan çift cross'lar şarkıyla bütünlük sağlıyor. Her yönden doyurucu bir şarkı... Sololar, davullar, vokaller, geçişler… ‘’Purushayita’’ albümün kapanış şarkısı. Yine bu da mix üzerine kurulmuş bir şarkı. Viyolonsel kısımları her ne kadar iyi olsa da mix kısımları şarkının orijinalliğini bozmuş.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Albümün genel değerlendirmesi için şu söylenebilir; mixler fazla kullanılmış olmasa çok daha olumlu şeyler yazabilirdim ama bunun yanında enstrüman ağırlıklı şarkılar haddinden fazla güzel. Kimileri sert, kimileri ise çok hafif. Beklenen düzeyde bir Epica albümüydü...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-1305729014830373617?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/1305729014830373617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=1305729014830373617' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1305729014830373617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1305729014830373617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/epica-road-to-paradiso.html' title='Epica - The Road To Paradiso'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S2P0RCABPhI/AAAAAAAAAIw/BAgwvgonTU0/s72-c/epica-the-road-to-paradiso-cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-4736022749763192801</id><published>2010-01-26T01:34:00.004+02:00</published><updated>2010-01-26T10:44:48.566+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Audioslave - Revelations</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/audioslave-revelations.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S14q2lzVSUI/AAAAAAAAAIo/FfCYTO-R8WE/s320/Audioslave-Revelations-cover.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Karma kadrodan oluşan gruplar sınıfına giren Audioslave, ‘’Out Of Exile’’den fazla arayı açmadan bize yeni albümü müjdeledi ve bir müddet sonra da sundu. Grunge her ne kadar fazla dinlemediğim, daha ziyade kendimi fazla içinde bulmadığım bir tarz olsa da; Pearl Jam gibi, Audioslave gibi, Soundgarden gibi grupları çok severim. Özellikle Chris Cornell ağabeyimizin ve Ed Ved ağabeyimizin sesi gerçekten bana haz verir. Aslında iki grubun müziğini birbirine yakın bulurum. Audislave’in Amerika listelerindeki yükselişine zaman zaman tanık olmuş biri olarak; gelecek vadeden gruplardan biri oldukları yolunda şüphem yok. ‘’Like A Stone’’, ‘’Be Yourself ‘’ , ‘’Out Of Exile’’ Audioslave külliyatının damar şarkıları arasında yer alır. Bu nedenle, her ne kadar ‘’Revelations’’da aynı tadı bulamasam da, iyi bir albüm olduğu konusunda şüphem yok. Audioslave’den elime ulaşan bir albümün samimiyet ve özverisi konusunda asla tereddütlü olmam. Bu nedenle son zamanların yegâne gruplarından Audioslave’in, yegâne bir albümüdür ‘’Revelations’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;12 Audioslave şarkısının yer aldığı ‘’Revelations’’da; albüm, ismini taşıyan şarkı ile başlıyor. Gayet sert bir grunge albümü ‘’Revelations’’. ‘’One And The Same’’, ‘’Revelations’’, ‘’Until The Wall’’, ‘’Shape Of Things To Come’’, ‘’Wide Awake’’ bu albümde en hoşuma giden şarkılar. Soundgarden’a özlem duyanlara da önerebileceğim bir albüm ''Revelations''. Chris Cornell ve ekibi gelecekte çok önemli işlere imza atacaklar, bunun göstergesi de ''Revelations''.&amp;nbsp;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;Rockazete.com 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-4736022749763192801?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/4736022749763192801/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=4736022749763192801' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4736022749763192801'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4736022749763192801'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/audioslave-revelations.html' title='Audioslave - Revelations'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S14q2lzVSUI/AAAAAAAAAIo/FfCYTO-R8WE/s72-c/Audioslave-Revelations-cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-7928666165146591413</id><published>2010-01-25T23:39:00.011+02:00</published><updated>2010-01-26T00:31:28.668+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>Sınır</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/snr.html"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S14VKy8YOHI/AAAAAAAAAIg/-RJwBu4rJ7E/s320/sinir-rock-adana.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Adana'lı alternatif rock grubu Sınır ile yapmış olduğum röportajda, grubu tanımanız için gerekli bilgiler grup elemanlarının verdikleri cevaplarda yer almakta. Çukurova topraklarından rock müziğin genç topluluğu Sınır adına; Ferit ve Aykut sorularımı yanıtladı.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Grup ne zaman ve nasıl kuruldu? İlk önce bu noktadan başlayalım.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Aykut Konuş.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Öncelikle Sertaç ve ben lise yıllarında bir okul grubu kurmuştuk. O zamanlar ben gitar çalıyordum, Sertaç'ta gitar çalıyordu... Daha sonra okul dönemi bitince biz Sertaç'la devam ettik. Ben davula geçtim ve o da vokalini geliştirmeye karar verdi. Onun üstüne çalışmalar yaptı. Daha sonra Ferit'le tanıştık ve gruba almaya karar verdik. Birbirimize uyum sağlayınca daha sora çağdaşla&amp;nbsp; tanışmamız oldu. Bir konserde bize yardımcı olması için rica ettik ve o konserden sonra bizle devam etti.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Elemanları da tanıyalım bu arada. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Çağdaş: Ben başlayayım.. Yaklaşık 1 aydır hiçbir şey yapamıyorum aslında çünkü gitarımı satıp yeni gitar siparişi verdim ve 1 aydır gelmesini bekliyorum. Onun dışında solo tekniğimi ve beste yeteneğimi geliştirmek için.. Arkadaşlarımdan duyguları ön plana çıkarmış olan hikayeler toplayıp hikayeyi anlatan besteler yapıyorum.. Yani hikayeyi dinledikten sonra şarkıyı dinlediğinizde bire bir örtüşüyor.. Hikayelere beste yaparken yalnızca solo olarak, sözsüz; notalarla anlatmaya çalışıyorum. 4 tane denemem var. Ayrıca grupta Sertaç'in yazdığı sözlere müziklerini yapıyorum.. Veya müzik hazırsa editleyip geliştiriyorum.. Benden bu kadar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Ben devam edeyim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Sıra bende, &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Bende moruk(&lt;em&gt;Gülüşmeler&lt;/em&gt;). 1998'den beri bass gitar çalıyorum. İlk grubum Antidote, bu grupla 6 sene çalıştım bazı olumsuzluklar yüzünden grup dağıldı. 2005 yılında Sınır grubuna geçtim o zamandan beri SINIR grubunun bass gitaristiyim. Tamam ben yazdım sende Aykut.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: 2 yıldır davul çalıyorum. Bir çok alternatif rock grubuyla çalıştım ama Sınır'ın yeri hep ayrı oldu.. Davulda daha çok kendi yazdıklarımı çalmayı seven bir insanım. Bir şeyler üretmekten haz duyuyorum ve bu grupta haz duyduğum bu işi yapıyorum....&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Yaptığınız müziğe ne ad veriyorsunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Harmanlanmış alternatif rock diyebiliriz. Türk ezgileri de var içinde.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Katılıyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Bizim tarzımız biraz enteresan çünkü çağdaşın soloları sert ama vokal tonu yumuşak, gitar riffleri de soft rock tarzında ama sololar öyle değil. Gruptaki elemanların hepsi farklı. Olay şöyle; ferit--punk&amp;nbsp; çağdaş-rocker, sertaç-alternatif, ben-80'ler…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: hahaha (&lt;em&gt;Gülüşmeler&lt;/em&gt;)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Herkes ayrı dünya.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Abi yalnız beni müzikte kısıtlayamazsın ben Punk takılıyorum ama güzel olan her tarzı severim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Evet canım herkes öyle zaten grupta ben sadece dışarıya gözükenden bahsettim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Aslında hepimiz öyleyiz bence.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Belirli olan projeleriniz var mı? Ayrıca divx meselesinden bahsedebilir misiniz biraz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Buyur Feritcim, divx'ler senin işin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Vokalimiz Sertaç İstanbul'a gittiği için ve diğer elemanlar Üniversiteye hazırlandığı için biraz ara vermek zorunda kalacağız. Bu arada bizi dinleyen kesimin bizi unutmaması için bir Divx projesi düşünüyordum. Bu işten anlayan kişilerle görüştüm, Divx formatında olmayacak ama bilgisayarda izlenebilecek bir şey yapacağız. İçinde Videolar, Resimler, Röportaj ve Eski-yeni demo kayıtlarımız olacak. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hımm güzel bir düşünce...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Sağol, kapak tasarımları bitince sana yollarım. Hatta yolladım galiba bir tane. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Evet yollamıştın geçenlerde.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Evet o ham haliydi onun üstünde uğraşıyor arkadaşlar sağolsunlar. Bitince hemen yollarım sana bir adet izlersin dinlersin kafana göre.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Sağol, teşekkürler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Severek dinlediğiniz müzisyen ve gruplar kimler?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Ben başlayayım bu kez... Az önce bahsettiğim gibi 80'ler takılmak hoşuma gidiyor. Gerçekten o dönemin müzikleri çok iyi. Led Zeppelin, Deep Purple, Scorpions, Whitesnake, Judas Priest, Pink Floyd, Guns'n Roses ve daha bir çok grup... Solo albüme sahip olan müzisyenlerden ise; Steave Vai, Joe Satriani dinliyorum. Pink Floyd ve Guns'n Roses, Rolling Stones vazgeçilmez 3 grubumdur ama. Son olarak Türklerden sadece Burak Gürpınar çok hoşuma gidiyor, keşke solo albüm yapsa. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Kayıt ve beste çalışmalarınızı nasıl sürdürüyorsunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Aslında biraz sanki Radiohead gibi takılan bir grubuz. Böyle hani gruplar beste için çalışır ve daha sonra kayıda girerler. Bizimkisi biraz farklı sözleri Sertaç yazıyor ve daha sonra toplanıp hemen bir şeyler çıkartıp ertesi gün sıcağı sıcağına içimizden geldiği gibi kayda giriyoruz. Gerçekten daha zevkli olur böylece şarkıdan da sıkılmıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Bence de parça kayıt aşamasında çok değişiyor. Tabii bu birazda aranjörün iyi olmasından kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Evet bunun için burada teşekkür etmek istediğim 2 insan; Erman Abi ve Kenan Abi. Gerçekten bize çok yardımları bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Adana gibi bir şehirde Sınır'ın yeri ve konumu ne olabilir sizce?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Sağolsunlar bütün arkadaşlarımız destekliyor bizleri ve yardımcı oluyorlar. Adana'da Sınır'ın bir yeri elbette var. Bazen şaşırtıcı şeylerde olur örneğin; YouTube'de ''Bir Yudum Su'' canlı performansını koyduk ve şu an izleyen sayısı 300'ü aşmış durumda. Bu da gerçekten dinleyici kitlemizin olduğunu gösteriyor. Röportajı da koyalı daha 2 gün oldu ve 70 i geçti. Demek ki bir kitle oluşturabilmişiz ve buda bizi çok mutlu ediyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Sorun olan konserlere çıkamamamız.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Ya aslında oda değil. Grup elemanlarının şu an hayatlarının önemli dönemlerinde olması sorun oldu şu an için. Ama seneye iyi şeyler yapmayı planlıyoruz. Sınır için öncelikle bir bar projesi var, sonrasının da geleceğinden eminiz...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Biz müziği müzik için yapan insanlarız bizi yarı yolda bırakmayacağını biliriz onun için yolumuza sıkı bir şekilde tutunup devam edeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Evet aynen öle...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Hazır Adana'dan yani yaşadığınız şehirden bahsetmişken size göre müzik Adana'da ne durumda veya yaptığınız müzik Adana'da ne durumda?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Bence eskisine göre çok iyi. Bundan 5 sene önce konser olsa da gitsek derdik şimdi her hafta mutlaka bir bar konseri var. Bu da yeni nesil rock gruplarının kendini göstermesi için bir şans.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Evet gerçekten öyle şu an iyi durumda Adana'da müzik. Bizim yaptığımız tarz aslında Adana'ya çok uygun. Çünkü şu an alternatif rock grupları dikkat çekiyor ve ön planda. Ama bu tarzda iyi olmanız gerekiyor ve bizde iyi olduğumuza inananlardanız.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Abi, ben şunu demek istiyorum. Adana'da çok fazla grup var bunların geneli kotu, elle tutulur bir kaç grup var. Yalnız kötü olan grupların iyiyiz demesine sinir oluyorum. Ya kulak yok bu elemanlarda yada ben bilmiyorum bu işi. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Ama biz iyiyiz demesi gereken grubun bence bir kayda girmesi gerek ve o şartları yaşaması gerek. Sabah uyandığında kulağında bir metronom sesiyle uyanması lazım. O zaman anlarlar belki... &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Sizi bilen ve dinleme şansı bulmuş kişilerin size bakış açılarını nasıl gözlemliyorsunuz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Yani sitemizde bir takım anketler var bununla ilgili ve şu an gözüken dinleyenlerin bizi beğendiği. Aslında bu çok hoş. Tabi ki tanınmak çok önemli değil ya sevilmek yeterli o zaman zaten İnsanlar tanımak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Valla ben hayatımdan memnunum zaten. Eski grubum Antidote ile tanınan biriydim bu devam ediyor Allah bozmasın :&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Yani Ferit'te sevilen bir insan olduğu için tanınıyor zaten.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: :)&lt;span style="font-family: Wingdings;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Benden bu kadar. Şehir Rock'a iletmek istediğiniz bir şey var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Çok teşekkür ediyoruz sana ve Şehir Rock'a, bizimle ilgilenip bize vakit ayırdığınız için. Elinize sağlık.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Ferit: Bizi dinlediğin için teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Ben teşekkür ederim sorularımı yanıtladığınız için...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Aykut: Eyvallah sağolasın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="font-weight: bold;"&gt;Röportaj: Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-7928666165146591413?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/7928666165146591413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=7928666165146591413' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7928666165146591413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7928666165146591413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/snr.html' title='Sınır'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S14VKy8YOHI/AAAAAAAAAIg/-RJwBu4rJ7E/s72-c/sinir-rock-adana.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-7683344168854465389</id><published>2010-01-08T11:24:00.005+02:00</published><updated>2010-01-11T20:59:11.311+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Ogün Sanlısoy - Üç</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/ogun-sanlsoy-uc.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S0bEDZKe3RI/AAAAAAAAAIQ/vQMNLGgq3oM/s400/ogun-sanlisoy-uc-cover.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;İsmini ilk olarak Pentagram’la birlikte duyduğumuz Ogün Sanlısoy ‘’Üç’’üncü solo albümüyle karşımızda. Her çalışmasıyla farklı tür soundlarla karşımıza çıkan Ogün Sanlısoy, bu albümle ''kendi müzik anlayışına en uygun, kendi kitlesini'' oluşturdu diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;İlk albümü ‘’Korkma’’ pek ses getirmemişti(‘’Baş Koyduk’’ harika bir şarkıydı oysa).&amp;nbsp; İkinci albüm ‘’Ogün’’ ise oldukça basit sözler içeren ve arabesk coverı barındıran bir albümdü. Bu albümle Ogün Sanlısoy tanınmış, fanları olan biriydi artık. Ama müziğinin kalitesi üzerinde fazla durmamız lazım. Zira basit sözlerle şarkılar yazmış, dahası arabesk bir şarkıyı cover yaparak bu şekilde sıçrama yapmıştı müzik medyasında. İkinci albümü çıktıktan sonra Ogün Sanlısoy’a soğuduğumu belirtmek isterim. Kendisinden de bir daha kaliteli işler çıkaracağı beklentim olmadı. İkinci albüm meselesine şunu da eklemek isterim; çevremce tanıdığım veya gördüğüm birçok insanın(rock müzik dinlemeyen kişilerden bahsediyorum) Ogün Sanlısoy dinlemesi beni çileden çıkarıyordu. Adamlar Ogün Sanlısoy kimdir bilmiyorlar, kaç albümü var bilmiyorlar, geçmişinde neler yapmış bilmiyorlar ve Ogün’ü piyasada her gün tonlarca gördükleri popcuymuş yahut arabeskçiymiş zihniyetiyle dinliyorlar. Tüm bunları toparlayıp bir çuvala koyduğumuzda, çuvalın içinde müthiş bir Ogün Sanlısoy nefreti birikiyor. Neyse ki ‘’Üç’’ tükürdüklerini yalattı birçok böyle düşünenlere(ben de dahil)… Müzik olarak daha ‘rock’, sözler daha güçlü ve kuvvetli ve sound olarak sıradan pop ve basit melodilerin ve soundun dışında bir albüm ‘’Üç’’. Neyse efenim albüme geçelim biraz da.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;‘’Üç’’ten ilk video ‘’Bilmece’’ye çekildi. ''Bilmece'' aynı zamanda albümün 1 numaralı şarkısı ve tam anlamıyla güzel bir hard rock-alternatif rock karışımı soundlu şarkı. Çok kaliteli riffler, anlamı kolay belirmeyen ve düşündürücü sözler, şahane gitar soloları biraz da, şarkıyı müthiş kılan temel özelliklerden. Klibin de oldukça başarılı olduğunu belirtmem lazım. Kameranın ışığından, senaryoya; videoyla şarkının arasındaki bağ olabildiğince yerinde. İkinci şarkı ‘’Hadi Beni Güldür’’ albümün ikinci klipli şarkısı aynı zamanda. Dinlerken çocukluğunuzla ilgili ufak çaplı olabilmek üzere anılarınız depreşebilir. Çok naif ve sade bir şarkı olduğuna inandığım ''Hadi Beni Güldür''; hem sözleriyle hem kilibiyle hem müziğiyle bu hissiyatı benimsemenizde yardımcı oluyor. Kulağınızı tırmalayacak bir yanı olmadığını vurgulamak gerek. 3 numaralı şarkı ‘’Bir Ben’’ soft rock tadında, akustik bir şarkı. Çok hoş olduğu konusunda hemfikirim. Gitar sololarıyla birlikte şarkı oldukça mükemmel. Şarkıyı dinledikten sonra buna benzer bir şeyi sanki daha önceden dinlediğiniz hissine düşmeniz mümkün. Unutmadan; ‘’Bir Ben’’de vokal olarak Şebnem Ferah’ın da sesini duyuyoruz. Oldukça güzel bir düet olmuş. ‘’Gitme Dönmezsin’’ geçen albümün sounduna yakın bir şarkı. ‘’Üç’’ için iyi bir tercih değil. ‘’Hiç Kimse Bilmedi’’ soft rock tadında bir şarkı yine. Albümde yer alan tüm soft rock tadındaki şarkıların kusursuz derecede güzel olduğu kanaatindeyim. ‘’Umudum Var’’ kesinlikle albümden soyutlaşmış bir şarkı. Teknolojinin nimetleri biraz fazla kullanılmış, fazla bir yana abartılmış. Ki biz şu anda albümün genelini incelediğimiz için; albümün dışında bir çalışma olduğunu yinelemek gerek. ‘’Ne Yerdeyim Ne Gökte’’ gitar rifflerinin çok iyi olduğu bir şarkı. ‘’Kendin Oldun’’un girişini ilk dinlemeyişim olmamasına rağmen, her dinlediğimde girişinin SOAD’ın ‘’Chop Suey’’inin girişine çok benzediğini düşünüyorum. Davul atakları ve riffler bunu düşünmemi sağlayan birer suç delili. ‘’Kucakla’’ güzel bir aşk şarkısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Parası Var’’ albüme göre ilginç bir çalışma. Müzikal yapısı olarak olsun, sözlerin içeriği olarak olsun enteresan bir çalışma. Ama güzel yine de, değişik bir şarkı. ‘’Dön Evine’’yle, ‘’Parası Var’’ aynı kategoriye giriyor albümde. Albümün göze batan tek politik şarkılarıdır. Bunları da Ogün albümün sonuna saklamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-7683344168854465389?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/7683344168854465389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=7683344168854465389' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7683344168854465389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7683344168854465389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2010/01/ogun-sanlsoy-uc.html' title='Ogün Sanlısoy - Üç'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/S0bEDZKe3RI/AAAAAAAAAIQ/vQMNLGgq3oM/s72-c/ogun-sanlisoy-uc-cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-1400766475428464790</id><published>2009-11-27T02:05:00.003+02:00</published><updated>2009-11-27T02:15:38.745+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yayınlanmayanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Widescreen Mode - Until The End</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/widescreen-mode-until-end.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sw8W-zPdNsI/AAAAAAAAAII/Kwy45YNzE9c/s400/Widescreen-Mode-Until-The-End-cover.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Widescreen Mode Finlandiyalı bir grup. ‘’Until The End’’ grubun debut albümü. Grubun kadrosu şu şekilde oluşuyor; Samu Brusila(Vokal), Janne Lahtinen(Gitar), Janne Stenroos(Bass), Janne Aaltonen(Davul).&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;‘’Until The End’’in tarzı heavy metal, hard rock, gothic metal ekseninde dolaşıyor. Şarkıların büyük bir kısmında gothic metal hâkim konumdayken, sololarda hard rock’ın ön plana çıktığı bariz şekilde belirgin. Benim albümdeki en favori şarkım olan ‘’Escape The World’’ bu birleşimin en rahat fark edilebileceği bir çalışma mesela. Şarkı açılır açılmaz 25 saniyelik bir solo ile karşı karşıya kalıyorsunuz. 25.inci saniyeye kadar bir hard rock şarkısı ile karşı karşıya kaldığınızı düşünürken; sonrasında ise vokalin de devreye girmesiyle gothic metal istilasına uğruyorsunuz. Şarkının son kısımları da oldukça güzel, bütün enstrümanlar sustuktan sonra devreye viyolonseller giriyor ve şarkı bu şekilde bitiyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Aslında Widescreen Mode’un tarzını heavy metal, hard rock, gothic metal adı altında adlandırsak da kesin olan bir şey var ki; o da grup elemanlarının birçok türün etkisinde kaldıklarıdır. Böyle düşünmeme sebep olan en önemli unsur ise şarkıların yer yer senfonik metal, hardcore ve thrash metal eğilimli olmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;‘’Until The End’’in kapağı da değişik. Kapağı inceleyince, herhangi bir tarza sığdıramıyorsunuz grubu. Grubun icra ettikleri tarzları baz alırsak; kapağın da buna paralel doğrultuda olduğunu söyleyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Favorilerim: ‘’Dead Inside‘’, ‘’Everlasting Bomb‘’, ‘’Escape The World‘’, ‘’Not Alright‘’, ‘’Killed By Vanity‘’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;2008&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-1400766475428464790?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/1400766475428464790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=1400766475428464790' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1400766475428464790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1400766475428464790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/widescreen-mode-until-end.html' title='Widescreen Mode - Until The End'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sw8W-zPdNsI/AAAAAAAAAII/Kwy45YNzE9c/s72-c/Widescreen-Mode-Until-The-End-cover.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2393945023879549974</id><published>2009-11-25T00:22:00.008+02:00</published><updated>2009-11-25T01:28:35.639+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haberler'/><title type='text'>Amorphis'ten DVD</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/amorphisten-dvd.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Swxdq4iI9-I/AAAAAAAAAH4/4h-Npy03CS8/s400/amorphis_dvd-haber.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Uzunca bir süredir “Skyforger“ın turnesinde olan Amorphis, 2010'un baharında ilk konser DVD’sini piyasaya sürecek. 20 Kasım’da Finlandiya’nın Oulu şehrinde verecekleri konseri kaydedecek olan grubun DVD’sinde başka bir sürü bonus materyal daha olacakmış. Grubun son albümü “Skyforger”, tıpkı iki önceki “Eclipse” ve bir önceki “Silent Waters” gibi Fin albüm listelerine 1 numaradan girmiş ve çıktığı hafta altın plak almıştı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.amorphis.net/" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.amorphis.net/wp-content/uploads/2009/10/Amorphis-single46860.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2393945023879549974?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2393945023879549974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2393945023879549974' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2393945023879549974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2393945023879549974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/amorphisten-dvd.html' title='Amorphis&apos;ten DVD'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Swxdq4iI9-I/AAAAAAAAAH4/4h-Npy03CS8/s72-c/amorphis_dvd-haber.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-506262400390699496</id><published>2009-11-25T00:02:00.001+02:00</published><updated>2009-11-25T00:04:05.213+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haberler'/><title type='text'>Blind Guardian'dan Yeni Albüm Haberleri...</title><content type='html'>&lt;div align="justify" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/blind-guardiandan-yeni-album-haberleri.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SwxWsoQwaiI/AAAAAAAAAHg/xOOTErEcdfE/s400/blind-guardian-yeni-album-haberi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Blind Guardian, henüz çok az şeyi belli olan yeni albümüne dair kimi detayları açıkladı. 2010 sonbaharında çıkması düşünülen albümün kayıtları geçtiğimiz hafta başlamış. Davul kayıtlarının neredeyse tamamlandığı albümde, on bir adet şarkı üzerinde çalışılıyormuş. Hansi Kürsch yaptığı açıklamada, “Wheel of Time” adlı parçanın albümün en öne çıkan şarkısı olacağını, “And Then There Was Silence” ayarında bir şeyler bekleyebilecemizi söyledi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;i&gt;Kaynak: Pasif Agresif.com&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-506262400390699496?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/506262400390699496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=506262400390699496' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/506262400390699496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/506262400390699496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/blind-guardiandan-yeni-album-haberleri.html' title='Blind Guardian&apos;dan Yeni Albüm Haberleri...'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SwxWsoQwaiI/AAAAAAAAAHg/xOOTErEcdfE/s72-c/blind-guardian-yeni-album-haberi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-4739845719257415494</id><published>2009-11-03T02:13:00.003+02:00</published><updated>2009-11-03T02:35:18.106+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Leatherwolf - World Asylum</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su91fAc3F3I/AAAAAAAAAHY/ChDCEaxS7Gk/s1600-h/leatherwolf-world-asylum.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su91fAc3F3I/AAAAAAAAAHY/ChDCEaxS7Gk/s400/leatherwolf-world-asylum.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Leatherwolf, 80'li yıllarda kurulmuş, Los Angles kökenli bir heavy metal grubudur. ‘’World Asylum’’ eski Leatherwolf albümlerine göre kıyaslandığında, bana daha çok, thrash metal öğelerini içeren bir albüm gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;Özellikle albümün açılış şarkısı, ‘’I Am The Law’’ tam bu yönde. Sizi rahatlıkla gaza getirebilecek bir şarkı olduğuna inanıyorum. Albümün açılış şarkısının sizi hareketlendirmesi, genelde tüm albümü seveceğiniz hissini bırakır. Albümde yalnız ‘’I Am The Law’’ gibi, ona benzeyen ikinci bir şarkının varlığından söz edemem. Ama ‘’I Am The Law’’e benzemeyen ikinci bir şarkının olmaması çok doğal. Tüm şarkılar birbirini anımsatsaydı, o zaman albümde yer alan 10 şarkının birbirinden bir farkı olmazdı. Bu sebeple, albümün iki numaralı şarkısı ‘’King Of The Ward’’ oldukça hoşuma gitti. Gitarların her daim kendini gösteren bir albüm olduğunu söyleyebilirim bu albüm için. Her part’da, her nakaratta gitarların çığlıklarını duyabiliyorum. Sırada üç numaralı şarkı ‘’Behind The Gun’’ var. Tuttuğum şarkılardan birisi haline geldi, öyle ki dilime dolanmaya başladı kaç gündür... ‘’Live Or Die’’ için yapabileceğim yorum; şarkının thrash metal çizgisinde olduğu yönündedir. Şarkının ileriki kısımlarında yine durum aynı. ‘’Disconnect’’in çok da Leatherwolf'un çizgisinden çıktığını söyleyemem. En azından diğer şarkılar kadar thrash metal’e fazla eğilimli değil. ‘’Dr. Wicked’’, en nihayetinde ‘’işte’’ diyebildiğim şarkı. Kafamda bir heavy metal albümü dinleme düşüncesi varken, karşıma çıkan thrash metal soundlu albüme fazla iyimser bakamıyordum. Dinlemeye başlamadan, albümün sound'u hakkında bir bilginiz varsa eğer ve beklediğiniz sound'dan daha farklı bir şey buluyorsanız, bu sizler için de pek umut verici bir durum olmaz. Burada benim beklentime ters düşen bir durum var. Kafanızda bir grup canlandırın; tarzı belli, soundu belli. Grubun yeni albümünü dinlemeye başladığınızda karşınıza sizin beklemediğiniz bir sound çıkıyor, tavrınız nasıl olur sizce? Bence pek iyimserce olmaz... ‘’Institutions’’da baslar kulağa gayet hoş geliyor. Ayrıca sololar harika. ‘’Derailed’’ kesinlikle thrash şarkısı. ‘’The Grail’’ biraz daha rahat düşünmemi sağladı. En azından thrash’e direk yöneldiğini söyleyemem. Ayrıca şarkının hafifleştiği kesimler ve aniden ataklara bürünen gitarlar da güzel. ‘’Never Again’’ kapanışı temsil edecek ve ‘’World Asylum’’ yolcuğunun sona erdiğini haberdar edecek şekilde. Burada güzel bir gitar solosu bulmanız mümkün.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;80'lerin bağrından kopup gelen bir gruptan bahsediyoruz. Fakat yeni albümlerinde sound grubun genel sounduna göre çok daha sert. Buna karşı iyi veya kötü anlamda yorum getirmek oldukça zor, fakat beklentileri ters köşe etmesi açısından çok da iyimser olunamayabilir. Ama dinlemenizde fayda var, heavy ve thrash metal arasında gidip gelen grupların sound'ları fena düzeyde olmuyor çünkü. Bu iki türün karışımı her zaman tatmin edici olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-4739845719257415494?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/4739845719257415494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=4739845719257415494' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4739845719257415494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/4739845719257415494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/leatherwolf-world-asylum.html' title='Leatherwolf - World Asylum'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su91fAc3F3I/AAAAAAAAAHY/ChDCEaxS7Gk/s72-c/leatherwolf-world-asylum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2051898956573105981</id><published>2009-11-02T04:16:00.002+02:00</published><updated>2009-11-02T04:19:27.973+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haberler'/><title type='text'>King Diamond Cephesinden Eski-Yeni Bir Gelişme</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su5Ax5gxvEI/AAAAAAAAAHQ/1sqG4c4Jb7A/s1600-h/King-Diamond.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su5Ax5gxvEI/AAAAAAAAAHQ/1sqG4c4Jb7A/s400/King-Diamond.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Dünyaca ünlü efsane topluluk King Diamond'ın, ''The Spider's Lullabye'' ve ''The Graveyard'' albümlerinin yenilenmiş versiyonları, grubun gitaristi Andy LaRocque'in öncülüğünde hazırlandı. Dijital olarak yenilenmiş ve eski versiyonlarından hiç uzaklaşmadan, daha zengin bir soundla tekrar piyasaya sürülen albümlerin kapak tasarımlarında da değişiklikler var. Kapakların büyük hallerine bakmak için üzerlerine tıklayın.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su4_qZ-Dp2I/AAAAAAAAAHA/3PXdF8oDXes/s1600-h/King-Diamond-Graveyard.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su4_qZ-Dp2I/AAAAAAAAAHA/3PXdF8oDXes/s200/King-Diamond-Graveyard.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su4_wXEjw0I/AAAAAAAAAHI/AjCKOiipIag/s1600-h/King-Diamond-The-Spiders-Lullabye.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su4_wXEjw0I/AAAAAAAAAHI/AjCKOiipIag/s200/King-Diamond-The-Spiders-Lullabye.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2051898956573105981?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2051898956573105981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2051898956573105981' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2051898956573105981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2051898956573105981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/king-diamond-cephesinden-eski-yeni-bir.html' title='King Diamond Cephesinden Eski-Yeni Bir Gelişme'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su5Ax5gxvEI/AAAAAAAAAHQ/1sqG4c4Jb7A/s72-c/King-Diamond.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-8970820624367399154</id><published>2009-11-01T20:42:00.001+02:00</published><updated>2009-11-01T20:43:44.894+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Red Hot Chili Peppers - Stadium Arcadium</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su3ToyszpYI/AAAAAAAAAG4/XM9jhSeczIg/s1600-h/red-hot-chili-peppers-stadium-arcadium.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su3ToyszpYI/AAAAAAAAAG4/XM9jhSeczIg/s400/red-hot-chili-peppers-stadium-arcadium.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Yaptıkları müziği ne olarak adlandırırsanız adlandırın, onlar kendilerini belirli bir kesime ait görmüyorlar. En az 5-6 müzik türünün etkilerini yansıttıkları müziklerinde, çift CD’lik ''Stadium Arcadium’’ RHCP koleksiyonunda olması şart bir albüm. RHCP’nin birçok büyük gruptan farklı özelliklerinden biri; ilk albümleriyle patlama yapan gruplardan ayrılması. Henüz ilk veya ikinci albümlerinden büyük hayran kitlesine ulaşan gruplardan ziyade RHCP, ''Californication''a kadar açıkçası olabilecek en büyük patlamayı yapmamıştı. Ama ''Californication'' da döneminin önemli şarkılarından biridir. Birçok kişinin RHCP’yi sevmesini ve kendilerine hayran olmasını sağlamıştır bu şarkı. Şayet benim de, birçokları gibi RHCP ismini desturla ağzıma almama sebep olan şarkıdır ‘’Californication’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;‘’Stadium Arcadium’’un diğer albümlerden farkını bir benzetmeyle ifade etmek ne derece doğru olur bilmiyorum ama; 10 şarkıdan oluşan bir albümü hikaye kitabına benzetmiş olursak, ‘’Stadium Arcadium’’u da kalın bir roman olarak görebiliriz. Bu cildi parlak, kalın kaplı roman çift CD’den oluşuyor. İlk CD’de 14 şarkı, 2.CD’de de 14 şarkı yer almakta. 28 şarkılık bu albümü oturup 1 ay boyunca aralıksız her gün, başka işler yapmadan dinlerseniz belki tam anlamıyla o zaman keşfedebilirsiniz. Ama şarkıların isimlerini, sözlerini, sıralarını ezberleme konusunda bir şey diyemem. ‘’Stadium Arcadium’’dan sınava girseniz eğer ve yukarıdaki sorulara cevaplar veremezseniz çalışmamaktan değil, dersin ağırlığından şikayet edersiniz. Haklı olarak tabi... Karşınızda tek CD’lik 10 veya 10 küsur şarkıdan oluşan bir albüm durmuyor. Alışmışız 10-12 şarkıdan oluşan algımızı zorlamayan güzelim albümlere...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;RHCP hayranlarının kaçırmaması gereken bir albüm olduğunu hepimiz biliyoruz, eminim çoğunluk şimdiden harçlığını biriktirip albümü edinmiştir. Şarkıların listesini aşağıda veriyorum, iyice belleyiniz...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal" style="font-weight: bold; text-decoration: underline;"&gt;Disk 1:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;1. Dani California&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;2. Snow (Hey Oh)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;3. Charlie&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;4. Stadium Arcadium&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;5. Hump De Bump&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;6. She’s Only 18&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;7. Slow Cheetah&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;8. Torture Me&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;9. Strip My Mind&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;10. Especially In Michigan&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;11. Warlocks&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;12. C’mon Girl&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;13. Wet Sand&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;14. Hey&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal" style="font-weight: bold; text-decoration: underline;"&gt;Disc 2:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;1. Desecration Smile&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;2. Tell Me Baby&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;3. Hard to Concentrate&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;4. 21st Century&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;5. She Looks To Me&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;6. Readymade&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;7. If&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;8. Make You Feel Better&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;9. Animal Bar&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;10. So Much I&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;11. Storm In A Teacup&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;12. We Believe&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;13. Turn It Again&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal"&gt;14. Death of a Martian&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;Rockazete.com 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-8970820624367399154?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/8970820624367399154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=8970820624367399154' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8970820624367399154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8970820624367399154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/red-hot-chili-peppers-stadium-arcadium.html' title='Red Hot Chili Peppers - Stadium Arcadium'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su3ToyszpYI/AAAAAAAAAG4/XM9jhSeczIg/s72-c/red-hot-chili-peppers-stadium-arcadium.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2192948252172151390</id><published>2009-11-01T17:59:00.000+02:00</published><updated>2009-11-01T17:59:15.227+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haberler'/><title type='text'>Tom Waits'ten Yeni Albüm</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2v73eBYMI/AAAAAAAAAGw/b5SYs40m--4/s1600-h/tom-waits.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2v73eBYMI/AAAAAAAAAGw/b5SYs40m--4/s400/tom-waits.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Amerikalı rock efsanesi Tom Waits geçen yılki Avrupa ve Amerika turnesinin kayıtlarının yer aldığı “Glitter and Doom Live” isimli live albümü 23 Kasım’da yayınlıyor. Albüm 2 CD’den oluşuyor ve toplam 9 gecelik performansı kapsıyor. Birmingham, Edinburgh, Tulsa, Knoxville, Atlanta, Paris, Milan, Jacksonville, Dublin ve Columbus şehirlerinde geçen kayıtlar birinci CD’yi oluştururken; ikinci CD’de ‘Tom Tales’ adı verilen ve şarkıcının egzotik düşüncelerinin yer aldığı bir bölüm bulunuyor. Ayrıca turne fotoğrafları da bu CD setinin içinde yer alıyor. “Glitter and Doom Live”, 17 parçadan oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Tom Waits; 2006 yılında “Orphans: Brawlers, Bawlers &amp;amp; Bastards” isimli yirminci stüdyo albümünü yayınlamıştı. Ayrıca en son live albümü 2006 yılındaki “The Orphans Tour”du.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıntılı bilgi için www.tomwaits.com adresinden yararlanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Glitter and Doom Live” albümünün şarkı listesi şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Lucinda / Ain't Goin Down&lt;br /&gt;2. Singapore&lt;br /&gt;3. Get Behind The Mule&lt;br /&gt;4. Fannin Street&lt;br /&gt;5. Dirt In The Ground&lt;br /&gt;6. Such A Scream&lt;br /&gt;7. Live Circus&lt;br /&gt;8. Goin' Out West&lt;br /&gt;9. Falling Down&lt;br /&gt;10. The Part You Throw Away&lt;br /&gt;11. Trampled Rose&lt;br /&gt;12. Metropolitan Glide&lt;br /&gt;13. I'll Shoot The Moon&lt;br /&gt;14. Green Grass&lt;br /&gt;15. Make It Rain&lt;br /&gt;16. Story&lt;br /&gt;17. Lucky Day&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kaynak: &amp;nbsp;Stüdyo İmge&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2192948252172151390?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2192948252172151390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2192948252172151390' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2192948252172151390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2192948252172151390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/tom-waitsten-yeni-album.html' title='Tom Waits&apos;ten Yeni Albüm'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2v73eBYMI/AAAAAAAAAGw/b5SYs40m--4/s72-c/tom-waits.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-1939984765830213396</id><published>2009-11-01T16:19:00.003+02:00</published><updated>2009-11-01T17:48:04.019+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Blind Guardian - A Twist In The Myth</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2VUzXPJSI/AAAAAAAAAGo/uiWF7viAlQg/s1600-h/blind-guardian-a-twist-in-the-myth.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2VUzXPJSI/AAAAAAAAAGo/uiWF7viAlQg/s400/blind-guardian-a-twist-in-the-myth.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Alman power metal'inin nasıl bir şey olduğunu söylemeye gerek yoktur sanırım. Blind Guardian gibi, Helloween gibi oldukça sağlam power metal grupları çıkmıştır Almanya’dan. Blind Guardian gerek büyüleyici şarkı sözleriyle, gerek üstün müzikal yapısıyla beni etkileyen ender gruplardan biridir. Açıkçası öyle her gruptan etkilenmem ve her grubun müziğini dinleme gibi bir alışkanlığım yoktur. CD’lerimden birçok önemli sayılabilecek grupların albümlerini bulurum ama bunları ‘’Ne kadar dinlemişimdir?’’, ‘’Ne kadar beğenmişimdir?’’ gibi sorulara net cevaplar bile veremiyorum. Birçok müziksever gibi benim de belli gruplarım vardır. X grubudur, Z grubudur falan filan… Blind Guardian benim için oldukça önemli X gruplarından biridir. Daha önceki bazı yazılarımda bu gruba olan hayranlığımı anlattığım olmuştur. Onun için bu kritikte öyle fazla fazla övmeyeceğim çok sevgili Blind Guardian’ı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Açılış ‘’The Edge’’yle gerçekleşiyor. Açılış için tam not diyebilirim bu şarkıya. Hızlı gitar tonları ve vokalin etkisine kapılmamak içten bile değil. Sanki grubun ne olduğunu açılış şarkısı ortaya koyuyor. ‘’Otherland’’ albümün 3 numaralı şarkısı. Gitar sololarının şarkıya hakim olduğu bir şarkıdır diyebilirim. 4 nolu şarkı ‘’Turn The Page’’ için ne diyebilirim diye düşünürken az önceki şarkıyı anımsatıyor. Ustaca kullanılışı yönünden, bu şarkının vokalleri diğerine göre daha &amp;nbsp;iyi gibi. En azından “vokalin kulağa daha bir hoş geliyor” demek, uygun bir yorum olur sanırım. Single olarak önceden basılmış olan ‘’Fly’’, gitarda kullanılan ton bakımından daha farklı bir şarkı. Power metal'le birlikte şarkı hard rock özelliğine de sahip, diye düşünüyorum. Hatta alakasız gelebilecek ama glam’i bile andırdı bana. Bon Jovi’nin 80’lerdeki dönemini çağrıştırdı. Sololar özellikle hard rock sololarına çok uygun. Bu şarkı bence ideal bir rock şarkısı sayılabilir, hatta sayılsın da... ‘’Carry The Blessed Home’’ da yine hard rock şarkısı kalıbına uyuyor ayrıca senfonik izleri de barındırdığını düşünüyorum. Diğer şarkılara göre daha yavaş olan ‘’Carry The Blessed Home’’da da yine sololar göze batacak kadar güzel. Bu şarkıda vokaller bana Fredy Mercury’in stilini anımsattı. Böyle bir yazıda onu da sevgiyle anarken kaldığımız yerden devam… ‘’Another Stranger Me’’de crosslar genellikle proggressive metal gruplarının kullandığı gibi çift cross halinde kullanılmış. Viyolonsel yönlü olarak ‘’Straight Through The Mirror’’ albümde yer alan bence en kötü şarkı. Aslında söylemek istediğim şey; albümde yer alan şarkıların hepsi de çok sağlam ve bu kadar iyi şarkının arasından en kötüsünü seçmeye kalkarsak,&amp;nbsp;‘’Straight Through The Mirror’’ olur herhalde... ‘’Lionhearth’’ albümdeki genel havaya ayak uydurmuş. Bu yönüyle diğer şarkılarla çelişkili durumda değil. Fakat sezdiğim bir olay var, bu albüm eski BG sounduna göre daha farklı. Buna iyi anlamda veya kötü anlamda karar vermek kendi adıma oldukça zor. ‘’Skald and Shadows’’ viyolonsel eşlikli mükemmel bir şarkı. Hafif ve vokallerin belirgin olarak kulağa hitap ettiği naçizane bir eser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir zaman beni şaşırtmayan ve öncelikli gruplarım arasında olan Bling Guardian'ın ''A Twist In The Myth''ı her power metal dinleyicisinin arşivinde kesinlikle olmalı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" msonormal=""&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-1939984765830213396?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/1939984765830213396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=1939984765830213396' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1939984765830213396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1939984765830213396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/blind-guardian-twist-in-myth.html' title='Blind Guardian - A Twist In The Myth'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2VUzXPJSI/AAAAAAAAAGo/uiWF7viAlQg/s72-c/blind-guardian-a-twist-in-the-myth.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2211346959729853384</id><published>2009-11-01T16:00:00.002+02:00</published><updated>2009-11-01T17:40:58.067+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Editör Yazıları'/><title type='text'>Mutlu Son! Bir Klasik Türk Filmi Daha Mutlu Sonla Bitti...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2OnWhg_eI/AAAAAAAAAGg/MOPcE8p10Q4/s1600-h/editor.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2OnWhg_eI/AAAAAAAAAGg/MOPcE8p10Q4/s400/editor.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Her şey geçtiğimiz yılın Mart ayına dayanıyor. Ücretsiz alan veren bir siteden kendime yer alıp öylesine karaladığım şeyleri ekliyordum vakit buldukça. Sonra, bir anda ‘’&lt;i&gt;Neden bunu daha ciddi anlamda rock müzik içerikli, insanların bir şeyler bulabileceği bir site haline getirmiyorum?&lt;/i&gt;’’ diye geçirdim aklımdan. Daha sonra aklıma çok daha iyi bir fikir geldi. Önceden zaten dergi ve fanzin çıkartma girişimim vardı. Bu girişimden bir sonuç alamamıştım ve bu konuda o yüzden oldukça hassastım. Ama bir anda aklıma gelecek yeni bir düşünce sayesinde bu konuda yüzüm gülecekti… ‘’&lt;i&gt;Neden internet dergisi çıkartmaya kalkmıyorum?&lt;/i&gt;’’ dedim. Bu konuda en yakın arkadaşlarımdan olan Bestami’den de destek alınca hemen bir anda derginin stilini ve yayın periyodunu oluşturmaya koyuldum. İlk önce yazarlar bulunmalıydı.&amp;nbsp; Rock ve metal müzik adına yeterli donanıma sahip, eli kalem tutan yazabilecek insanlar... Gruplardan bahsedilmeliydi, konserlerden, yaptıklarından, albümlerinden… Onlarla röportaj yapılıp okuyuculara sunulmalıydı... Müzik gündemiyle ilgili makaleler yazılıp, bu türden konular üzerinde kafa patlatılmalıydı. Bunları iki kişi yapmak oldukça zor olsa da biz bunu %50 başarabildik. Eskiden dergi çıkartma girişiminde bulunduğumdan bahsetmiştim. O dönemde bu girişime katkı da bulunacak Ozan Paftalı vardı. Hemen ona da internet dergisi olayından bahsettim. O da bana daha önceden yazmış olduğu yazılardan birkaç adet gönderdi. Üç kişilik kadro ile ilk sayımızı yüzümüzün akıyla çıkarttık. Her ne kadar yazar sıfatı olarak ilk deneyimlerimiz olsa da, yine de başlangıç için fena bir adım olmadı diye nitelendiriyorum. Sonra reklam ve tanıtım anlamında bir şeyler yapmaya giriştim. Bu konuda da artık eskiye göre daha tecrübeliyim. Arada çıkarttığımız sayılarda neler olup bitti bunları anlatmaya gerek yok sanırım. Zaten takip edenler nelerin olup bittiğini az çok biliyorlardır. 6.sayıya geldiğimizde dergide yer alan yazarların her birinin okul, iş gibi durumlarından dolayı bir kenara çekilmesi yüzünden oldukça durgun bir döneme girdik. Kabul etmek gerekiyordu yorulduk! En doğrusunu yaptık belki de ara vermekle. Bu dönemde diğer yazarlar ne yaptı ne yapmadı bilmiyorum ama benim için boş geçti söylenemez. Dergiye ara verdik ama bu benim bir şeyler yapmadığım manasına gelmez. Yine internet üzerinden yayın yapan bir rock müzik portalı kurdum ve dergi ekibinden farklı bir kadroyla buradan bir şeyler yapmaya çalıştım. Hala da yayın yapmaya devam ediyor bu portal. Aslında açık konuşmak gerekiyorsa derginin duraklama dönemine girmesinde en faal faktörlerden biri, insanların sadece çıkarlar doğrultusunda hareket etmesi oldu. Son sayıda artık kullanılacak bir malzeme olamadık sanırım ki destekçi olduklarını niteleyen bazı insanlar elini ayağını çektiler Şehir Rock'tan. Tanıtım konusunda bizimle aynı kaderi yaşadığını düşündüğümüz birçok kimseden ilgi görmedik ne yazık ki. Ama şu anda kendimize ait bir internet sitemiz var ve bu konuda birçok insan bizimle reklam konularında görüşmek istiyor. Onların yaptıklarını yapmadık... Biz ‘’rock kardeşliği’’ adına buradayız. Öyle değil mi? Yani bu işten maddi bir beklentimiz ve kazancımız yok, müziğe ve sanata destek için buradayız. Öyleyse müzisyeninden, yazarına; organizatöründen, konser bileti alan izleyiciye kadar hepimizin birbirine arka çıkması gerekmez mi? Sadece kendi çıkarlarını düşünen bir avuç üyeli internet siteleri ne yazık ki rock kardeşliği adına bir şey yapmış gibi görünse de hiçbir şey yapmış değil bugüne kadar... Bir iki grubun haberini ve yazılarını döndürerek bu işin olduğunu zannediyorlarsa yanılıyorlar. Üye toplama derdinden sitelerinde türlü şaklabanlık yapan bu insanlar neredeyse üye toplama uğruna sitelerine daha ilgi çekici(erotik veya benzer nitelikte ilgi çekici aktiviteler) bölümler açacaklar. Belli olmaz iki üç seneye kalmaz onları da görecek gözlerimiz belki de…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Şehir Rock ayağa kalktı ve irkildi! Ayağa kalkmamızın şerefine güzel havadisleri sizlere müjdelemek için sabırsızlanıyorum. Bunlardan biri, dergide edebiyat üzerine de yoğunlaştığımızdır. Edebiyat bölümümüzde Ruhan Özlem ve Kerim Yavuz tarafından yazılmış iki makale yer alıyor. Belli bir süre sonra edebiyat bölümünde çok daha değişik sürprizler sizleri bekleyecek. İkinci müjdemiz; Şehir Rock’ın kapağı artık profesyonel dergi kapağı standartlarında olacak. Bu müjdeyi sunmamda ki ön ayak isim Zor ve Ağrı Kesici gibi dergilerin de kapaklarına yardım etmiş Selim Varışlı. Kendisine bize bu konuda destek olduğu için teşekkür ediyorum. Üçüncü müjdemiz ise punk sevenler için iyi gelecektir umarım. Undergrunge isminde yepyeni bir bölümümüz var artık. Burada punk, grunge, hardcore v.b türlerde müzik yapan gruplara yer vereceğiz. Ayrıca Undergrunge’ın diğer bir önemi underground gruplara da oldukça geniş bir yer vermesi. Bu köşeyi hazırlayan editör yardımcımız Bestami İhsan Kibris. En son müjdemiz ise; Şehir Rock dergisi bazı sayılarında sizleri çeşitli sürprizleriyle şaşırtacak. Bu sürprizlerden bazıları örneğin, çeşitli sayılarda bazı grupların demolarını vermek olacak mesela. Tabi daha farklı şeyler de var planlarda, onları şimdiden açıklamayalım... Yalnız, yer vereceğimiz grubun demosunu bir sonraki sayıda yine download edemeyeceksiniz. Yani sadece o sayıya özel bir şey olacak. Bu gelişmelerden sizleri haberdar ettikten sonra geçelim bu ay ki içeriğimize. Bizim geri döndüğümüz gibi Türk rock müziğinin efsane gruplarından Mavi Sakal da ‘’Yeni-den’’ ayağa kalktı. Singlelarını sitelerinden indirebilirsiniz. Mavi Sakal’ın geri döndükleri haberi bizi çok sevindirdi ve bu sayımızda onlara illa ki yer vermek istedik. Mavi Sakal adına sorularımızı Tibet Ağırtan yanıtladı. Diğer bir röportajımız PenaRock.com’da editör olan arkadaşımız Şirin Ercan tarafından gerçekleşen Zıkkım röportajı. Bunların haricinde, iki ay önce Adana’da bir festivale gittik. Bu festivalde oldukça başarılı gruplarla karşılaştık. Çok ilginç gruplar vardı Adana’da. Bunlardan üçüyle röportaj gerçekleştirdik. İkisi Undergrunge’ın içinde olmakla beraber; Amoria, Doxan ve Kaybeden Tribi gruplarıyla röportaj yaptık. Geçtiğimiz sayılarda albüm kritikleri ve konser kritikleri adındaki bölümleri ‘’Kritikler’’ bölümü adı altında birleştirdik. Burada Epica, Blind Guardian ve Kreator kritiklerini bulabilirsiniz… Festivallerin yaklaşması üzerine bu konuya biraz eğilip bir makale yazdım. Bu makale çok kısa bir dönem PenaRock.com’da da yayınlandı, fakat daha sonra &amp;nbsp;kaldırdım oradan. Kurt Cobain’in hayatı üzerine çıkmış olan kitapta da yer alan ‘’Kurt Cobain’in Hayatını Değiştiren 8 Kaset!’’ yazısını Bestami Kibris derleyip hazırladı Undergrunge için. Undergrunge’de yer alan tek albüm kritiği Yakup’un ‘’Şunu Bunu’’ albümü olurken, bir de Cemiyette Pişiyorum’un demo kritiğine yer verdik. Ayrıca Bestami tarafından yazılmış bir de ‘’İnsan Bedeninde Punk’ın Ömrü...’’ makalesi var undergrunge’da… Edebiyat bölümümüzde Ruhan Özlem’in iki yazısı var. Ayrıca Kerim Yavuz’un kısa ama bir o kadarda uzun olan aslında ‘’Ömrü Tamamlamak’’ adında yazdığı makale yer alıyor. En son olarak, unutmuş süsü verdiğim ve asla unutulmayacak bir durumdan bahsetmek kaldı geride. Zaten kapakta kocaman bir şekilde görüyoruz bunu. Manowar geçen yılın ardından yeniden ülkemize gelerek bizleri şereflendiriyor. Böyle bir durum karşısında Manowar’a da bu sayıda yer vermek gerekli diye düşündük. Yazıyı hazırlayan Ozan arkadaşımıza teşekkürler. Bir de asıl teşekkür etmek istediğim biri var ki; zor durumlarında bile bana yardımlarını esirgemedi. Başından beri Şehir Rock’ı destekleyen önemli insanlardan biri olan Turgay Asan dostumuza sonsuz teşekkürler…&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify" class="MsoNormal" style="font-style: italic; text-align: justify;"&gt;Teşekkürler: Turgay Asan, Kerim Yavuz, Selim Varışlı, Tibet Ağırtan&amp;amp;Mavi Sakal, Şirin Ercan, Ozan Paftalı, Kemal Değirmenci ve de Manowar…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;SAYI 7&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2211346959729853384?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2211346959729853384/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2211346959729853384' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2211346959729853384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2211346959729853384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/mutlu-son-bir-klasik-turk-filmi-daha.html' title='Mutlu Son! Bir Klasik Türk Filmi Daha Mutlu Sonla Bitti...'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2OnWhg_eI/AAAAAAAAAGg/MOPcE8p10Q4/s72-c/editor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-3786051394740590847</id><published>2009-11-01T15:33:00.001+02:00</published><updated>2010-01-26T00:38:43.669+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>Amoria</title><content type='html'>&lt;div align="justify" class="separator" style="clear: both;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2N2jhA-pI/AAAAAAAAAGY/s4JeDSww5TA/s1600-h/amoria-metal1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2N2jhA-pI/AAAAAAAAAGY/s4JeDSww5TA/s400/amoria-metal1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Geçtiğimiz ay Adana’da daha önce ismini duymuş olduğumuz ÇRF(Çukurova Rock Fest)’nin 3.sünü izlemeye gittik. Festival iki gün sürdü ve bu iki gün boyunca 10 grup katılım gösterdi. Açıkçası festivalin düzenlendiği mekana giderken öyle dumura uğrayacağım olaylarla karşılaşacağımı hiç tahmin etmedim. Ama festival boyunca çıkan gruplar beni gerçekten şaşırttı. Bu gruplardan biri de Amoria. Grup senfonik çizgilerde power ve black metal kulvarlarında müzik yapıyor. Kemanı, klavyeyi oldukça güzel kullanıyorlar. Festival’de çıkan gruplardan en farklısı Amoria'ydı diyebilirim. Tarzları ve müzikleriyle gerçekten diğer gruplardan ayrıydı. Festival’de ses sistemlerinden yana birçok grup talihsiz anlar yaşadı ama bu duruma rağmen hepsi de gerçekten oldukça iyiydiler…&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Grubun kuruluşunu anlatır mısınız?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Amoria gitarist İsmail tarafından 2005’te kuruldu. Baterist Ali daha sonra gruba dahil oldu. Eskiden yan flüt de kullanıyorduk, yan flütçümüz Sema vardı. Çeşitli nedenlerden ötürü gruptan ayrılmak zorunda kaldı. Vokal bulana kadar Ali vokal yaptı. Bir yandan da bateri çaldı. Sonra Caner gruba dahil oldu ve Ocak ayında taşlar oturmaya başladı. En sonunda Ali Bass, Okan klavye ve Özer de kemanla gruba katıldı ve grup bu halini almış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Tarzınıza tam olarak ne diyorsunuz?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Doom-gothic-black.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;b&gt;Bu akşam nasıldı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Daha iyi ses sistemlerinin olduğu konserler verdik. Bu akşamki ses sisteminden dolayı pek memnun kalmadık açıkçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bar programınız filan var mı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Hayır, yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;b&gt;Demo çalışması gibi şeyler?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Yaz mevsimi için demo kayıtları yapmayı düşünüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;b&gt;Peki, çok teşekkürler. Buradan iletmek istediğiniz bir şey var mı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Sitemiz; www.amoria.rockmekan.com 'dan bizimli ilgili gelişmeleri takip edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Röportaj: Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-3786051394740590847?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/3786051394740590847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=3786051394740590847' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3786051394740590847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3786051394740590847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/11/amoria.html' title='Amoria'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Su2N2jhA-pI/AAAAAAAAAGY/s4JeDSww5TA/s72-c/amoria-metal1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-5339606077643056215</id><published>2009-10-29T22:15:00.007+02:00</published><updated>2009-10-30T02:00:35.939+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yayınlanmayanlar'/><title type='text'>Murat Köseoğlu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/10/murat-koseoglu.html" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sun7mljqeeI/AAAAAAAAAGQ/R8RTE_Zldl4/s400/murat-koseoglu1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Murat Köseoğlu uzun yıllardır süren müzik kariyerini, bu yıl içinde yayınladığı beşinci stüdyo albümü ‘’Kutsal Tabular’’ ile devam ettiriyor. ‘’Beyrut’ta Zaman’’ diyerek başlıyor ‘’Kutsal Tabular’’… Beyrut’taki zamanı anlatıyor… Kendisiyle albüm öncesi ilk röportajı gerçekleştirmenin keyfine varırken, öte yandan da Köseoğlu hakkında daha fazla bilgiye sahip olmanın mutluluğuna eriştim. Sercan Candemir’le birlikte Murat Köseoğlu’na sorularımızı yönelttik, samimi cevaplar aldık. Ayrıntılar için buyurun röportajı okumaya…&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Zeynep Arıkan’la nasıl ve ne zaman tanıştınız? Müzikteki yolculuğunuzu birleştirme fikri nasıl gelişti?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;— İzmit-İstanbul arasında bir yazlıkta tanıştık. Zeynep tanıdık bir ailenin yanında kalmaya gelmişti. Birkaç akşam gitar çalıp şarkı söyledik sahilde. Sonra Kadıköy Naturel Sam Bar'da birlikte program yapmaya başladık. Aramızdaki ilişki de yavaş yavaş gelişti müzikle. Doğal bir uyum vardı aramızda. Beste yaparken ilk önce onun fikrini alıyordum. O nedenle ikinci albümüm ‘’Pera'daki Yaşlı Dilenci’’de onun da bir iki şarkıda yer alması çok normaldi. Zaten beraber yaşamaya başlamıştık. 3. albüm ‘’Kalabalıkta Bir Yüz’’ün bütün şarkılarını onun yanında yapmıştım. Bu albüm de 2000 yılında kaydedilmesine rağmen 2006'da Öztop Prodüksiyon'dan çıkmıştı. Aradaki yıllarda Zeynep'le Marmaris'te yabancı turistlere ikili olarak müzik yapmaya başladık. Bir ikili olarak seslerimizdeki uyum herkesi çok etkiliyordu ve ilk geceden başarılı olduk. 2001'den beri bu etkinliğimizi devam ettiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gerek sözlerinizi ve müziğinizi dinleyince ve gerekse bu sözlerin anlattıklarını düşününce; müzikal ve düşünüş açısından yüzü batıya dönük bir müzisyen olduğunuzu düşünüyorum. Bu bir tercih meselesi mi, yoksa eskiden beri gelen bir alışkanlık mı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—İlkokuldan beri aldığım mandolin dersleri, sonra gelen piyano ve gitar derslerinde hep batılı sanatçıların eserlerini çalmıştım. Klasik Batı Müziği'yle büyüdüm. Gerçi evde annem ve babamın Türk Sanat Müziği hakimdi ama biraz da abilerimin etkisiyle Beatles, Bob Dylan, Paul Simon dinleyip bu müziğe merak saldım. Bu yüzden tercih ettim demeyelim de, eskiden gelen bir etkilenme diyelim. Tabii ki doğrusu bu değil. İnsan sonradan anlıyor ki bütün bu müzik alışverişi bile bir tür kültür savaşı içinde yer alıyor: Batı'nın bilinçli bir dayatması. Kültür emperyalizmi. Kendi değerlerinden kopartma çabası. Ve çok yerde başarılı oldular. Oysa doğrusu, kendi yerel kültüründen yola çıkarak evrenselleşmek. Ben bu bağlamda geç yaşıma kadar türkülerimize çok ilgisiz kaldım. Geç keşfettim onları, geç takdir ettim. Yani kültür emperyalizmi beni de vurdu. Kendi değerlerimi, kültürümü hor görüp Batı'ya özendim uzun yıllar. Sonra bu hatamı anlayıp geriye dönüş yaptım, hala da çabalıyorum ama zaman gerekiyor. İster istemez çalışmalarımda o batı etkisi kendini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Şarkılarınızda genelde ‘aşk’ı konu alıyorsunuz. Fakat öyle farklı bir şekilde işliyorsunuz ki şarkıyı, gerçekten kimliğinizi (müzik olmadan dahi) sadece albüm içerisindeki sözlerinizi okurken, işte bu Murat Köseoğlu diyebiliyoruz. ‘Aşk’ı şarkıya dökmek kolay bir şey mi? &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;— Aslında ilk iki albümdeki şarkılar henüz kendimi tam bulmadığım ilk çalışmalarımdı. O zaman bile aşk temasını işlemek çok istemediğim bir şeydi. Çünkü çok işlendi bu konu. Hala da işleniyor ve ben bundan çok rahatsız oluyorum. Sanki dünyada başka konu yokmuş gibi. Bu da dünyayı yöneten egemen güçlerin dayatmasının bir sonucu, medya sadece buna izin veriyor. Aşk şarkılarıyla insanları uyut, dünyada hiçbir sorun yokmuş gibi davran ki kimse olanları sorgulamasın. Tabii aşk konusunun işlenmesine karşı değilim ama yapılacaksa değişik, özgün ve layığıyla yapılmalı. Aşkın 1001 hali var, o yüzden bu kadar farklı işlenebilir. Ben üçüncü albümümde yanılmıyorsam hiç aşk konusuna değinmedim, sadece bir şarkıda bir başkasının yaşanmış hikayesini anlattım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ya da nasıl hem bu kadar öznel olup, hem de bu kadar genel bir konu hakkında dikkat çekici şeyler dinleyebiliyoruz sizden?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Bu yüzden bundan sonraki henüz piyasaya çıkmamış albümlerde de hiç aşk konusu olmayacak bir süre. Yazık ki, kendimi bulduğum, asıl ben buyum dediğim şarkılarım henüz piyasada değil. Hatta kaydedilmemiş bile. Evde nota kâğıtlarında bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Diskografinize baktığımız zaman hem solo olarak hem de grup içerisinde varlık gösteriyorsunuz. Hangisi size daha yakın; tek başına bir akustik gitarla şarkılar söylemek mi, yoksa bir grupla beraber şarkılarınızı seslendirmek mi? &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Hepsinin kendine göre zevki ayrı. Grupla söylemeyi çok seviyorum ama müzisyenler kötüyse, bir beraberlik yakalanamamışsa, o zaman işkenceye dönüşebilir. İkili akustik gitarda bile çok sorun çıkabilir. Sadece Zeynep'le çalarken o zevki alabiliyorum. Çünkü artık ikimiz bir bütünüz. Ama dediğim gibi, grup iyiyse, herkes birbirini dinliyorsa daha çok şey anlatabilirsin. Ben şarkı yazarken hep grup için yazarım. Yine de bir şarkının en azından üç hali var. Aynı şarkıyı farklı bir düzenlemeyle söyleyin, bambaşka bir duygu verir. Bütün şarkılarımı hem rock tarzında, hem akustik gitarla, hem de senfonik tarzda düzenlemek, kaydetmek isterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sun5uKed3dI/AAAAAAAAAGA/e7b8sT1cs6s/s1600-h/murat-koseoglu2.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sun5uKed3dI/AAAAAAAAAGA/e7b8sT1cs6s/s320/murat-koseoglu2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;‘İnsan sevgisi’ni şarkılarında en güzel işleyen müzisyenlerdensiniz. Herhangi bir şarkınızın sözlerini alsak ve sadece müziğini dinlesek dahi, o kadar sıcak ve saf bir sevgi içeren melodiler geliyor ki kulağımıza.. Ve insan düşünmeden edemiyor, Murat Köseoğlu’nu etkileyen düşünürler kimlerdir?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Beni etkileyen düşünürler? Kitap okumayı çok severim ama o kadar da entelektüel bir adam olduğumu söyleyemeyeceğim korkarım. Roman okumayı çok severdim. Hayal dünyam genişti. Ama beni en çok etkileyen yazarımız Aziz Nesin oldu. Hala yanlış anlaşılan bir insandır. Sadece mizahçı zannederler onu. Oysa büyük bir düşünürdü. ‘’Çuvala Doldurulmuş Kediler’’, ‘’Ah Biz Korkak Aydınlar’’, ‘’Korkudan Korkmak’’ bunları kaç kişi okudu? Nazım Hikmet'in yapıtları da tabii ki şekillendiriyor kişiliğinizi. Melih Cevdet Anday'ın şiirleri, felsefi yönü ilham veriyor size. Albert Camus ve Jean-Paul Sartre'ın romanlarını okumak da yol açıyor. En son okuyup etkilendiğim çalışma da Richard Dawkins'in 'Tanrı Yanılgısı'. Nitelikli çalışmaları okumak yaratıcılığınızı etkiliyor, şekillendiriyor. Yeterince okumamış bir insanın iyi sanatçı olabileceğine inanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Şarkılarınızda kırgın olduğunuz sizi üzen insanlara dahi, kırıcı sözler duyamıyoruz. Duyduğumuz, ironilerle karşı tarafın yaptığı kötü şeyleri su yüzüne çıkarmak oluyor. Bunu salt insan sevgisine bağlayabilir miyiz? &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Bendeki insan sevgisi başkalarınınkinden fazla değil. Sadece şarkı işleme tekniğim çok farklı. Çünkü ben çok çalıştım. Başkaları dışarıda sürterken, ben binlerce saat evde yap-boz şarkı deneyimimi sürdürdüm. Şarkılarda doğrudan sözlerle insanları, olayları eleştiren bir yaklaşıma karşıyım çünkü bu, sanat değil gazetecilik olur. Ama normal yaşamındaki Murat şarkılarındaki Murat mı, Murat bir melek mi? Hayır, hatta normal yaşamında kırıcı sözler söyleyen bir insanım ya da öyleydim. Biraz kendimi törpülediğim söylenebilir. Neyse, böyle bir dünyada kim melek gibi kalabilir ki zaten? Ve olursa, nasıl hayatta kalabilir? Ezilir gider. Hayatta kalma savaşının sürdüğü bir ortamda yaşıyoruz, güçlünün ayakta kaldığı. Bütün mesele böyle bir ortamda dahi arada bir insan olduğunu hatırlamak ve empati kurmayı unutmamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Eğer karşı tarafa gösterilen bir toleranstan söz edersek, bu nerede biter sizce? &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Tolerans bende hiç olmayan bir şeydi. Bunu bana Zeynep öğretti. O yüzden ona sormak gerek. Ben sabırsız, öfkeli, herkesi eleştiren bir adamdım. Şimdi biraz toparlandım. Hoşgörü nerede biter? Herhalde hakkınızın yenmeye başladığı yerde biter. Fazla hoşgörü de, hiç hoşgörü gibi zararlı bir şey. Karşılıklı olması gereken bir konu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Sizden ilk dinlediğim şarkı, “Tek Başıma Söylerim” isimli çalışmanızdı. O yüzden çok fazla özel hissettiğim bu parçada az önce sözünü ettiğim durumla özellikle daha fazla karşılaşırım. Murat Köseoğlu sakin bir insan mıdır genelde? Yani çok kızsa bile, sadece “uykusu kaçmasın diye sevdiği insanın, anahtarları alıp sessizce çekip gider mi?” Söyleyeceği “çiçeklere su vermeye unutma” mıdır?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Bu sorunun yanıtını bir önceki soruda vermiştim zaten. Murat Köseoğlu pek sakin biri değildir aslında da, bu yanını denetim altında tutar, bastırır. Yanardağın patlamadan önceki hali gibidir. Dikkat edilirse sadece dumanı tüter bazen ama patlamaz. Ama kızarsa 'uykusu kaçmasın diye sevdiği insanın', anahtarları alıp sessizce gitmez. Uyandırır, kendine getirir, oturup sorunu tartışır, gerekirse ve haksız olduğunu kabul ediyorsa özür dilemesini bilir ama haklı olduğuna inanıyorsa da özür diletinceye kadar karşısındakinin kafasını şişirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Son zamanlarda yaptığınız işlerden ve belirli olan projelerinizden bahsedebilir misiniz?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Serdar Öztop'la beraber kaydettiğim beşinci albüm ‘’Kutsal Tabular’’ 2009'da ttnet'de üçüncü albümüm ‘’Kalabalıkta Bir Yüz’’le beraber yayınlanacak. 4. albüm ise henüz kaydedilmedi bile. Nasıl oluyor derseniz, karışık bir konu, başka bir zaman anlatırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Değerli vaktinizde sorularımıza da zaman ayırıp, yanıtlarınızla kavuşturduğunuz için teşekkürler. Tekrar görüşmek dileğiyle…&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;—Güzel ve özenli sorularından dolayı Serkan Beyde ve Sercan Candemir'e çok teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;Röportaj: Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;Sorular: Sercan CANDEMİR, Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;2008&lt;/i&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-5339606077643056215?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/5339606077643056215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=5339606077643056215' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5339606077643056215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5339606077643056215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/10/murat-koseoglu.html' title='Murat Köseoğlu'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sun7mljqeeI/AAAAAAAAAGQ/R8RTE_Zldl4/s72-c/murat-koseoglu1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-3889575927601597439</id><published>2009-10-29T21:45:00.005+02:00</published><updated>2009-11-12T13:35:49.754+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>''Demokrasi Havarileri, Mtv Zırvası!..''</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunxCOZ9YeI/AAAAAAAAAFw/dFuZks5z3ys/s1600-h/demokrasi-havarileri-mtv-zirvasi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunxCOZ9YeI/AAAAAAAAAFw/dFuZks5z3ys/s320/demokrasi-havarileri-mtv-zirvasi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Daha önce Şehir Rock dergisinde kaleme almış olduğum ‘’Sosyete Metalciler’’ yazısında, bazı rock ve metal müzik çevrelerinin kendi aralarında çeşitli gruplar oluşturduklarını ve bunun yanlış yönlerini dile getirmeye çalışmıştım. ‘’Sosyete Metalciler’’deki kasıt; birilerini yerden yere vurmak değil, kibarca eleştirmekti. Sonuçta kimse yaralanmadı, incinmedi, kalbi kırılmadı v.s... Sonuçtan memnunum yani, beklediğim gibi olumsuz bir gelişme yaşanmadı. Gelelim ‘’Sosyete Metalciler’’de acınacak halde olanların komik durumlarına. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Bir tutturmuşuz sert olmak, ağır takılmak, taviz vermemek… Bunun esas fikirsel boyutunu ne kadar hayatımıza adapte etmişizdir bilemiyorum. Sonuçta sert olmak en sert müzik yapan grupları dinlemek değildir. Bu konuda mutabık mıyız? Taviz vermemek ise dış görünüşünün belli değişimlere uğramaması ile açıklanamaz. Bu konuda da mutabık olduğumuzu düşünüyorum. Peki, sertliği ve taviz vermemeyi siz hangi bağlamda bu müziğe adapte ediyorsunuz? Öyleyse ortada bir çatı altında birkaç insanı bir araya getirecek bir durum yok. Kıssadan hisse herkesin eli ayağı tutuyor, herkes istediği her şeyi yapabiliyor. Böyle şeyleri bahane ederek bir topluluk oluşturmanın ne gibi bir gereği var şüphedeyim. Ve çok acıklı ki; aklıma bunun açıklaması olarak bir tek, çeşitli entrikalarla reklâm yapmak ve ucuz yoldan insan kafalamak geliyor. Bunun başka türlü açıklamasının olduğunu düşünmüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neticede amacınız ülkede bir rock’n roll devrimi yapmak değil. Bu kadar devrimci ruhlu olduğunuzu düşünmediğim gibi, böyle bir atraksiyonun da komik olduğunu düşünmekteyim. ‘’Şunlar şöyle olacak’’, ‘’rock müzik çok fazla kişi tarafından dinlenecek’’, ‘’yabancı şarkıcılar ülkemize getirilecek’’ gibi ucuz yoldan siyasetçi ağzı yapacağınıza, isterdim ki çeşitli icraatlarla hakikaten bu ülkede rock’n roll müziği adına iyi bir şeyler yapıverin. Rock müziğin çok büyük bir kitle tarafından sevilmesi gibi ilginç bir tutumu desteklemek yerine; bu müziği doğru bir kitleye ulaştırmaya çalışın. Dinleyicileri bilinçlendirme konusunda icraatlar yapın… Rock müzik, underground denilen olaya her zaman ev sahipliği yapmıştır. Rock müziğin underground ruhunu çok büyük kitlelere sunmayı yeğlemek; üzgünüm ama bu müziğin fikriyatını kavrayamamış olmaktan öteye gitmez. Sonuçta bir Kesmeşeker, bir Kramp tarzı gruplar konumlarından şikâyetçi değiller. Sizin Mtv kısırdöngülü gruplarınıza kıyasla az kişi tarafından bilinmek onların o kitleye erişemediği için değil, bu pozisyonda olmak istedikleri içindir. Dolayısıyla rock müzik halen underground ruhuna sahip çıkıyor. Dreamtv gibi, Mtv gibi kazanç uğruna her sektöre burnunu sokan yayınlardan ötürü birçok alternatif rock grubu piyasa oldular. Ama bu, rock müziğin genel fikriyatını değiştirmez. Bu gibi yayınlar o kadar çok rock’n roll düşkünü olsaydılar; bunu piyasa etmeyi yeğlemek yerine, rock müzik içerisindeki bütün gruplara eşit pozisyonla, tarafsız yayıncılık ilkesiyle davranırlardı. Örneğin Mtv’de bir Whisky yahut Kudret Kurtcebe klibi de ansızın karşımıza çıkıverirdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunduğunuz şeyle eleştirdiğim boyutlar arasında bariz benzerlikler bulunmakta. Örneğin kurmuş olduğunuz çatının altında bir sürü alternatif rock grubu ve müzisyeni var. Onlar zaten medya tarafından fazlasıyla destekleniyor ve pekte kitle sorunu yaşadıklarını düşünmüyorum. Yani bu işin kaba tarifiyle; ‘’çok iyi satış grafiklerine imza atıyorlar’’. Mademki rock müziği büyük kitlelere sunmayı hedefliyorsunuz, sanırım bunlardan bihabersiniz. Yahut savunduğunuz şeyin gerekliliği konusunda siz de emin değilsiniz. Neticede çatınız altına almış olduğunuz müzisyenlerin zaten bu söylediklerinize bir ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Hepsinin de albüm satışları iyi, konserlerden de iyi kazanıyorlar. Yani daha ne kadar büyüklükte bir kitleye sunmayı amaçlıyorsunuz bu grupları? İnsan iyice karamsar şekilde düşünmeye başlıyor. Acaba magazin programlarına kadar düşecekler mi bu gruplar? Büyük kitleden kastınız bu mudur acaba? Daha büyüğünü seçemedi gözlerim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yazının başlığında yer alan ‘’Demokrasi Havarileri’’ ve ‘’Mtv Zırvası’’, Kudret Kurtcebe’nin ‘’Savaşın Babaları’’ adlı şarkısında geçiyor. Yazıyı yazarken birden aklıma bu şarkı geldi ve açıp dinledim. Yazıyı bitirmeye yakın ise bu şarkıda geçen bu sözlerin yazıda anlatmak istediklerime uygun olduğunu fark ettim ve bir araya getirerek başlığa adapte ettim.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;i&gt;255bpm.com 2009&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-3889575927601597439?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/3889575927601597439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=3889575927601597439' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3889575927601597439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3889575927601597439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/10/demokrasi-havarileri-mtv-zrvas.html' title='&apos;&apos;Demokrasi Havarileri, Mtv Zırvası!..&apos;&apos;'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunxCOZ9YeI/AAAAAAAAAFw/dFuZks5z3ys/s72-c/demokrasi-havarileri-mtv-zirvasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-1718553486179781059</id><published>2009-10-29T21:17:00.004+02:00</published><updated>2009-11-01T01:11:28.472+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yayınlanmayanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Yüksek Sadakat - Katil&amp;Maktül</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunrkaGG2II/AAAAAAAAAFg/soyj0yt4_Kg/s1600-h/yuksek-sadakat-katil-maktul.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398104639093004418" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunrkaGG2II/AAAAAAAAAFg/soyj0yt4_Kg/s400/yuksek-sadakat-katil-maktul.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 180px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 180px;" /&gt;&lt;/a&gt;Grubun kalkınmasında büyük rol oynayan ‘’Yüksek Sadakat’’ albümünden sonra çıkan ikinci Yüksek Sadakat albümü ‘’Katil&amp;amp;Maktül’’, gruptaki yeniliklerin de müjdeleyicisi aynı zamanda. Anadolu motiflerinden daha az örnek barındıran ‘’Katil&amp;amp;Maktül’’, bir anlamda ‘’Yüksek Sadakat''a göre grubun müziğinin daha oturmuş bir vaziyette olduğunu da temsil ediyor. Tabi Yüksek Sadakat tayfasından bahsedilecek yenilikler bununla da sınırlı değil. Davulda efsane hard’n heavy grubu Whisky’in eski davulcusu Alpay Şalt yer almakta. Vokalde ise Yavuz Çetin, Taner Öngür, Fuat Güner, Akın Eldes, Ayşe Tütüncü, Serdar Ateşer, Cengiz Teoman ve Serhat Ersöz gibi birçok önemli müzisyenle de çalışmış olan Kenan Vural yer almakta. Kıssadan hisse; karşımızda daha güçlü bir Yüksek Sadakat var. Grup elemanları her ne kadar sadakatin alçağı yükseği olmaz fikrini savunsalar da, belki de grubun adına teğet geçen Yüksek Sadakat, ‘’Katil&amp;amp;Maktül’’ albümünde etkisini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Albümün açılış şarkısı, Yüksek Sadakat’in bende bıraktığı izlenimleri doğrular nitelikte. Neticede Yüksek Sadakat’tan çok sert ve itici sound'lara dayalı müzikler beklemeyen bir dinleyiciyim. Herhalde grubun isminden, albüm kapaklarına; kliplerinden, şarkılarına bizde bırakmak istediği iz de bu yöndedir. Bu nedenle, Yüksek Sadakat’i doğru şekilde tanıtabilecek bir açılış şarkısı ile karşı karşıyayız. Yani ‘’Aşk Durdukça’’ ile... ‘’Ben Seni Arayamam’’, ‘’Haydi Gel İçelim’’, ‘’Hiçbir Şey Yerini Tutamaz’’, ‘’İçimde Yağmur’’ albümde yine ilgimi çeken güzel şarkılardan. Fakat en çok ilgimi çeken iki şarkı var; bunlardan biri albümle aynı isime sahip ‘’Katil&amp;amp;Maktül’’, diğeri ise 8.sırada yer alan ‘’Yavaş’’.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası ilk albümle tanımış olduğum Yüksek Sadakat’a karşı pek bir ilgisizdim. Fikirlerimin değişmesinde ‘’Katil&amp;amp;Maktül’’ ön ayak oldu. Eğer ilk albümle Yüksek Sadakat’a fazla ısınamayanlardansanız, ‘’Katil&amp;amp;Maktül’’ ile tekrar bir başlangıç yapmanızı öneririm.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-weight: bold; text-align: right;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: normal;"&gt;2008&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-1718553486179781059?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/1718553486179781059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=1718553486179781059' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1718553486179781059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1718553486179781059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/10/yuksek-sadakat-katil.html' title='Yüksek Sadakat - Katil&amp;Maktül'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunrkaGG2II/AAAAAAAAAFg/soyj0yt4_Kg/s72-c/yuksek-sadakat-katil-maktul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-8440284766295438319</id><published>2009-10-29T20:59:00.003+02:00</published><updated>2009-11-12T13:44:52.469+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Keane - Under The Iron Sea</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQTL1qKLfI/AAAAAAAAACQ/B3aXwctcmFQ/s1600-h/keanesehirrockmg5.bmp" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355926950953758194" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQTL1qKLfI/AAAAAAAAACQ/B3aXwctcmFQ/s400/keanesehirrockmg5.bmp" style="cursor: pointer; float: left; height: 182px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 180px;" /&gt;&lt;/a&gt;İngiliz grupları son yıllarda oldukça ön plana çıkmayı başardılar. Bugün İngiliz rock’ı iyi yerlerde. Ama bunun bir getirisi olarak piyasaya bir sürü taklidi olan İngiliz stili rock(ki İngiliz modern rock’ı da denilebilir buna) grupları çıktı. Keane bu yönden diğer İngiliz gruplarından sıyrılmış bir şekilde müziğini icra eden nadir gruplardan biri. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Under The Iron; ‘’Atlantic’’ ile başlıyor. İkinci sırada yer alan şarkı aynı zamanda müzik kanallarında sıklıkla klibi dönen ‘’Is It Any Wonder’’. Şarkıyı ilk dinlediğim günden beri bana bizden bir grubu çağrıştırıyor. E tabi ‘’çağrışım meselesi bu’’ diyerek bu konuyu atlamalıyım bir an önce. Klibi pek beğendiğim söylenemez ama son günlerde dinlediğim en iyi modern rock şarkılarından biri olduğunu söyleyebilirim ‘’Is It Any Wonder’’ın. ‘’Nothing In The My Way’’ kulaklarınızı kabarttığınıza değecek nitelikte sağlam bir şarkı. ‘’Leaving So Soon’’u da yine aynı kefeye koyabilirim. ‘’A Bad Dream’’ soft rock tadında bir şarkı. Soft derken ‘’Hamburg Song’’ da bu albümde dikkatimi çeken en hafif şarkılardan biri. Şarkıda sadece, piyanonun kullanılması gayet güzel. Alıştığımız basma kalıp gitar-bass-davul üçlüsünün biraz dışına çıkmak ara sıra iyi geliyor insana. En azından arada bir böyle ufak kaçamaklar yapmak lazım. Bu anlamda iyi bir çalışma olmuş. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Albümde yer alan 11 şarkının tamamı aynı müzikal yapıdan oluşacak diye bir kaide yok, üstelik şarkılardan birinin bu farkı hissettirmesi güzel oluyor bana göre. ‘’The Frong Prince’’ için tam da aklımdan ‘’Ne kadar güzel bir şarkı’’ diye geçiriyordum. Gerçekten de güzel bir şarkı… Modern rock dinleyenlere ve eskileri anımsattığını düşünüğüm için beat’e ve 60'ların İngiliz gruplarına özlem duyanlara önerilir. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-8440284766295438319?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/8440284766295438319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=8440284766295438319' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8440284766295438319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8440284766295438319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/10/keane-under-iron-sea.html' title='Keane - Under The Iron Sea'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQTL1qKLfI/AAAAAAAAACQ/B3aXwctcmFQ/s72-c/keanesehirrockmg5.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-521506493573524913</id><published>2009-10-28T22:31:00.007+02:00</published><updated>2009-11-01T20:00:05.083+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Mehmet Güreli - İplerin Kopuşu</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SuitKgp5pNI/AAAAAAAAAFQ/1eRC0ZMPJbQ/s1600-h/mehmet-gureli.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5397754549479515346" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SuitKgp5pNI/AAAAAAAAAFQ/1eRC0ZMPJbQ/s400/mehmet-gureli.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 180px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 180px;" /&gt;&lt;/a&gt;Bir güzide Cihangir insanıyla karşı karşıyayız. Kendisini size hangi özelliğiyle takdim edeceğimi bilemiyorum. Kendisi için yazar mı desem, müzisyen mi desem, yönetmen mi desem, ressam mı desem yahut oyuncu mu desem bilemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Güreli’nin sanat kariyerinde ustaca yapılmış birçok iş var. Bunların her birini kendi kategorisinde incelersek ortaya upuzun bir yazı çıkar. Hoş, ne kadar uzun bir yazı çıksa da acaba Mehmet Güreli’yi net bir şekilde anlatmaya yeter mi? Kendisini boş boş övmekten başka yapacak bir işimiz olmalı; onun yaptıklarına kısa kısa değinmek gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’İplerin Kopuşu’’ sanatçının 5.stüdyo albümü. Eğer Mehmet Güreli’yi biraz tanıyorsanız, onun bütün işlerini odasında yaptığını da bilirsiniz.. Bu nedenle, ‘’İplerin Kopuşu’’ vasıtasıyla Mehmet Güreli’nin odasına kısa bir ziyaret yapacağınızı belirtmek gerek. Sanatçının bir önceki albümü ‘’Odamda Yolculuk’’un henüz ruhumuzda bıraktığı izler geçmemişken, ‘’İplerin Kopuşu’’ bu izleri daha da perçinleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihangirli bir sanatçının müziği nasıl olur? Tam Mehmet Güreli’nin yaptığı gibi olur. Albümde yer alan 13 şarkının 2’si enstrümantal. Geriye kalan şarkıların sözlerini ise Görkem Yeltan yazmış. Sanat adına bu kadar aktif olan Güreli, bir röportajında niçin şarkıların sözlerini kendisinin yazmadığını şu şekilde açıklıyor: ‘’Aslında ben şarkı sözüne karşıyım. Geçenlerde bir yazı yazdım şöyle başlıyor yazı. 'Şarkı sözü denildiğinde en son kendim gelirim aklıma'. Önce müziği yaptık, sonra sözleri yazdı Görkem. Görkem Yeltan geçen albümde de bütün sözleri yazdı. Görkem benim çok sevdiğim birisi. Şarkı sözlerini iyi yazıyor bence’’.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İplerin Kopuşu 13 şarkı ile toplam 50 dakikalık süreye ait. 50 dakikalığına Cihangir’e kadar uzanmak isteyenlere güzel bir armağan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlenilmesi şart olanlar: ‘’Yalan’’, ‘’Giderim Dersem’’, ‘’Umrumda’’, ‘’Ekvator’’, ‘’Nadine’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-521506493573524913?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/521506493573524913/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=521506493573524913' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/521506493573524913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/521506493573524913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/10/mehmet-gureli-iplerin-kopusu.html' title='Mehmet Güreli - İplerin Kopuşu'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SuitKgp5pNI/AAAAAAAAAFQ/1eRC0ZMPJbQ/s72-c/mehmet-gureli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-8839833797225820481</id><published>2009-10-24T00:44:00.006+03:00</published><updated>2009-11-01T01:07:12.703+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yayınlanmayanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Pennywise – Reason The Believe</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SuIlL6syt0I/AAAAAAAAAFI/OXOiXn8O8Is/s1600-h/pennywise.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395916190209193794" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SuIlL6syt0I/AAAAAAAAAFI/OXOiXn8O8Is/s400/pennywise.jpg" style="float: left; height: 180px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 180px;" /&gt;&lt;/a&gt;Californialı skate punk grubu Pennywise’la ilk olarak yaklaşık 5 sene kadar önce tanışmıştım. Bu tanışmanın gerçekleşmesinde, elime geçen Pennywise cd’lerinin büyük rolü vardı. İlk tanıştığım zamanları saymazsak; itiraf etmeliyim ki 5 sene boyunca pek takip etmedim Pennywise’ı. Bunu belli bir nedene bağlamıyorum. Sanırım skate punk adına fazla coşkulu bir dinleyici olamamam geçerli bir neden sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Reason The Believe’’, son yılların popüler internet sitelerinden myspace’in kurmuş olduğu plak şirketi Myspace Records ve Epitaph Records işbirliğiyle çıktı. İnternetin hayatı birçok alanda kolaylaştırdığını biliyoruz. Bunun da getirdiği yeniliklerden ötürü internetten kolayca albüm download etme, son yıllarda plak firmalarının ve müzisyenlerin başa çıkamadığı büyük bir sorun haline geldi. Bu duruma karşı koyamayan bazı gruplar, denize düşen yılana sarılır mantığından hareketle; albümlerini internet üzerinden paylaşıma açık hale getirir oldular. Bu durumun açıklayıcı örneklerinden biri olarak geçtiğimiz sene internetten ücretsiz olarak yayınlamış olduğu ‘’In Rainbows’’ albümüyle Radiohead gösterilebilir. Pennywise da internetten ağzı yanan gruplardan biri. Daha akıllıca çözümler üretemeyen gruplar gibi, Pennywise da yeni albümü ‘’Reason The Believe’’i internetten ücretsiz olarak paylaşıma açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Reason The Believe’’, intro ‘’As Long As We Can’’ dâhil olmak üzere toplam 14 şarkıdan oluşuyor. Infosunda punk rock – melodic hardcore – skate punk diye geçen ‘’Reason The Believe’’ oldukça ilginç bir kapağa sahip. Kapağa göz gezdirdikten sonra az çok tahmin edeceksinizdir ‘’Reason The Believe’’in nelere değinmiş olduğunu. Şarkı isimlerine baktığınızda da zaten yeterli ipuçlarına ulaşmış olacaksınız. Güvensizlik, inancını yitirmek, karmaşa, düzensizlik gibi yargılar bu albümü oluşturan temel öğelerin başında yer alıyor. Albümün hardcore ve punk tabanını göz önünde bulundurduğumuzda zaten ipuçları sizleri bir yerlere götürecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vokalde Jim Lindberg, gitarda Fletcher Dragge, basta Randy Bradbury ve davulda Byron McMackin’dan oluşan Pennywise’ın ‘’Reason The Believe’’ı punk ve hardcore’un da verdiği cesaretle, gerek melodik gerekse liriksel açıdan son zamanların en iyi punk albümlerine aday bence. Hatta yeni nesil punk gruplarına muhalif olabilecek bir yapıt olabileceğinin altını çizmek isterim. Şayet, albümde ‘’One Reason’’, ‘’Faith&amp;amp;Hope’’, ‘’All We Need’’, ‘’The Western Wall’’, ‘’Confusion’’, ‘’ It's Not Enough To Believe’’, ‘’Die For You’’ gibi oldukça başarılı çalışmalar yer almakta.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;b&gt;Serkan BEYDE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;i&gt;2008&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-8839833797225820481?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/8839833797225820481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=8839833797225820481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8839833797225820481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8839833797225820481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/10/pennywise-reason-believe.html' title='Pennywise – Reason The Believe'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SuIlL6syt0I/AAAAAAAAAFI/OXOiXn8O8Is/s72-c/pennywise.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-1146260961117944705</id><published>2009-07-10T19:29:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T01:33:33.559+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>110</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldt-XT3pFI/AAAAAAAAAEw/5nlX8dow4Uo/s1600-h/110-1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 196px; height: 169px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldt-XT3pFI/AAAAAAAAAEw/5nlX8dow4Uo/s400/110-1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356871199957165138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İki yıl önce ‘’Atomların Harika Dünyası’’ adlı albümleriyle farklı bir tarzla müzik piyasasına adım atan 110 grubu ile bir söyleşi gerçekleştirdim. Bugünlerde ikinci albüm hazırlığında olan 110’dan, albümle ilgili elde ettiğim tüm ipuçlarını sizlere sunuyorum. 110 adına Candan Tezel yeni albümle ilgili gelişmeleri sundu. Yeni 110 albümüne dair en taze gelişmeler bu röportajda. Sizler için en ince ayrıntısına kadar sordum soruşturdum…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Merhaba Candan. Naber? Albüm hazırlıkları nasıl gidiyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Merhaba, albüm parçaları hazır zaten. Kayıt ve mixlerini bitirdik, artık kapak ve klip gibi konularla ilgili hazırlıklara başlamak üzereyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İlk etapta şunu sorayım hemen; albümün soundu ‘’Atomların Harika Dünyası’’ ile aynı yapıda mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İkinci albüm tabiî ki ilk albümün çizgisinde. Ancak biraz daha agresivleştik sanırım. Gitarlar daha belirgin. Bu demek değil ki elektronik altyapı geride kaldı; daha dengeli oldu. Çok daha güçlü bi sound var albümde ilkine göre; bir çok hatayı kapattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yeni 110 albümünde dinleyiciler neler bulabilecek?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Zor bir soru. Bizim açımızdan bakınca tavır farkı hemen göze çarpacaktır. İlk albüm ilişkiler ve yalnızlık üzerine dayalıydı. Bunda biraz sitem var. Nasıl bir sitem o size kalmış. İyi bir dinleyici ise sound farkı bulacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Senin ve diğer grup elemanlarının gözünde yeni albüm ne konumda peki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bitmiş albüm statüsünde. Artık geleceğe bakma zamanı geldi diye konuşuyoruz aramızda. Kendi aramızda; 3. albümde neler yapmalıyız, bir sürü yeni fikir biriktirmeliyiz gibisinden konular üzerine konuşuyoruz. Keyif alarak yaptığımız bir albüm var tabii elimizde o ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Albümün ismi belli mi? Bizimle paylaşabilir misin bu sırrı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bir 110 klasiği olarak albüme isim bulmadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Harika, geçen albümde de böyle olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Evet ilk albümde de böyle oldu(&lt;span style="font-style: italic;"&gt;gülüşmeler&lt;/span&gt;).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Myspace sayfanızdan yeni albümde yer alan şarkılardan bir kaçını dinledim. Gayet sağlam şarkılar var. Özellikle ‘’Çünkü’’ benim ilgimi çekti. ‘’Tek Tek’’in de girişi bayağı hoşuma gitti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Nasıl yani sonunu beğenmedin mi?(&lt;span style="font-style: italic;"&gt;gülüyor&lt;/span&gt;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hayır canım sadece giriş kısmı daha bir hoşuma gitti, rahatlıkla gaza getirebiliyor insanı; onu demek istedim. (&lt;span style="font-style: italic;"&gt;gülüşmeler&lt;/span&gt;).&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Albüm yine EMI’dan mı çıkacak?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hayır, plak firması şimdilik gizli kalsın olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Peki...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bize bir tarih verebilir misin; ne zaman çıkıyor albüm?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mayıs ayı ortasında çıkacak diye planlıyoruz, eğer aksilik olmazsa tabi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Daha önceki konuşmamızda albümün sonbahar'da çıkacağından bahsetmiştin, neden bu kadar gecikti?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Tamamen bizim tembelliğimiz. Tabi bir de grup içi durumlardan ötürü. Malum grup artık 3 kişi. Ben(Candan), Ozan ve Mehmet. Bu kararın alınması sırasında albüm kayıt tarihleri çok ciddi saptı. Yaklaşık 4 ay kadar geç girdik stüdyoya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şimdiden hayırlı olsun diyelim. Sabırsızlıkla beklediğim albümlerden biri. Kendine çok iyi bak, görüşmek üzere…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sağol, görüşürüz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;RÖPORTAJ: Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-1146260961117944705?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/1146260961117944705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=1146260961117944705' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1146260961117944705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1146260961117944705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/110.html' title='110'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldt-XT3pFI/AAAAAAAAAEw/5nlX8dow4Uo/s72-c/110-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2931719528682197883</id><published>2009-07-10T19:16:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T01:34:50.540+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>Kzans</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldp3wdCb6I/AAAAAAAAAEo/imXsssN0Syg/s1600-h/kzans.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 215px; height: 143px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldp3wdCb6I/AAAAAAAAAEo/imXsssN0Syg/s400/kzans.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356866688400912290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Müzik piyasına ‘’Vodka’’ adlı albümleriyle merhaba diyen Kzans’la, albümleri hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. Grubun albümle ilgili yaşadığı sıkıntılar ve ara verilmiş olan 1 yıla değindik. ‘’Vodka’’ tüm müzik marketlerdeki yerini aldı. Eğer henüz albümü elinize geçirmediyseniz; öncesinde bu röportaja bir göz atmanızı tavsiye ederim. Belki röportajdan sonra albüm hakkında olumlu fikirlere sahip olursunuz ve bir an önce elde etmeye çalışırsınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Merhaba, Kzans’ın kuruluş döneminden biraz bahsedebilir misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Merhaba. Grup; 2004 yılında Sakarya Üniversitesi devlet konservatuarını kazanıp(Okan - Selçuk) aynı okulda okuyan Hüseyin ile bir araya gelmemizle oluşmaya başladı. İlk başlarda bar programlarına yönelik olan çalışmalar zamanla bizi buralara kadar sürükledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüseyin - Gitar / Vokal&lt;br /&gt;Okan - Gitar&lt;br /&gt;Selçuk - Klavye&lt;br /&gt;Canik - Davul&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Grup elemanlarının müzik geçmişi hakkında sitenizde ekstra bir bilgiye ulaşamadım. Kzans haricinde başka bir grup çalışmanız olmadı mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hepimiz konservatuar öğrencisiyiz. Bunun dışında ''Kzans'' öncesinde hepimizin çaldığı çeşitli gruplar vardı ama pek de ciddi çalışmalar değildi açıkçası. Sanırım en önemlisi grubun vokali Hüseyin’in bir dönem ''Kemancı'' geçmişinin olmasıdır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Albümünüz ilk etapta ‘’Sahte’’ ismiyle çıkacakken, o zaman anlaşmış olduğunuz müzik şirketi(Karadeniz müzik) size söz verdiği gibi albümü yayınlamadı. Bu durumdan ötürü müzik şirketiyle kontağa geçtiğinizde size ne gibi şeyler söylenildi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Söz konusu olan müzik şirketiyle ilgili hukuksal işlemlerimiz devam ettiği için bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Albüm çıkamadıktan sonra neden 1 yıl beklenildi ‘’Vodka’’ için?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sahte albümünü piyasaya çıkartmak için çok fazla çabalayıp bir o kadar da yorulduk. Karşılığını alamamış olmamız ve müzik şirketimizle ilgili yaşadığımız sorunlar nedeniyle biraz ara verip, rahat bir nefes alarak doğru bir karar vermek istedik. Bunun sonucunda da 1 yıl kadar süren bir ara verdik.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Neden peki albüm ismini değiştirmeyi düşündünüz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Serbesler Film-Music Production ile anlaştıktan sonra albümü baştan kaydetmeye karar verdik. Marşandiz SWS stüdyolarında Yönetmenimiz Sinan Kayabaşı ve Tonmaister Reha Öz eşliğinde yeni 3 şarkımızı da albüme ekleyerek(Siyah, Kutsal Yalnızlık, Vodka) albümü baştan kaydettik. Albüm son halini aldıktan sonra eskiye dair bazı şeyleri de geride bırakmak istedik. İlk albümümüz çıkmasa da bu bizim için yeni bir albüm yeni bir heyecandı, dikkat çekici olmasının yanı sıra grup olarak ‘’Vodka’’ olması bizim tercihimizdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Albümden çıkan ilk klip çalışmanız ‘’Siyah’’. Nasıl buluyorsunuz klibi, Kzans’ı yeterince iyi yansıtabildi mi sizce?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İlk klip parçamız Siyah'ın geri dönüşümü çok güzel oldu. Gelen tepkiler, beğeniler, istekler vs… Aslında klip tam olarak bizim istediğimiz ölçülerde oldu. Bu konuda klip yönetmenlerimiz Gökmen Turnalı ve Harun Bal’a ayrıca Çizgi Productions’a teşekkür ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hazır ‘’Siyah’’a değinmişken; dikkatimi çeken şey şarkıda nu-metal etkisinin de görülmesi… Siz müziğinizi hangi kategoride adlandırıyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Türkiye’de Türkçe sözlü Rock müzik yapıyoruz, aslında kategorize etmemiz gerekirse biz kendimizi albümün geneliyle kıyasladığımız zaman Alternatif Rock kategorisine daha yakın buluyoruz. Ama dinleyiciler şarkılarımızda zaman zaman metal, zaman zaman  Soft Rock etkilerini de bulabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Albümü Türkiye’nin her yerinden dinleyicileriniz rahatlıkla bulabilir mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Evet albümü tüm müzik marketlerde rahatlıkla bulabilirsiniz, bulamazsanız ısrarla isteyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dinleyicilerinizden gelen tepkiler nasıl?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Şu ana kadar gelen dinleyici tepkileri çok güzel, herhangi bir olumsuz eleştiriyle karşılaşmadık. Zamanla daha çok kişiye ulaşıyor ve çok daha güzel tepkiler alıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kzans’ın oluşumunda önemli bir yere sahip olan müzisyen ve gruplar hangileridir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bon Jovi, Gary Moore, Deep Purple, Guns'n Roses, Slash, George Michael, Steel Dragon, Judas Priest, Bülent Ortaçgil, Mahzar Alanson, Fuat Güner, Şebnem Ferah, Demir Demirkan, Kurban, Yavuz Çetin... Sevdiğimiz ve etkilendiğimiz müzisyen ve gruplardan birkaçıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yakın dönemdeki konser tarihlerinizi verebilir misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 11 Mayıs Cuma Kütahya, Bedesten’de(Bahar Şenlikleri). 10 Mayıs Karamürsel, 19 Mayıs Ankara (Garage BAR).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bize iletmek istediğiniz yahut Kzans’la ilgili paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bize ulaşmak isteyenler;  www.kzansonline.com, www.myspace.com/kzans , www.kzans.anatolianrock.com adreslerinden ulaşabilirler..&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Teşekkürler, başarılar dilerim…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Biz teşekkür ederiz..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Röportaj: Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2931719528682197883?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2931719528682197883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2931719528682197883' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2931719528682197883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2931719528682197883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/kzans.html' title='Kzans'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldp3wdCb6I/AAAAAAAAAEo/imXsssN0Syg/s72-c/kzans.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-5503910827619193571</id><published>2009-07-10T18:21:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T01:35:45.031+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>The Exit</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SldfvF6VmGI/AAAAAAAAAEg/Ri6feDHn4R0/s1600-h/the_exit1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 248px; height: 186px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SldfvF6VmGI/AAAAAAAAAEg/Ri6feDHn4R0/s400/the_exit1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356855544425846882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Müzik adına sürekli bir şeyler yapan ve pasif kalmayan Uşak’lı grup The Exit’le bir söyleşi gerçekleştirdim. Uşak gibi imkanların kısıtlı olduğu bir şehirde The Exit’in neler yapmaya çalıştığını ve müziklerini konuştuk.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Merhaba, öncelikle The Exit’i yakından tanıyabilir miyiz biraz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barış: The Exit 2001 yılında Uşak'ta kuruldu. 2003 yılına kadar ufak çaplı organizasyonlarda sahne aldı. O dönemlerde belirli bir tarzı olmayan The Exit, bir cover grubuydu. Guns'n Roses, Ac-Dc, Metallica Erkin Koray ve Mavi Sakal gibi bir çok grubun coverını yaptı. Bu üç yıllık sürede, stüdyo çalışmalarına ve bireysel çalışmalara yoğunlaştı. 2004 yılında grubun tarzını tam manasıyla oluşturmak, beste çalışmalarını yoğunlaştırmak ve kendi bütçesini oluşturmak amacıyla Procell Müzik adlı kendi stüdyosunu kurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yaptığınız müzik bana göre bir çok grubun müziğine göre farklılık taşıyor. Genelde Türkçe, metal müzik için tercih edilen bir dil değil. Bunu yapan insanlar da oldukça az. Müziğinizde thrash etkisi oldukça fazla ve bunu Türkçe sözlerle kullanıyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melih: Bizim en rahatsız olduğumuz konulardan biri de grupların belli bir tarz adı altında müzik yapmaları. Neden kendini kassın ki insan, içinden geleni yapmalı. Mesela bir örnek, black metal grubu ‘A’ ‘nın konseri... Gerçekten garip birşey bu, grup kendini o kadar çok kasıyor ki,  brutal vokal-bütünüyle tween tabanlı bir davul-melodisi az bir bas vs... ve zamanla birşey yapamaz hale geliyorlar. Bu sadece belli bir tarz yapan gruplarda böyle... Aynı zamanda günümüzde rock adı altında anılan alternatif müzik yapan televizyon çocuklarına, baktığımızda gitar tonlarının bile hepsinde aynı olduğunu görürüz. Bence bir grup, içinden gelen müziği yapmalı, evet saçma sapan birşey ortaya çıkabilir ama en azından o saçma sapan şey; sana ait, sana özgü olur. Bizde bunları düşündüğümüz için içimizden geleni yapıyoruz. Örnek olarak; ‘’Meteor’’ şarkımız Hard Rock tabanlı bir şarkı iken; ‘’Güneş Tutulması’’ Heavy-Thrash metal, ‘’Hiçbir Şey’’ ise melankolik Rock türünde şarkılar. Biz elimize bir albüm aldığımızda bütün şarkılarda aynı gitar riffleri, aynı tarz vokaller, aynı türden davullar duymak istemiyoruz. İşte farklılığımız bunlardan kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu albüm olayı nedir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rıza: Soğuk Madeni Mekanik’i kaydetmek için İzmir Stüdyo Negatif’e gittik, stüdyoya girmeden önce maksimum 3-4 şarkı kaydederiz düşünüyorduk, ama grup elemanları gaza  geldiği için bir baktık 7 şarkı kaydetmişiz. ‘’Abi’’ dedik; buna demo demek yakışmaz, en iyisi ‘demo albüm’ diyelim hem kulağa daha hoş geliyor, dedik… Şaka bir yana amacımız hiç bir zaman albüm yapmak olmadı bizim, bizim amacımız sadece müzik yapmak. Türkiye’de albümü olup müzik yapamayan çok grup var, bunun yanında albümü olmayan ama müzik yapan gruplar da var, biz  bu sınıfta olmayı istiyoruz..&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şarkıları oluşturma düzeniniz nasıl? Sözleri kim yazıyor ve şarkılarda işlenilen temada nelerden yararlanılıyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samur(Gökhan): Evet, az da ben konuşayım. Ben ve Rıza davul-gitar rifflerini yazarız. Bu şarkının omurgasıdır, ancak esnektir, sözlere yada basa göre değişebilen rifflerdir; yani şarkı trafiği henüz oturmamıştır. Tamamladıktan sonra karar mercii Barış’tır. Ona dinletiriz, olumlu cevap aldıktan sonra, Barış alır bası eline, hepimize basarJ. Lafa çok limon sıkmadan devam edeyim. Neyse sonra baslar biter ve üç kişi şarkı trafiğini bitirir, üzerine de sözler yerleştirilir. Ama sözlerden sonra da bir uyumsuzluk olursa müzik de değişebiliyor tabi ki.. Sözleri Melih yazıyor, aslında bir sanatçının eserini yorumlaması kötü bir şeydir. Mesela bir ressam resmi çizer ve sergiler, o resimde ne olduğunu söylemez. Sanatçının isteği; o resime bakan kişiler tarafından yorumlanmasıdır. Bizde de o durum var ama kısa bir örnek vereyim; ‘’Güneş Tutulması’’ kıyameti anlatır, ‘’Şehit’’ bir şehit anasının haberi duyduğunda ağzından dökülen sözleridir... bu kadar yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türk Rock’ının yapı taşlarından Kurtalan Express’in Uşak konserinde alt grup oldunuz. Kurtalan Express gibi bir efsaneyle aynı çatı altında konser vermek nasıldı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barış: Kurtalan Express anlata anlata bitirilemez… Bu mütevazılık, bu sanatçı ruhluluk, bu sevgi, süper bir şey. Zaten Kurtalan Express ile eskiye dayanan bir muhabbetimiz vardı, bu konser ile pekiştirdik aramızdaki bağı. Uşak, Kurtalan Express konserinde resmen coştu, konserimize hiç beklemediğimiz insanlar gelip bizlere destek verdiler, süper görünüyordu uşak sahneden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Adana’da yapılan ÇRF(Çukurova Rock Fest)’in 3.üncüsünde headliner olarak yer aldınız. Adana’yı ve organizasyonu nasıl buldunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samur: Adana süper, ama çok nemli memleket ya. Garaja varınca nefes alamadık resmen. Adana konseri bizim için bir ziyaret de oldu aynı zamanda, bizim ekipten bir arkadaş askerdi orda, onu da gördük çok iyi oldu. Organizasyon da iyiydi ama süperdi diyemem. Aksaklıklar vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bence her türlü teknik aksaklığa rağmen iyiydiniz. Şarkılar falan da çok hoşuma gitti benim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barış: Ama gerçekten çok aksaklıklar oldu, zaten 12 saat yol yorgunluğu 24 saat uykusuzluk, onun üstüne ses sisteminin çok kötü olması. Moralimiz sıfırlanmadı değil, kendi seslerimizi duyamadık sahnede, ki en önemli şey grubun sesleri tam ve doğru bir şekilde almasıdır. Ama seyirci anlayışlıydı, yinede söylerim her zaman ‘Adana ve dinleyicisi süper.’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uşak’ta düzenlenen Uşak Rock Fest’i de siz düzenliyorsunuz bildiğim kadarıyla. Onu da mı grupça hazırlıyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melih: Grup, organizasyon kadrosunda hemen hemen çoğu yetkiye sahip ama festivali sadece grup yapmıyor. Festivalde en az 30 kişi görevler alıyor, görev paylaşımı yapılıyor. Bu şekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uşak’ta ki dinleyici kitlesi nasıl peki? Festival bile yapılıyorsa baya iyi düzeyde olmalı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barış: Uşak’ta süper bir kitle var. Nasıl söyleyeyim, büyük şehirlerde birçok özenti kesim var ya, hani metalci görünmeye çalışanlar… İşte Uşak’ta onlardan çok çok az var. Metal dinleyicisi içinde yaşıyor felsefeyi. Yolda bir metalciyi tanıman çok zor, yani görünüş bakımından. Ama bir konser oluyor, yada bizim festival işte, bi bakıyorsun hepsi orda kafa sallıyor... Çok güzel bir duygu bu ve Uşak gelişmekte olan bir şehir....&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uşak Rock Fest’te çalmak isteyen gruplar nasıl seçiliyor peki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rıza: En basit soru bu, ben cevaplamak istiyorum. Gruplar demolarını internet yada kargo yolu ile bizlere ulaştırıyorlar, 20 kişilik seçici kurul ekibimizde gruplara puanlar vererek çıkacak 15 grubu belirliyoruz. Bu kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uşak Rock Fest’in önümüzdeki etkinliği hakkında bilgi verir misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samur: Önümüzdeki etkinlik yani festivalin 3.sü için net bir tarih veremeyiz, ancak 2007’nin  bahar mevsiminde olacak, tahmini mayıs ayında olur. Yine her şey aynı, gereken açıklamaları da web sitemizden yaparız zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Röportaj sonu; iletmek istediğiniz veya hatırlatmak istediğiniz bir şey var mı? Benim unutmuş olabileceğim bir detay gibisinden..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Exit: Rock’la kalın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Grubun resmi web sitesi: www.gruptheexit.com 'dur.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Röportaj: Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-5503910827619193571?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/5503910827619193571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=5503910827619193571' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5503910827619193571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5503910827619193571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/exit.html' title='The Exit'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SldfvF6VmGI/AAAAAAAAAEg/Ri6feDHn4R0/s72-c/the_exit1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-5332931176996769271</id><published>2009-07-10T18:11:00.002+03:00</published><updated>2010-02-15T22:13:46.362+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>Sorrowful Tears</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/sorrowful-tears.html"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356850971239123090" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldbk5dqCJI/AAAAAAAAAEY/xQGwWTj1psU/s400/sorrow.jpg" style="display: block; height: 114px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Bu sayıda röportaj yaptığım isimlerden biri de; Ege’li topluluk Sorrowful Tears. Grubun müziği ve grubun kurucu elemanı Ömer’in müzik hayatı üzerine sorular hazırlayıp sundum kendisine. O da, Sorrowful Tears’in underground piyasadaki özgünlüğünü elinden geldiğince anlatmaya çalıştı. Buyrun röportajı okumaya.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Merhabalar, Sorrowful Tears’ın kısa bir geçmişini alalım istersen önce?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Merhaba Serkan. Sorrowful Tears, Aydın'da doom grubu olarak kuruldu daha sonra bazı nedenlerden dolayı elemanları ile yolları ayırdı ve bir süreliğine müziğe ara verdi. Benim öğrenim için Denizli'ye yerleşmemden sonra Sorrowful Tears ismiyle ‘dark ambient’ tarzıyla devam ettik. Eylül ayında bir demo yayınladık ve daha sonra da grupta eleman değişikliği yaşadık. Şimdilerde 2 kişi yoğun bir şekilde devam ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şu anda Sorrowful Tears tam kadro müziğine devam ediyor. Bir çok kere eleman değişikliği yaşadığınızı biliyorum. Yeni kadrodan memnun musun?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Evet, aslında ben bu yola tek başıma çıkmıştım. Mehtap ile demo da çalıştık ve kendi tarzı olmamasına rağmen elinden geleni yaptı ve iyi bir şeyler çıkardık ortaya. Kişisel projelerine ve kendine daha fazla zaman ayırmak amacıyla gruptan ayrıldığında başka bir projede beraber çalıştığım, Eylül arkadaşıma Sorrowful Tears'da beraber devam etmek için teklif de bulundum. Çünkü Eylül iyi bir müzisyen ve aynı şeyleri hissediyoruz. Bu yüzden onun Sorrowful Tears için uygun olacağını düşündüm ve yeni çalışmalarımızda da bunu gördüm. Umarım çok daha iyi bir şeyler yaparız beraber. Mutluyum, umutluyum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Dark Melancholic Ambient"i açıklar mısın?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Grubun geçtiği aşamalara bakarsan, ilk olarak doom grubu olarak kurulduk.Yani alt yapımızda doom var. Daha sonra ambient müziğe yönelince sadece ambient öğelerle sınırlı kalmadım ve eskiden beri var olan bu melankolik temalarla bu müziği harmanladım. Bir bakıma farklı bir tarzı, daha farklı bir hale getirdim. Doom tabanlı bu müziğe "dark melancholic ambient" diyebiliriz. Bu benim tanımlamam sadece.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Demo ‘’Where Memories Drown...’’ basılı olarak İzmir, İstanbul, İzmit, Bursa gibi şehirlerde satışa sunuldu. Demo'da yer alan şarkıların liriklerini kim yazdı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Demo da yer alan 5 parçanın sadece ikisinde söz var. ‘’Where Memories Drown’’ isimli şarkıda bayan ve brutal vokalleri kullandık. Onun dışında; ‘’Screams Of The Night In Thy Dark Forest’’ parçasında ise fısıltı vokalleri kullandık. Burada kullanılan tüm lirikler bana ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Peki neleri göz önünde bulundurdun lirikleri yazarken?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aslında müzik yapmaktan başka uğraşlarım da var. Denemeler yazmak gibi.Eskiden beri yazdığım denemelerin çevirilerini lirik olarak kullanmak, yaptığım iki farklı zevkli işi birleştirmek farklı bir tat. Denemeler yazarken hayatın akışına bakıyorum, yaşadığım etkilendiğim gözlemlediğim olaylara bakarak yazıyorum. Bunlar müziği yapmakta da bana yardımcı oluyor. Genelde doğa, yalnızlık gibi temaları kullanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sorrowful Tears müzik piyasasında neler yapmayı düşünüyor? Kalıcı olmak adına endişeniz var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Demonun ardından şu anda yeni kadromuzla iyi bir şekilde ilerliyoruz. İyi tepkiler aldık bu zamana kadar ve bunu burada bırakmak istemiyoruz.Yeni kayıtlarımızı tamamladığımızda yine bir şeyler veririz piyasaya. Öncelikli hedefimiz bu; ama tabi ki ne zaman olur, ne şekilde olur şimdilik bilemiyorum. Bu, biraz bizim tatmin olmamızla ilgili bir şey. Zaten müziği bir şeylerin koşuşturmacasın da yapmıyoruz. Ne zaman "tamam oldu" dersek o zaman bir şeyler düşünürüz. Kalıcı olma konusunda böyle bir endişemiz yok; olmaz da sanmam… Endişeyle, aceleyle bir şeyler yapılmaz diye düşünüyorum. Biz müziği satmak yada belirli bir zamanda acele bir şeyler çıkarmak için yapmıyoruz. Eğer dinleyici seviyorsa, bu bize yeterli. Biz zaten elimizden geldiği sürece müziğin içinde olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ülkemizin underground metal piyasasını nasıl buluyorsun?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çok tehlikeli sorular geliyor. Bunu grubumun dışında bir dergici kimliği ile cevaplamak istiyorum; sevdiğim ve ilerde iyi yerlere gelecek birkaç grup var yerli piyasada. İyi yolda ilerliyorlar fakat malum maddi sıkıntılar vs. bu grupların önlerini kesiyor.. Şimdi Sorrowful Tears adına cevap verirsem yerli dinleyici artık biraz daha bilinçlenmeli. Yeniliklere açık olmalı diye düşünüyorum. Örneğin ben demoyu yaparken bu tarz müziğin yerli dinleyici için pek de alışık olmadığı bir müzik olduğunu biliyordum. Fakat yine de güzel tepkiler aldım. O yüzden politik bir cevap olacak ama; yerli piyasanın bazı şeylere takılmadan geçerek ilerlemesi gereken bir yol var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Size, müziğinizle ilgili gelen tepkiler nasıl?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- İnsanlara biraz değişik geliyor. Bekledikleri gibi değil tabi ki. Demin de söylediğim gibi alışılmadık bir tarz. Ben de bu tarzı daha da alışılmadık hale getiriyorum, ilerde de daha alışılmadık yapacağız belki de. Özgün bir şeyler yapmak ile ilgili bu. Ama genelde aldığımız tepkiler güzel. Rahatlatıcı bulan insanlar var, derin bulan insanlar var yada melankolik bulan insanlar var. Bu onların müziği nasıl hissettiklerine göre değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Aslında çok iş yapıldığını düşünüyorum underground piyasada. Punk gibi, HardCore gibi türlere göre metalin underground piyasası çok daha aktif. Sen neler düşünüyorsun?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Teşekkür ederim. Bu benim kişisel görüşüm ve ilerlediğim yol. Ben yıllardır bu tür müziğin içindeydim ve olmaya da çalışacağım. Underground piyasada yapılan iş çok, evet. Çoğunu da dergi kapsamında takip etmeye, konserleri izlemeye, demo vs dinlemeye çalışıyorum. İyi kötü demeden yapılan bu tür işleri arşivime eklemeye çalışıyorum. Çünkü; çok kötü olsa da emek veriliyorsa ve bir şeyler yapmaya çalışılıyorsa karşılığını görmesi gerekir diye düşünüyorum. Fakat maalesef hala dinleyici belirli bir noktayı geçemedi. Belki çok kötü işlere değer vermeyebilirsiniz, bu normaldir de, olacaktır da, ama bazı iyi işlerin de hakkını yememek gerekir. Ama dinleyicimiz halen daha mp3 indirmekle meşgulken bi yandan da forumlarda ahkam kesmekte, her şeye laf etmekte. Tabi ki herkes böyle değil ama bunlar da halen tanık olduğumuz olaylar. Üzücü buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ama buna rağmen yani bahsettiğin mp3 indirme ve forumda ahkâm kesme olayına göre yine de underground piyasada yapılan çok iş var ve bunların da boşa yapılmadığı düşüncesindeyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Tabi ki ben de onu söyledim ama dediğim gibi dinleyici olarak biraz daha bilinçli olmamız gerek. Kopya işlere değer verin demiyorum tabi ki. Ama ayırt etmeyi ve yeniliklere açık olmayı öğrenmemiz lazım biraz daha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Senin Extreminal(www.extreminal.com)’de yazarlık yaptığını da biliyorum. Aslında takdir gerektiren bir şey; müziğe her iki koldan sarılmak. Müziği sadece şarkı üretme, grup kurma olarak değil; müzik piyasası üzerine yazılar yazmak, çıkan albümler hakkında değerlendirmeler yapmak da  çok önemli. Bunun gibi, çift yönlü insan sayısı çok az.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Evet müziği seviyorum. Hayatımın büyük parçasını müzik oluşturuyor desem yalan olmaz ki; zaten her insanın ihtiyacı olan bir şey müzik. Ben dinleyicilik ve üreticiliğin yanı sıra dergicilik kısmıyla da ilgileniyorum. Yıllar önce başladım ve hala devam ettiriyorum. Extreminal Türkiye için çok önemli bir dergi. Çizgisini bozmadan devam edebilen nadir sitelerden biri. Bu, Türk metal piyasası için önemli bir durum.Yerli gruplara daha iyi yerlere gelmesinde yardımcı olmaya çalışıyoruz, haberlerini tüm dünyaya duyuruyoruz.Yabancı grupların son haberlerini, röportajlarını veriyoruz. Hatırı sayılır, günlük belirli ziyaretçi kitlemiz var. İyi işler çıkardık ve çıkarmaya devam ediyoruz. Bu yüzden ben de bu oluşumun bir parçası olduğum için mutluyum ve umarım daha uzun bir süre devam ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Son zamanlarda dinlediğin albümlerden hangisinden hoşnut kaldın -bunu yazarlığından ötürü soruyorum-?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Swallow The Sun - Hope" albümü bence gayet güzel olmuş. Hemen öncesinde yayınladıkları "dont fall  asleep" single'ından da belli oluyordu zaten. Swallow The Sun bir önceki "Ghost Of Loss" albümünde de iyi iş çıkarmıştı.Yeni albüm de öyle oldu diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Grupça etkilendiğiniz müzisyen ve gruplar var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Farklı tarzları dinlemeyi seviyoruz. Bu nedenle müzikal açıdan iyi beslendiğimize inanıyorum. Bu tür etkilenimlerin olacağı açıktır zaten. Tenhi, Swallow The Sun, Vinterriket, Dargaard, Dimness Through Infinity gibi farklı tarzlardan grupları söyleyebilirim bu konuda. Empyrium var bir de ek olarak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Son olarak bize iletmek istediğin ya da dile getirmek istediğin bir durum var mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Bu röportaj için çok teşekkür ediyorum. Bize www.sorrowfultears.net ve www.myspace.com/sorrowfultears adreslerinden rahatça ulaşabilirsiniz.Yeni kayıtların ardından görüşmeyi umuyorum. Başarılar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Görüşmek üzere…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Teşekkürler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Röportaj: Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-5332931176996769271?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/5332931176996769271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=5332931176996769271' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5332931176996769271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5332931176996769271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/sorrowful-tears.html' title='Sorrowful Tears'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/Sldbk5dqCJI/AAAAAAAAAEY/xQGwWTj1psU/s72-c/sorrow.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-7247417303206135080</id><published>2009-07-10T02:15:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T01:41:08.862+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Peyk - Sulu Şaka</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ6eDUKeII/AAAAAAAAAEI/7vdpkAUkZsg/s1600-h/peyk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ6eDUKeII/AAAAAAAAAEI/7vdpkAUkZsg/s400/peyk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356603463508326530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Peyk temelleri çok eskilere dayanan bir grup. 1991 yılında kurulan Peyk, tarzıyla diğer gruplardan farklılığını açık açık belli ediyor. Yaptığı müzikte blues, rock hatta reggea etkileri oldukça hakim. Peyk’in müziğini belli bir tür içinde incelemekten ziyade albümün genel havasından bahsedecek olursak; Peyk’in şarkılarında melankoli büyük bir yer kaplıyor. Ve şarkılara yansımış olan bu melankoli, vokalist İrfan Alış ile özdeşleşmiş. Eğer Peyk’ten bahsedeceksek İrfan Alış’ın ses tonuna da değinmek gerekir.. Nitekim kendisinin kirli romantik ses tonuna hayran kaldığımı belirtmek isterim. Peyk bana göre Türk rock müziğinde olan bir boşluğu dolduracak, belki de doldurmak üzere. Bu derecede iddialı bir grup ve bu iddiasının boşa olmadığı düzeyde şarkıları var. Son bir yıl içinde albüm çıkartan yerli grupların her ne kadar bir çoğunun samimiyetine inanmasam da; Peyk bu gruplar içerisinde gerçekten samimiyetini korumuş bir grup. 16 yıllık bir geçmişi var grubun ve ‘pişmek’ sürecini çoktan geride bıraktığını ‘’Sulu Şaka’’yı dinlerken fark edeceksiniz. Ayrıca albümün herhangi bir promosyon çalışmasının olmadığından da bahsetmek gerekli. Böyle bir albümün para için hazırlanılmadığını bilmek de insana samimiyet konusunda güven sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman samimiyetini dinleyiciye yansıtmış olan albümleri tercih ettim. Ya da onlar bir şekilde beni buluyor ve beni bırakmıyor. Bu yüzden olsa gerek, topu kenarda sürükleyen gruplar hep ilgimi çekmiştir. Peyk’in ‘’Sulu Şaka’’ klibi her ne kadar müzik kanallarında dönse de, medya tarafından asla torpilli olmadı Peyk. Klibin Tv kanallarında dönmesine rağmen topu kenardan sürme çabasından dolayı Peyk’i alkışlamak gerekli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Gidin’’, ‘’Sulu Şaka’’, ‘’İstanbul’’, ‘’Uyku Ol’’ gibi şarkılarda melankoliyi en iyi şekilde bulabileceksiniz. Bu şarkılar sizi yıpratmayacak, bilakis sizin daha mutlu olmanıza vesile olacak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-7247417303206135080?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/7247417303206135080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=7247417303206135080' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7247417303206135080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7247417303206135080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/peyk-sulu-saka.html' title='Peyk - Sulu Şaka'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ6eDUKeII/AAAAAAAAAEI/7vdpkAUkZsg/s72-c/peyk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-7677361227573564091</id><published>2009-07-10T02:09:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T01:43:17.020+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Bülent Ortaçgil &amp; Teoman - Konser</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ5dWCduiI/AAAAAAAAAEA/0Dffm6wB3yU/s1600-h/bulent-ortacgil-konser.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ5dWCduiI/AAAAAAAAAEA/0Dffm6wB3yU/s400/bulent-ortacgil-konser.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356602351842867746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bülent Ortaçgil ve Teoman. Bu iki müzisyen için ayrı ayrı çok şey yazabiliriz. Özellikle Bülent Ortaçgil’in müzik kariyerinden bahsetmeye kalktık mı, kolay kolay bitiremeyiz muhtemelen. İşte bir ülkenin iki önemli müzisyeni beraberce bir dizi konser veriyor ve bu bir dizi konserde çalınan şarkıları bir araya getirerek, aradan 3 yıl geçtikten sonra albüm halinde yayınlıyorlar. Her ikisinin de kendi dinleyicisinin başucu şarkıları oldukça fazla. Yalnız ‘’Konser’’ albümünde farklı bir özellik var. Bazı Teoman şarkılarını Ortaçgil söylüyor, bazı Ortaçgil şarkılarını ise Teoman söylüyor. Bu da konserin ve albümün nadide bir hediyesi olarak dinleyicilere sunulmuş. Teoman’ın çok bilindik şarkılarından ‘’Paramparça’’, ‘’Yağmur’’, ‘’Rüzgar Gülü’’, ‘’İstasyon İnsanları’’nı Bülent Ortaçgil yorumuyla dinleyebilirsiniz bu albümde. Yine, Bülent Ortaçgil’in müzik kariyerinde önemli yer tutan ‘’Değirmenler’’, ‘’Sensiz Olmaz’’, ‘’Yüzünü Dökme Küçük Kız’’, ‘’Aşk Nereye Kadar’’ gibi şarkıları Teoman seslendiriyor. Ayrıca Bülent Ortaçgil’in önemli eserlerinden ‘’Olmalı mı Olmamalı mı’’ ve ‘’Benimle Oynar mısın’’ı iki sanatçı birlikte seslendiriyor. Bu kadar değil tabi ki bu albümün sırrı. Birbirlerine yakın oldukları düşünülen bir Bülent Ortaçgil ve bir Teoman şarkısının birleştirilmesi gibi bir durum var ‘’Konser’’ albümünde. Teoman’ın ‘’Onyedi’’ albümünde yer alan ‘’Zamparanın Ölümü’’ ile Bülent Ortaçgil’in son stüdyo albümü ‘’Gece Yalanları’’ndan ‘’Bir Tek Sen Yalan’’ birbirlerine yakın temalarda oldukları düşünülerek, birleştirilerek söylendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konserde şarkı aralarında, şarkı bitimlerinde yaşanan hiçbir şey silinmemiş. Olduğu gibi, bütün samimiyeti ile albüme o şekilde eklenmiş şarkılar. Bazı şarkılarda Bülent Ortaçgil’in gitarının nota sehpasına sürtmesinden dolayı çıkan o sesleri bile duymak mümkün. Bunlar, konserde yaşanan talihsiz anlardır diye düşünülerek silinmemiş ve olduğu gibi albümde o halleriyle yer almıştır. Ayrıca ‘’Paramparça’’yı söylemeden önce Bülent Ortaçgil seyirciyle konuşurken de tuhaf bir olay oluyor. Bülent Ortaçgil: ‘’Bence bu dinletinin en riskli parçası şudur’’ diye açıklama yaparken, seyircilerden biri oradan bağırıyor; ‘’yüz sekiz’’. Ve herkesi bir gülme seli alıp götürüyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu albüm için yazılabilecek en doğru yargı; albümün her hafif müzik seven dinleyicinin rafında yer alması, olur. Özellikle akustik tınılardan keyif alıyorsanız bu albümün tam size göre olduğunu söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-7677361227573564091?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/7677361227573564091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=7677361227573564091' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7677361227573564091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7677361227573564091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/bulent-ortacgil-teoman-konser.html' title='Bülent Ortaçgil &amp; Teoman - Konser'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ5dWCduiI/AAAAAAAAAEA/0Dffm6wB3yU/s72-c/bulent-ortacgil-konser.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2122757045202832720</id><published>2009-07-10T01:49:00.002+03:00</published><updated>2009-11-01T01:04:16.592+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Cem Köksal - Siyah Beyaz Masallar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ1ArCzcYI/AAAAAAAAADw/Yca8i0NLT1c/s1600-h/cem.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356597461218718082" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ1ArCzcYI/AAAAAAAAADw/Yca8i0NLT1c/s400/cem.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 180px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 180px;" /&gt;&lt;/a&gt;‘’Siyah Beyaz Masallar’’ Cem Köksal’ın ikinci stüdyo albümü olmasıyla birlikte; Türkçe sözlü şarkılardan oluşmuş ilk albümüdür. ‘’Set Me Free’’ vesilesiyle tanışma fırsatı bulduğumuz Cem Köksal, bu sefer daha farklı bir albüm ile karşımızda. Her anlamda ‘’Set Me Free’’ye göre daha farklı bir albüm olan ‘’Siyah Beyaz Masallar’’da barok heavy metal ve progressive öğeleri yok denecek kadar az. Hatta, bu albümün de aynı çizgide olacağını bekleyen ben, hiçbir barok öğesine ve önceki albümle aynı yapıya rastlamadığıma şaşırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk albümüyle oldukça başarılı bir iş çıkartan Köksal, bu albümle sanırım biraz elini taşın altına koydu ve kendisinden beklenilenin dışında bir işi büyük bir cesaretle, çekinmeden yaptı. Biliyorsunuz, genelde ikinci albümünün tarzında sapmalar olunca, dinleyicilerde ‘’bunlar artık bozdu’’, ‘’çok kötü albüm olmuş’’ gibi yorumlar oldukça hakim oluyor. Lakin, böyle düşünenler varsa hesaba katmadıkları bir şey var. Albüm müzikal yapısı ve konseptiyle, kendine özgün bir albüm oluşunu açık açık belli ediyor. Hatta ‘’Set Me Free’’den dolayı, Köksal’a yakıştırılan Y.J.Malmsteen taklidi olduğu söylentilerini bu albüm yıkıyor. Artık daha farklı bir Cem Köksal var dedirtebilen bu albümde, Köksal’a vokallerde bu sefer jazz vokalisti Şenay Lambaoğlu eşlik ediyor. Köksal’ın, vokallerde Murat İlkan ve Joe Lynn Turner gibi vokalistlerin yerine Şenay Lambaoğlu’nu tercih etmesinin sebebi; bayan vokalin albümün genel havasına daha uyumlu olduğudur. Esasında jazz vokalisti olan Şenay Lambaoğlu’nun, bu albümdeki vokallerinde Jazz öğelerini hissettirmeyecek kadar, şarkıları ustaca yorumlaması kendisini takdir etmemizi bir kere daha sağlıyor. Hazır Şenay Lambaoğlu’nun vokaline değinmişken; oldukça uyum gösteriyor ‘’Siyah Beyaz Masallar’’ın yapısına. Vokal haricinde albümü çalıp kaydeden kadro, bildiğimiz Cem Köksal kadrosu. Basta Çağatay Ateş, davullarda Alpay Şalt ve klavyede Koray Alarslan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Siyah Beyaz Masallar’’, ‘’Set Me Free’’ gibi tek bir format içinde ele alınacak albüm olmadığı için, Köksal’ın iyi bir iş çıkardığını yinelemek gerek. Önceki albüm virtüöz gitar albümü formatında iken, bu sefer Köksal vokale dayalı grup albümü özelliğini de bir hayli ön plana çıkartmış. Yalnız, soloların önceki albüme nazaran daha kısa tutulması durumu, albümün progressive gitar soundundan biraz uzak durmasına mahal vermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;We Play/Balet etiketiyle çıkan albümün, içinde barındırdığı şarkılardan 7’si Türkçe sözlü, 2’si enstrümantal olmakla birlikte, bir de Geisela Reinhardt eseri, ‘’Valse A Rosenthal’’ı yorumlamış Köksal. Albümden çıkan iki de klip var. Bunlar; ‘’Masal’’ ve Geisela Reinhardt eseri olan ‘’Valse A Rosenthal’’.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tercihlerim: ‘’Uyanış’’, ‘’Ev’’, ‘’Oyun’’, ‘’Haset’’, ‘’Masal’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2122757045202832720?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2122757045202832720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2122757045202832720' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2122757045202832720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2122757045202832720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/cem-koksal-siyah-beyaz-masallar.html' title='Cem Köksal - Siyah Beyaz Masallar'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ1ArCzcYI/AAAAAAAAADw/Yca8i0NLT1c/s72-c/cem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-7228372788767822918</id><published>2009-07-10T01:40:00.002+03:00</published><updated>2009-10-21T01:47:51.224+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Cem Özkan - Kendince</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZzVOYI_8I/AAAAAAAAADo/zBitnWI4DEY/s1600-h/cem.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZzVOYI_8I/AAAAAAAAADo/zBitnWI4DEY/s400/cem.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356595615277580226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;‘’Cem Özkan kimdir?’’, ‘’Bugüne dek neler yapmıştır?’’ gibi sorulara açıklık getiren türden bir giriş yapmayacağım bu kritikte. Eminim benden de daha iyi tanıyorsunuzdur kendisini. Genç grupların sayısı günden güne artarken, pişme sürecini tamamlamış müzisyenlerden albüm çıkmasını gözler oldum diyebilirim. Bu anlamda Cem Özkan’ın müziği bir o kadar taze olduğu halde, kendisi bir o kadar da müzikte çok iş yapmış bir müzisyendir. En bariz örneği Rebel Moves değil midir? Geride samimi bir albüm bırakmak isteyen bu müzisyen, ilk albümüne ‘’Kendince’’ adını verdi. Geçtiğimiz aylarda yayımlanan ‘’Kendince’’ 11 Cem Özkan şarkısından ibaret değil sadece! Şarkıların mütevazılığı ve dinlerken bizi başka dünyalara götürdüğü hesaplanılırsa; bu albüm için böyle düz bir yorum yapamayız. Albümün kalitesini şarkı sayısına göre hesaplamaktansa; şarkıların samimiyetini hesaplamak isterim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Dön Bana’’dan dem vurmak da gerek sanırım biraz. Şarkı kadar en az videosu da ön planda. Geçtiğimiz sayıda Murat Durmaz’ın ‘’Son Kahve’’si için; samimi bir albüm olduğunu elimden geldiği kadar nitelemeye çalışmıştım, bu albüm için de fikirlerim aynı doğrultuda. ‘’Dön Bana’’yı dinleyince özellikle bu fikirlerim bir kez daha su yüzüne çıkıyor. Eskilere özlem duymamı sağlayan bir şarkı olduğu için midir bilemem; ama ‘’Dön Bana’’ beni etkilemiştir gerçekten. Eğer albümü ilk aldığımdan bu yana hala aynı şarkıyı sıkılmadan dinleyebiliyorsam, ortadaki eserin samimiyetine güvenmek gerekir diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım bu albümde klip için seçilen şarkılar bizi eskilere götürmeye devam edecek(Hem şarkısıyla hem videosuyla)… ‘’Kim Demiş ki’’ de, ‘’Dön Bana’’ gibi çok naif bir şarkı. Bu arada albüm için çekilen ilk klip ‘’Kendince’’dir. Ama bana göre görsel anlamda albümün en başarılı şarkısı ‘’Dön Bana’’ oldu. Aslında şurada belirtmem gereken bir şey var ki; birkaç şarkının haricindeki diğer şarkıların beni tatmin etmediğidir. Yine de samimiyet konusunda albümden şüphe etmiyorum. Eğer dinlediğiniz müzisyenlerin her şeyden önce samimiyetine güvenmek istiyorsanız; bu yolda Cem Özkan sizi yanıltmayacaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok beğendiklerim: ‘’Dön Bana’’, ‘’Kim Demiş ki’’, ‘’Ben Böyleyim’’, ‘’Galiba’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-7228372788767822918?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/7228372788767822918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=7228372788767822918' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7228372788767822918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7228372788767822918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/cem-ozkan-kendince.html' title='Cem Özkan - Kendince'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZzVOYI_8I/AAAAAAAAADo/zBitnWI4DEY/s72-c/cem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-7452935705833788763</id><published>2009-07-10T01:35:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T01:48:40.726+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Arşmahal - Yana Yana Döne Döne</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZxCHFrmzI/AAAAAAAAADg/sn1VeWAPJVs/s1600-h/ar%C5%9Fmahal.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZxCHFrmzI/AAAAAAAAADg/sn1VeWAPJVs/s400/ar%C5%9Fmahal.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356593087880338226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Selçuk Bal(Vokal-Gitar), Fatih Anarat(Solo Gitar-Geri Vokal), Umut Çılgın(Davul) ve Hakan Taşçı(Bas Gitar) tarafından oluşan Arşmahal’in, ilk albümü ‘’Yana Yana Döne Döne’’ sonunda çıktı. Bize de albüm hakkında bir şeyler karalamak düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 şarkıdan oluşan ‘’Yana Yana Döne Döne’’, eskilere özlem duyanlara önerilebilecek en iyi tedavi yollarından biri niteliğinde. Şayet benim gibi, içinde eskileri barındıran tüm yeni şarkılara açık biriyseniz, Arşmahal’in ‘’Yana Yana Döne Döne’’ adını verdiği bu albüm eminim hoşunuza gidecektir. Hele ki geçmişten gelen bir Kesmeşeker alışkanlığınız varsa benim gibi, o zaman Arşmahal sizin için çok şey ifade edecektir. Bu kadar güzel bir albümün, müzik basınından fazla ilgi görmediğini düşünüyorum, nedenini bilmiyorum ama gerçekten fazla ilgiyle karşılaşmadığını düşünüyorum bu albümün. Bilemiyorum, belki ben yeterince araştıramadım, yaptığım araştırmalar yetersiz kalmış da olabilir.. Ama sıkı bir Soft Rock albümüyle karşı karşıya olduğumuzu belirtmeliyim. Bu albüm ilgiyi hak ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2003 yılında filizlenmeye başlayan Arşmahal’in tüm şarkılarının söz ve müziklerini Selçuk Bal yapıyor. Selçuk Bal’ın esas mesleği ise İtfaiye eri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Yana Yana Döne Döne’’nin kayıt ve miksajı JW Music Production’da gerçekleştirildi. Albümün mastering çalışmaları ise Bora Ebeoğlu ve Ceyda Pirali tarafından yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albüm ‘’Biz Aşka Geldik’’ ile başlıyor, açılış için herhalde albümde bundan daha ideal bir şarkı bulunamazdı. ‘’Yokken Bir Neden’’, ‘’Şehrin Anları’’, ‘’Yana Yana Döne Döne’’, ‘’Sis(Buradayım Kaç Gün Daha)’’, ‘’Kaldık Sonraya’’, ‘’Rahatsız Adam’’ albümün en güzel şarkıları bana göre. Gerçi geriye de pek bir şey kalmamış. Kesmeşeker’e aşina biriyseniz, Arşmahal aynı müzik anlayışı ile size iyi bir arkadaş olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-7452935705833788763?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/7452935705833788763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=7452935705833788763' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7452935705833788763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7452935705833788763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/arsmahal-yana-yana-done-done.html' title='Arşmahal - Yana Yana Döne Döne'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZxCHFrmzI/AAAAAAAAADg/sn1VeWAPJVs/s72-c/ar%C5%9Fmahal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-3828873924755768332</id><published>2009-07-10T01:27:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T01:49:26.730+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Kzans - Vodka</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZvroZhtFI/AAAAAAAAADY/IJsLH_l9Jeg/s1600-h/kzans.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZvroZhtFI/AAAAAAAAADY/IJsLH_l9Jeg/s400/kzans.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356591602173326418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kzans’ın yaşadığı talihsizliklerden dolayı bir türlü su üstüne çıkamayan ‘’Sahte’’ albümü, aradan 1 yıl sonra ‘’Vodka’’ adıyla su üstüne çıkmayı başarabildi sonunda. Kzans, aynı üniversitede okuyan Selçuk, Okan ve Hüseyin tarafından Sakarya’da kuruldu. Daha sonrasında müzik yaşantılarını, albümle daha üst seviyeye taşımak için İstanbul’a taşınan grup; ‘’Vodka’’ albümünü geçtiğimiz aylarda piyasaya sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde oldukça güzel şarkılar barındıran ‘’Vodka’’, her ne kadar çıkışı bir hayli gecikse de; elimize ulaştı nihayetinde. Grubun bundan sonraki hedefleri arasında ‘’Vodka’’yı daha çok insana tanıtmak var. Kzans, bunun girişimini hem bol bol konser vererek, hem de albümdeki şarkılara klip çekerek sürdürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 şarkı + 1 intro ve 1 outro’dan oluşan albümden çıkan ilk klip ‘’Siyah’’. Müzik kanallarında uzun süredir dönmekte olan klibi, Gökmen Turnalı ve Harun Bal çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Vodka’’, içerisinde çok güzel şarkılar barındıran bir albüm, diye düşünüyorum. Mesela ‘’Bazen’’ gerçekten orijinal bir şarkı. Kişisel fikrim; ‘’Bazen’’ ile ‘’Eski Aşkların Kapsama Alanı’’nın albümde yer alan en özgün çalışmalar olduğudur. Üstelik ‘’Bazen’’in albümde bir de akustik versiyonu bulunmakta. Her iki halinin de Soft Rock’a eğilimli bir yapısı var. Zaten genel anlamda şarkılarda Soft Rock etkisi hakim, lakin grubu Alternatif Rock kulvarında ele almak sanırım daha doğru olur. Grubun genel duruşu ve albümün konsepti Alternatif Rock’a daha eğilimli. Bu nedenle Alternatif Rock, Soft Rock’tan daha baskın çıkıyor ‘’Vodka’’da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Vodka’’da en beğendiğim şarkılar: ‘’Kutsal Yalnızlık’’, ‘’Bazen’’ ‘’Vodka’’, ‘’Eski Aşkların Kapsama Alanı’’, ‘’Zor’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-3828873924755768332?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/3828873924755768332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=3828873924755768332' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3828873924755768332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3828873924755768332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/kzans-vodka.html' title='Kzans - Vodka'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZvroZhtFI/AAAAAAAAADY/IJsLH_l9Jeg/s72-c/kzans.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-5030504022115116740</id><published>2009-07-10T01:23:00.002+03:00</published><updated>2009-10-29T20:46:28.833+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Martensmith(Ex-Impulse) - Trident Of Life</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZuV4gPyvI/AAAAAAAAADQ/Ojn1ORuaKzI/s1600-h/impulse.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZuV4gPyvI/AAAAAAAAADQ/Ojn1ORuaKzI/s400/impulse.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356590129027730162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Demo kritiği olarak sizlere bu sayıda Ankara’dan bir grubun kritiğini sunuyorum. Son zamanlarda oldukça dikkatimi çekmeyi başarmış(eminim bir çoğunun da dikkatini çekmiştir), iyi müzik yapma konusunda hızla ilerleyen, Ankara’lı bir Metal grubu ile karşı karşıyayız. Myspace sayfalarında belirttikleri gibi, grubun müziğinde 80’lerin thrash ve heavy metal havası, bilakis thrash metal havası oldukça etkili. 2005 yılında zemini inşa edilen Impulse; Özer Lokmacı(Gitar&amp;amp;Vokal), Tufan Özasır(Lead Gitar) tarafından kuruldu. Daha sonra Atakan Gündoğdu(Davul) ve Erman Erkılınç(Bas Gitar)’ın da katılımıyla Impulse, kadro açığını kapatmış oldu. ‘’Trident of Life’’ geçtiğimiz Mart ayında piyasaya çıktı. Aynı zamanda grubun Myspace sayfasından da edinilebilir. Ama bu kritiği okuyan sizlerden bir ricam var. Mümkünse grupla kontağa geçin ve demoyu elden alın, netten indirmeyin. Bu nedenle kritiğin altına, grupla kontağa geçebilmeniz için gerekli olan iletişim adresini ekleyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Trident of Life’’ Ankara Raven stüdyolarında kaydedildi. Kayıt aşamasında gruba Crossfire grubundan Bülent ve Kaya yardım etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demolara aç bir insan olduğumdan herhalde, bu demoyu epey sevdim. Lafı demolardan açmışken; basılı çıkan demolara aç olduğumu vurguluyorum. Netten indirilen demolardan nedense tat alamıyorum. Belki daha çok insana ulaşması gibi bir avantajı olduğundan, internet daha çok tercih ediliyor. Ama benim ilgimi daha çok basılı demolar yayınlayan gruplar çekiyor. Cd’yi elime aldığımda ve CD’yi karıştırmaya başladığımda grup hakkında daha olumlu şeyler düşünüyorum. Çünkü, demo yayınlamanın kolay bir iş olmadığını biliyorum ve bunu başarabilen, başarmaya yeltenen grupların, müziklerine olan inançlarına güveniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impulse, bahsettiğim her iki yöntemi de kullanarak; hem benim gibi eski kafalılara hem de yeniliklere açık olan insanlara güzel bir jest yaptı. ‘’Trident of Life’’ hem cd formatında çıktı, hem de netten indirilebilir. Bu demo, underground kesimde halen çalışıp didinen bir takım insanların olduğunun göstergesidir. Yıllarca çalışıp çabalayıp demolar çıkartan, şarkılar üreten, müzikal ve liriksel bilgisini geliştirmeye çalışan birçok müzisyen ve grup var underground piyasada. Impulse bu yönde ilk adımını atmış oldu ‘’Trident of Life’’ ile. Temennim; Impulse’nin daha fazla üretmesi ve ürettiklerini bizlere sunması. Benim gibi gerçek underground gruplara önem veren insanlar, emimin gereken her türlü desteği vereceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Impulse İletişim: impulseturkey@hotmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-5030504022115116740?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/5030504022115116740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=5030504022115116740' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5030504022115116740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5030504022115116740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/martensmithimpulse-trident-of-life.html' title='Martensmith(Ex-Impulse) - Trident Of Life'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZuV4gPyvI/AAAAAAAAADQ/Ojn1ORuaKzI/s72-c/impulse.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-9179409732974521013</id><published>2009-07-10T01:17:00.002+03:00</published><updated>2009-10-21T02:08:37.133+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Üç Nokta Bir - Sabaha Karşı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZtGCvGz6I/AAAAAAAAADI/3jTsqE0aeNs/s1600-h/ucnokta.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZtGCvGz6I/AAAAAAAAADI/3jTsqE0aeNs/s400/ucnokta.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356588757384875938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Üç Nokta Bir, yeni albüm çıkartan gruplarımızdan biri. Grubu tanımamış olanlar ‘Barda’ filminin soundtrack’iyle tanımış oldular. ‘’Sabaha Karşı’’ adını verdikleri ilk albümleri gayet hoş, dinlenilebilir düzeyde bir albüm. Her ne kadar müziklerini ilk dinlediğim zamanlarda Garbage’ın müziğine bir hayli benzetsem de; sonradan bu düşünceden kurtulup sevmeye başladım albümü. Albümde yer alan şarkılardan ‘’Değişmem’’ ve ‘’Dediler ki’’nin klipleri müzik kanallarında bol bol dönüyor. Üç Nokta Bir’in beni en çok cezbeden şarkıları ise ‘’Dediler ki’’ ve ''Ölmeden Ünlü Olsam''. ‘’Ölmeden Ünlü Olsam’’, grubu Garbage’a benzetmemde en büyük rolü oynayan esas şarkıydı aslında. Diğer şarkılarda ise özellikle Garbage’la alaka kurmama neden olabilecek bir unsur yoktu, belki de albümde Garbage’ı anımsamama neden olmayan en büyük etken, bu dört birbirinden farklı müzisyenin bir araya gelip ortaya farklı bir şey koymasıydı. ‘’Hırsızlar’’ ve ''Bahçe'' de tuttuğum şarkılar arasında yer alıyor ayrıca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki gün boyunca albüm hakkında neler yazabilirim diye düşündüm ama ne kadar zorlasam da; fazla şeyler yazamayacağım kanaatine varmıştım. En nihayetinde dinleye dinleye fikirlerim daha derli toplu hal almaya başlayınca yazmaya karar verdim. Değişen fikirler karşısında usturuplu bir şeyler yazmam beklenemezdi. Bundan dolayıdır ki; kesin fikirlere erişmeden asla iki çift kelam etmeye kalkmadım. Yazacağım olumlu veya olumsuz cümleler karşısında, bu yazıyı okuyan siz okurların grup hakkında yanlış fikirler edinmesini istemedim. O nedenle bana düşen görevi doğru şekilde yapmak, kendi iç vicdanım açısından en doğru olanıydı. Sizler bu güzel albüm hakkında bir adet eleştiri yazısı okudunuz, bense albüm hakkında kesin yargılara varıp doğru bir yazı yazdığıma kesin bir şekilde emin olmuş oldum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right; font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;em style="font-weight: normal;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-9179409732974521013?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/9179409732974521013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=9179409732974521013' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/9179409732974521013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/9179409732974521013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/uc-nokta-bir-sabaha-kars.html' title='Üç Nokta Bir - Sabaha Karşı'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZtGCvGz6I/AAAAAAAAADI/3jTsqE0aeNs/s72-c/ucnokta.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-8268037734625756411</id><published>2009-07-09T20:33:00.011+03:00</published><updated>2009-10-29T20:48:29.592+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Yakın Takip! Festivallere Doğru...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlYva7YfN_I/AAAAAAAAADA/YKPJ4cIUC0A/s1600-h/manowarflagog4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356520946467289074" style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; width: 174px; cursor: pointer; height: 227px;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlYva7YfN_I/AAAAAAAAADA/YKPJ4cIUC0A/s400/manowarflagog4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Son yıllarda konser ve festival babında ülkemizde birçok etkinlik düzenleniyor. Öyle ki; artık hepsine yetişemediğimiz, aynı günlere denk gelen konser ve festivaller de oluyor. Opeth, Anathema, Dream Theater, Queen Adreena, Sebastian Bach, Overkill, In Flames, Megadeth, Sepultura, Manowar, Wisboune Ash, Garbage, Therion, Haggard, The Cure, Slayer, Doro ve daha birçok isim bu festivaller kapsamında ülkemize gelip giden gruplardan bazıları... Bu durum da rock ve metal müzik dinleyicisinin oldukça işine geliyor doğal olarak. Yıllar önce imkansızlıklar neticesinde ülkemize adım atamayan grupları en neticesinde bu ülke topraklarında canlı kanlı seyretme şerefine nail oluyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bazen imkanların yatersizliğinden yakınsak da birçok büyük ülkedeki dinleyiciye göre bizim daha şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Bir yerden duymuş olduğum kadarıyla, Almanya'da televizyon ve radyo'da hiç rock ve metal müzik içerikli bir program yokmuş(birkaç sene evvel duymuştum, şimdi durum nedir bilemem). Bunu ilk duyduğumda çok garip gelmişti. Bunu yeni öğrenenleriniz de garip bulmuşlardır eminim. Bahsettiğimiz ülke gelişmişlik düzeyinde en büyük ülkelerden biri. Biz ise ekonomik anlamda sıkıntı çeken bir ülkeyiz. Bizde şimdiye kadar yapılmış olan ve halen devam eden televizyon ve radyo programları saymaya kalkarsak, bir sürü program adını geçiririz buradan. Gerek radyolarımız, gerek televizyonlarımız, gerekse dergilerimiz olarak oldukça bereketli bir ülkeyiz bu bağlamda. Şu anda yayın yapan dergilerimizin adlarını sıralayacak olursak; Yuxexes, RockStation, Metal Monster, Ağrı Kesici, Kara Leke, Roll, Rock Kazanı... Bir de Televizyon ve radyo programlarımızdan örnekler verelim; Maximum Rock, Pena, RockStation, Yuxexes, Beton, Punkart, Türkçe Rock... Yayınlarında ağırlıklı olarak rock müzik yayını yapan radyoları sayalım bir de; Açık Radyo, Rock FM, Radyo Eksen. “Böyle bir yayın ağına sahipken gruplarımız neden kalkınamıyor?” sorusunu sorabiliriz kendimize. Bunun müzik medyasındaki en güzel yanıtı; dünyaya açılamamızdır. Esas yanıt bu mudur, bu gruplar medya tarafından ne kadar destekleniyordur? Orası da ayrı bir mesele... Tabi dünyada az çok bilinen, fırsat buldukça Avrupa ve Amerika'ya açılmaya çalışan gruplarımız da var. Konuya kaldığımız yerden devam edersek; elimizdeki imkanların bolluğu ve bu işe ciddi bir bütçe ayırmaya çalışmamız, iyi paralar kazanmayı arzu eden organizatörlerin gözünden kaçmıyor. Organizatörler, büyük isimleri getirerek, büyük paralar kazanma hırsları neticesinde festival ve konserler bir hayli dolu dolu geçiyor o nedenle son yıllarda. Sebastian Bach, Anathema gibi gruplar neredeyse sık sık ülkemizi ziyaret ediyor. Bunların haricinde hiç gelmeyen veya çok eskilerden gelen gruplar ise tekrar tekrar geliyorlar. Birçok grup turne listelerine Türkiye'yi eklemekten çok hoşnut olduklarını belirtiyor, çünkü gerçekten ilgi var. Hatta öyle ki; bazı gruplar Avrupa turnesi düzenlerken bile çoğu önemli sayılabilecek ülkeyi listelerine katmıyor ama bu listede Türkiye yer alabiliyor. Bu da bizim için oldukça önemli bir ayrıntıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok değil, bundan üç dört sene evvel yılda bir veya iki festivale sabırsızlık içinde soyunurken şimdi her yıl festivaller serisine yenileri ekleniyor. Özellikle 2005 tarihini ele alacak olursak; birçok önemli grup Türkiye'ye akın etmişti adeta. Manowar, Megadeth, Slayer, Doro, Anathema, Dave Weckl Band, Garbage, The Cure, Dream Theater, Overkill, In Flames, Queen Adreena, Steve Vai, Apocalyptica, Sebastian Bach gibi dünya müziğinde önemli sayılan isimler ülkemizdeydi bu tarihte. Böylesine sağlam grupları izlemek öyle herkese nasip olmaz, bunun bilincinde olmak gerekir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konserler düzenleniyor, gruplarla anlaşmalar yapılıyor; peki ama bu işler nasıl dönüyor? Kimler, ne yapıyor? Her ne kadar çoğu organizasyon firmasına güvenmesem de, çoğunun ticari hırsları yapılan işlerin kalitesinin önüne geçtiğini düşünsem de; ülkemizde bu tür organizasyonları düzenleyen şirket ve organizatörler bence işlerini fazlasıyla iyi yapıyorlar, burası bir gerçek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;RTN(nam-ı değer Rock The Nations): &lt;/span&gt;Bu işin en iyi şekilde işlenmesini sağlayan organizasyon firmalarının başında geliyor bana göre. Uzun yıllardır çeşitli organizasyonlar düzenlemiş ve birçok önemli grubun ülkemize gelmesinde önayak olmuş bir şirkettir. Erdem Çapar ve Emre Alkoç RTN'nin yıllardır emekçilerinden, ki bu isimler de öyle yabana atılacak kişiler değildir. RTN'nin bugüne kadar getirdikleri arasında; Manowar, Dio, Kreator, Opeth, Rotting Christ, Overkill, Tindersticks, Moonspell, Hughes Turner Project, Amon Amarth, Sentenced, Orphaned Land, Paul Di'anno, U.D.O., Doro Pesch, Atrocity, Leave's Eyes, Lake Of Tears, Katatonia, Caliban, Circle II Circle, Pain Of Salvation, Epica, Blaze, Destruction, Alphaville, Wishbone Ash, Dave Weckl Band, Glenn Hughes, The Lizards, Balance Of Power, Gorefest gibi isimler yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Rockİstanbul:&lt;/span&gt; Megadeth, Garbage, Andromeda, Queensryche, Starsailor, Anathema gibi isimleri ülkemize getirmiştir. Daha çok alternatif gruplara yer veren bu festivalde alt grup sayısı oldukça fazladır. Bu tarz isimlere rock müziğin dışındaki müzik türlerinden müzisyenler de girebiliyor. Örneğin Ceza iki yıl üst üste Rockİstanbul'da sahne alan bir isim. Rock müziğin uzağında olupta bu festivalde yer bulan bir başka isim ise Müslüm Gürses. Bu yönden de biraz uzak kaldığım bir festival Rockİstanbul ama yer alan grup sayısını hesaplarsak oldukça makul bir ücretle katılım gösterilebilecek bir festival.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;BarışaRock: &lt;/span&gt;İlk olarak Rock'n Coke'a karşı tepki olarak çıktı. Sırf bundan dolayı aynı tarihte düzenlenen Barışarock artık gelenekselleşen festivallerden biri haline geldi. Her yıl çeşitli sloganlarla ''karşıtlığını'' belirten Barışarock; daha çok yerli gruplarla geçen bir festival. Barışarock sadece müziğe dayalı bir festival değil, içerisinde çeşitli çevre kirliliği karşıtı ve siyasi oluşumların da gösterileri oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;RockStation:&lt;/span&gt; Ankara'da Hicri Bozdağ öncülüğünde gelenekselleştirilmiş bir festival olan RockStation gerek etkinlik bağlamında, gerekse yayıncılık bağlamında çok güzel işler yapan bir ekip. RockStation yerli metal ve rock topluluklarımıza ağırlık verirken, çok az sayıda yabancı gruplara da yer veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Rock Republic:&lt;/span&gt; Daha geçen yıl ilki düzenlenmiş olan bu festival oldukça başarılı işler yapacağa benziyor. Slayer, Doro, Overkill, In Flames, Sick Of It All, To Die For, Alev gibi gruplarla açılış yapan RR şimdiden bizi yeni etkinlikleri için heyecanlandıran yeni bir organizasyon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu çalışmaları düzenleyen ve bunu destekleyen herkese, ülkemizde festival müziğini giderek yaygınlaştırdıkları için teşekkür ederim...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-8268037734625756411?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/8268037734625756411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=8268037734625756411' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8268037734625756411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/8268037734625756411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/yakn-takip-festivallere-dogru.html' title='Yakın Takip! Festivallere Doğru...'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlYva7YfN_I/AAAAAAAAADA/YKPJ4cIUC0A/s72-c/manowarflagog4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-1570708382041630958</id><published>2009-07-09T03:14:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T14:38:49.201+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Nev - Işığım ve Gölgem</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU2_Em1VRI/AAAAAAAAAC4/HAzrJPVNeBU/s1600-h/nev.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU2_Em1VRI/AAAAAAAAAC4/HAzrJPVNeBU/s400/nev.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356247789023352082" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yıllardır müzisyen kimliğini, duruşundan ödün vermeden en iyi şekilde taşıyan Nev, 3'üncü stüdyo albümünü bizlere geçtiğimiz günlerde sundu. Konsept olarak alıştığımız Nev’in çizgisinde olan yeni albüm ‘’Işığım ve Gölgem’’ 12 şarkıdan oluşuyor. 1 buçuk yıl gibi bir sürede hazırlanan ‘’Işığım ve Gölgem’’in prodüktörü Naim Korudağ ve Nev’in bizzat kendisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nev, 3 albümdür bize aynı kalitede şarkılar sunuyor. Ben bu 3 albümü de çok seviyorum. Bir kere, Nev alternatif rock kulvarında kendine özel bir yer edinmiş bence. Her ne kadar alternatif rock’ta ülkemizde birbirinin benzeri işler çıkıyor olsa da, Nev’in müziği birçok grubun ve müzisyenin müziğinden belli başlı farklılıklar taşıyor. 2001 yılından bu yana güzel ve nadide şarkılar yazıp, dinleyenlerine büyük bir samimiyet ile sunuyor Nev. Müziği uğruna, albümlerinin satması uğruna hiçbir şeyin propagandasını yapmıyor. Birazcık daha satsın diye, alakalı alakasız işler peşinde koşmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümde yer alan şarkılardan ‘’Kör Kuyular’’ın bir de akustik versiyonu mevcut. ‘’Kelebek’’ adlı şarkının da iki versiyonu bulunmakta. İlk klip ‘’Sükût-u Hayal’’e çekildi. Hem klip, hem de şarkı oldukça başarılı. Nev’in şarkıları bende ilk dinlemeyle iyi izlenimler bırakmaz, bu da öyle oldu. Ama ben bunun üzerine, ısrarla birçok defa dinledim ve şu anda Nev’e olan sevgim bir kat daha artmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümde yer alan en değişik şarkı ‘’Cevriye Cabbar’’dır. Hatta albümün genel yapısına en ters düşen şarkı hangisidir sualine, kendimce yanıtım yine ‘’Cevriye Cabbar’’ olur. Ayrıca ‘’Cevriye Cabbar’’ ve ‘’Aşk Meydanı’’ şarkılarında rap bölümleri de var. Bu, Nev’in albümlerinde ilk kez yapılmış bir şey. Bu albüm ile birlikte Nev ilk kez rap vokal yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözleri ustaca yazılmış hafif müzikten hoşlanıyorsanız, ‘’Işığım ve Gölgem’’i beğeneceğinizi umuyorum. Nev’in anlattığı şeyler dinlenilmeye değer nitelikte çünkü. Bu sese mutlaka kulak kabartınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Işığım ve Gölgem’’de en beğendiğim şarkılar; ‘’Sükût-u Hayal’’, ‘’Susma’’, ‘’Kör Kuyular’’, ‘’Gölge’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-1570708382041630958?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/1570708382041630958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=1570708382041630958' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1570708382041630958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/1570708382041630958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/nev-isgm-ve-golgem.html' title='Nev - Işığım ve Gölgem'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU2_Em1VRI/AAAAAAAAAC4/HAzrJPVNeBU/s72-c/nev.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-5145231552891821659</id><published>2009-07-09T03:10:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T14:44:06.904+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Gripin - Gripin</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU2F3OAtsI/AAAAAAAAACw/UYqCllgh3AI/s1600-h/gripin.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU2F3OAtsI/AAAAAAAAACw/UYqCllgh3AI/s400/gripin.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356246806177035970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gripin, kendi adını verdiği ikinci stüdyo albümü ile tekrar karşımızda. ‘’Gripin’’, Gripin’i tam anlamıyla ne kadar ifade etmiş bilemiyorum ama, albümde yer alan sürprizler bile albümü dinlenesi kılmaya yetiyor. Bu albümde Emre Aydın’ın, Pamela’nın ve Manga grubundan Ferman’ın sesini de duyabileceksiniz. Bu üç sürpriz içinden, özellikle Emre Aydın’ın seslendirdiği ‘’Sensiz İstanbul’a Düşmanım’’ gerçekten iyi bir çalışma olmuş. Açıkçası Pamela’nın ve Ferman’ın vokallerini esirgemedikleri şarkıları beğenmedim. Benim beğenimi karşılayacak düzeyde olduğunu düşünmüyorum. Herhalde biraz tarz meselesi ile alakalı bu... Pamela’nın da, Manga’nın da yaptığı müzikten bu zamana kadar hiç hoşnut olmadım nedense.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 şarkıdan oluşan bu albümden çıkmış iki klip var şu ana kadar. Bu iki klip müzik kanallarında sık sık dönüyor, hatta epey zamandır dönüyor, bu yazıyı okuyana kadar birçok defa rast gelmişsinizdir. İlk klip, aynı zamanda albümün açılış şarkısı olan ‘’Böyle Kahpedir Dünya’’ya çekildi, ikincisi ise Emre Aydın’la düet yapılan ‘’Sensiz İstanbul’a Düşmanım’’a. Her ikisini, gerek şarkı anlamında, gerekse klipleri anlamında kaliteli buldum. ‘’Böyle Kahpedir Hayat’’ta anlatılanlar ve klibin senaryosu gayet uyumlu olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak 2003 yılında tanıma fırsatı bulduğum Gripin, her albümünde adını tekrar tekrar hatırlatacak düzeyde işler yapıyor. Bu geleneği bozmamasını temenni ediyorum, umarım gidişatta sapma olmaz, öyle umuyorum. Sanırım ‘’Gripin’’, grubun kimliğini net bir şekilde ifade ediyor. Bu mertebeye erişmiş bir Gripin albümü olarak da, Gripin’in tarihine geçecektir. Gelecekte yapılacak işlerde, bu albümden sıklıkla bahsedilecek ve Gripin’in önemli bir hamlesi olduğu önemle vurgulanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümün genel teması yalnızlık ve kadın-erkek ilişkisi üzerine dayalı. Fakat, albüm süresince hep, yalnızlık temalı şarkılarla karşılaşmıyorsunuz. Zaten, yalnızlığın bu albümde bariz bir şekilde vurgulandığını söylemek pekte doğru olmaz. Yalnızlık var ama bunu albümü dinlerken fark edeceksiniz. Yani tüm şarkılarda, bu konu üzerine yazılmış açık sözler yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En beğendiğim ‘’Gripin’’ şarkıları: ‘’Böyle Kahpedir Dünya’’, ‘’Sana Ne Bundan’’, ‘’Sensiz İstanbul’a Düşmanım’’, ‘’Sustukların Büyür İçinde’’, ‘’Hiç Gelme Gideceksen’’.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-5145231552891821659?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/5145231552891821659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=5145231552891821659' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5145231552891821659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5145231552891821659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/gripin-gripin.html' title='Gripin - Gripin'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU2F3OAtsI/AAAAAAAAACw/UYqCllgh3AI/s72-c/gripin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-6208430370319640888</id><published>2009-07-09T03:06:00.001+03:00</published><updated>2009-10-21T14:49:13.910+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Hayko Cepkin - Tanışma Bitti</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU1ELuXIQI/AAAAAAAAACo/dHgwumh0lTo/s1600-h/hayko-cepkin-tanisma-bitti.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU1ELuXIQI/AAAAAAAAACo/dHgwumh0lTo/s400/hayko-cepkin-tanisma-bitti.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356245677810065666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hayko Cepkin’i ilk albümü ‘’Sakin Olmam Lazım’’ ile tanıdık. Aslında Hayko Cepkin albüm çıkarmaya başlamadan önce de tanınmış bir müzisyen idi. Bir çok müzisyenin albümünde klavye çaldığını, o albümlerin içlerini karıştırırken gördük. Hayko tanışma faslının sona erdiğini kinayeli bir şekilde belirtircesine, karşımıza bu sefer biraz daha agresif bir şekilde çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EMI’dan çıkan ikinci Hayko Cepkin albümü ‘’Tanışma Bitti’’ 11 şarkı + 5 introdan oluşuyor. Bu albüm için; Hayko Cepkin’in diğer albüme nispeten öz tarafını ortaya çıkardığını düşünüyorum. Her ne kadar alternatif rock kulvarında ele alınsa da Hayko; ekstra projelerde adını daha farklı çalışmalarda gördük. Örnek olarak ise; Pentagram Icon gecesinde Eskişehirli Black Metal grubu Episode 13 ile birlikte sahne alması. Bunun haricinde Hayko, canlı performanslarında agresif tarafını gözümüzün içine sokarcasına sergiledi. Bunun örneklerinden biri de geçtiğimiz yıl Rock’n Coke’da ki performansıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Tanışma Bitti’’ zengin öğelere sahip, yegane bir albüm. İçerisinde insanların kişisel korkuları ve kaybetme düşünceleri öne çıkartılmış; korkuya dayalı bir albüm. Bunu aslında biz daha farklı müzik türlerinde gördük. Death ve black metal gruplarında da bu tarz temalar sıklıkla kullanıyor aslında. Bu yüzden metal müzik dinleyenler için, özellikle death ve black metal gibi sert şeyler dinleyenler için bu albümün sevileceğini düşünüyorum. Bu türlerde müzik dinleyenler zaten korku ve insanların kişisel endişelerini bir çok metal grubunun müziklerinde görmüştür. Bir de buna değinen Türkçe sözlü bir albüm eminim onlar için sempati uyandıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayko Cepkin’i dinleyenler bu albümde hem daha sert şarkılarla karşılaşacaklar, hem de bu sert şarkıların bazılarında yer yer senfonik öğelere rast gelecekler. Mesela ‘’Yalnız Kalsın’’da ve ‘’Sonra Görüşelim’’de senfonik öğeleri fark edeceksiniz. Ama sakın buradan senfonik metal’e kayma, gibi bir anlam çıkartmayın albüm için. Albümün sertliğini ve senfonikliğini her ne kadar anlatsak da; albüm kesinlikle senfonik metal içinde ele alınamaz. Bu albümü belli bir tür içinde ele almak zaten başlı başına yanlışlık olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayko Cepkin için endişesi olanlar, ‘’bu adam piyasaya oynuyor’’ tarzında düşünenler bence endişelerini artık bir yana bırakıp bu albümü dinlemeli. Velhasıl ‘’Tanışma Bitti’’ çıktıktan kısa bir süre sonra Hayko, 3'üncü albümün bundan daha sert olacağını müjdeledi. Zamanla öz Hayko tam anlamıyla karşımızda olacak ve tanışma faslı asıl olarak o zaman bitmiş olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Favorilerim: Yalnız Kalsın, 777, Sonra Görüşelim, Sıkı Tutun.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-6208430370319640888?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/6208430370319640888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=6208430370319640888' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6208430370319640888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/6208430370319640888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/hayko-cepkin-tansma-bitti.html' title='Hayko Cepkin - Tanışma Bitti'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlU1ELuXIQI/AAAAAAAAACo/dHgwumh0lTo/s72-c/hayko-cepkin-tanisma-bitti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-270013488701858049</id><published>2009-07-08T06:52:00.002+03:00</published><updated>2009-10-28T23:19:39.693+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Editör Yazıları'/><title type='text'>Kapaktaki ''3.Yılımızın Şerefine'' Yazısı Da Ne Oluyor?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQY1LDozmI/AAAAAAAAACg/DUngHab0Bhs/s1600-h/editor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 186px; height: 169px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQY1LDozmI/AAAAAAAAACg/DUngHab0Bhs/s400/editor.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355933158630542946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu sefer de ‘’Merhaba’’ diyebildik. Yeryüzünde bizim kadar internet sitesi işiyle başı belaya giren yayın yoktur herhalde. Son altı ay içinde 3 domain(com,net,org) değiştirdik. Ama bu sefer her şey yolunda gibi gözüküyor ve eminim kolay kolay sorunlarla karşılaşmayacağız. Bu sayı içerik ve yazar kadrosu bakımından oldukça zengin. Hatta bugüne kadar çıkmış en dolu sayımız olduğunu söyleyebilirim. 3.yılımıza varmanın mutluluğu içindeyiz. Tam 3 yıldır Şehir Rock internette underground bir şekilde yayınını sürdürüyor. Belki, içinizden sadece, topu topu 9 sayı çıkarttığımızı düşünebilirsiniz ama inanın böylesi Şehir Rock için daha iyi oldu. En azından 3 yıldır devam ediyor Şehir Rock. Kolay pes etmedik ve halen buradayız; bu da en önemli kanıt değil mi? Biz halimizden memnunuz…  Belki topu topu 9 sayı çıkardık ama bunda ben kötü bir taraf görmüyorum. Bir kaygı gütmeden yapılan iş, her zaman mutluluk verecek düzeyde yapılan iştir. Sonuçta biz, bir sponsor ile kontrat imzalamadık bunun için. Her şey bizim yapabildiklerimiz ve isteklerimiz doğrultusunda gelişiyor... Kimsenin sözüne itaat etmeye niyetimiz yok. Sade, süssüz, gösterişten uzak bir hali var Şehir Rock’ın. Reklamlarla, sponsorların katkısıyla çıkmıyor bu dergi. Kendi isteklerimiz doğrultusunda, kafamıza estiği zaman yazıları oluşturup yayınlıyoruz dergiyi. Ve bunun, böyle daha samimi olduğunu düşünenlerdenim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Editör yazılarını hazırlarken dikkat ettiğim bir nokta var. Ben her yeni sayı için hazırlık yaptığımda, daha ziyade editör yazısını hazırladığım vakitlerde, Neil Young dinliyorum. Ve bunu hazırlıklara başlamadan kafamda tasarlıyorum; ‘Neil Young şu an için iyi gider’ şeklinde. Neil Young birçok defa yazı yazarken dinlemek için tercih ettiğim isim. Aslında bana bile garip geldi, her defasında Neil Young'ı dinliyor olmam, ama öyle oluyormuş, ben bile şimdi fark ettim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 yıldan bahsedeyim biraz; bu sürede kimleri bu sayfalarda ağırlamadık ki... Kesmeşeker’le, İhtiyaç Molası’yla, Mavi Sakal’la, Direc-t’le, Almora’yla, Cengiz Baysal’la, Turgay Asan’la, Episode 13’le, Moribund Oblivion’la, Glorian’la, Deli Gömleği’yle, Cemiyette Pişiyorum’la ve daha birçok albümlü ve yer altı diye tabir ettiğimiz isimlerle söyleşiler gerçekleştirdik… Yerli, yabancı birçok grup hakkında yazılar yazdık, söyleşiler gerçekleştirdik, şarkı sözlerini çevirdik ve röportajlarını çevirerek sayfalarımızda yer verdik… Her sayıda en az 5-6 albümü sizler için ele aldık ve değerlendirmelerini sunduk. Dergimizin sayfalarında en az aktif olan bölümümüz şüphesiz konser izlenimleri idi. Buna bir yön vermek için bu sayıda belki de bir adım atmış olduk. Wasp gibi, Chuck Berry gibi, The Exploited gibi müzik camiasında saygın konumları olan isimlerin konserlerine gittik. Bildiğiniz gibi hepsini de geçtiğimiz aylarda Türkiye’de ağırladık. Burada bir isime teşekkür etmem gerekiyor; The Exploited konserini Şehir Rock için kaleme alan The A.Y.I.L.A.R grubundan Murat’a teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayıda söyleşi gerçekleştirdiğimiz grup sayısı Şehir Rock tarihinde en üst düzeye ulaşmış durumda. 11 röportajla, 3 yıllık yayın tarihimizde bir ilke imza attık. Daha önceki sayılarımızda röportaj sayımız bu rakamın çok daha altındaydı. Röportaj yaptığımız grup ve müzisyenlere baktığınızda, her telden adamı bulabileceksiniz. Her çeşit müzisyen ve grubu bulmanız mümkün. Bunlara bir de çeviri ile Pink Floyd eşlik ediyor. Murat Durmaz ile müzik ve siyaset üzerine bir söyleşi gerçekleştirdim. Gayet zevkli bir söyleşi olduğu kanısındayım. Ben zevk almıştım sohbet ederken kendisiyle, okurken de zevk aldım. 110 grubu ikinci albüm hazırlıklarına başladı ve harıl harıl stüdyoda çalışıyor. Neler yapıyorlar, ortaya nasıl bir şey çıkacak, albüm ne aşamada? Hepsini grubun vokali Candan Tezel’e sorduk. Candan’ın yeni albüm hakkında kendisine yöneltmiş olduğumuz soruların yanıtlarını ilgili sayfadan okuyabilirsiniz. Bu sayıyla birlikte röportajlar sayfasına bir yenilik getirmeyi düşündüm ve ilk adımı atmış oldum. Sadece albümlü gruplarla, solistlerle ve underground gruplarla söyleşi gerçekleştiriyorduk, birçok yayın da böyle yapıyor aslında. Fakat ben konuyu biraz da, bu gruplara ve solistlere eşlik eden müzisyenlere çekmek istedim. Acaba onlar ne yapıyor, memnunlar mı pozisyonlarından, müzik hakkındaki fikirleri neler? Bu etmenleri göz önünde bulundurarak, bu sayıdan itibaren hazırlık yapmaya başlayarak ilk adımı attım. Feridun Düzağaç’tan da tanıdığımız gitarist Taner Keleş’e bu bağlamda sorularımı yönelttim. Bize zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum kendisine. Gitar çalmayı ve kendi müziklerini yapmayı düşünen amatör müzisyenlere için bu röportaj içindeki bilgiler bence çok önemli. Sahne tozu yutmuş ve konserlerden ötürü şehir şehir gezmiş bir müzisyenden öğrenecek çok şeyiniz olacak bence bu röportajda, okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sayı için sağda solda konuşurken ‘’çok iyi bir sayı olacak’’ dedim. Bir kere, Şehir Rock ekibine yeni yazarlar katıldı ve buna paralel olarak içeriğimiz daha geniş bir hal aldı. Bu yeni yazarlardan biri, sizlerin yakından tanıdığı bir isim. Kendisini müzisyen kişiliğinden tanıyorsunuzdur. Bir dönem Işığın Yansıması’nın vokalistliğini üstlenen ve geçtiğimiz yıl solo albümünü çıkartan(Son Kahve) Murat Durmaz da artık Şehir Rock’ta yazıyor. ‘’Aklımdan Kalanlar’’ adlı köşesinden her sayıda yazılarını paylaşacak. Kendisine, bizimle beraber olduğu için çok teşekkür ediyorum. Şehir Rock ekibi olarak çok mutluyuz Murat Durmaz’ın bizimle beraber olmasından. Yeni yazarlarımızdan bir diğeri ise; Osmaniye’de yaşadığım dönem, Adana’da tanışmış olduğum müzisyen dostum Sercan Candemir. Sercan, Kaybeden Tribi adlı Adana ve Mersin şehirlerinde müzik yapan soft rock grubunun vokal/gitaristi. Aynı zamanda grubun bestelerini genelde o yapar. Müziklerinin kalitesini ve özgünlüklerini fark etmemek elde bile değil. Kaybeden Tribi’ni dinlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Tanıdığım en özgün gruplardan biri bence. Bu özgünlüklerini; kendi bestelerini, kendi müziklerini yapma arzularıyla bile belli ediyorlar. Grup hakkında bilgi edinmek için siteleri &lt;a href="http://www.kaybedentribi.com/"&gt;www.kaybedentribi.com&lt;/a&gt;'a göz atabilirsiniz. Diğer yazarlarımız ise Oğuz Marangoz, Rüya Umutlu, Cihan Tekin, Hande Tamer, Neslihan Beyde ve Emre Yeğin. Oğuz ve Rüya Metaltr.net sitesinde de yazıyorlar aynı zamanda. Hande ise benim çok eskilerden arkadaşım. Bir dönem onların RockTepe isimli bir siteleri vardı, 4 sene kadar önce ben onların sitesinde yazıyordum. Nereden nereye… Hande’yi eskiden beri tanıdığım için, onun da aramızda olmasından ötürü mutluyum. Neslihan ise her sayımızda ‘’Perde Arkası’’ sayfalarını hazırlayacak sizler için. Bölümün isminden de anlaşılacağı gibi, artık Şehir Rock’ta sinema adına bir köşe de var. Cihan ise; &lt;a href="http://www.parantezicihayatlar.com/"&gt;Parantez İçi Hayatlar&lt;/a&gt; isminde bir fanzin çıkartıyor, fanzinin bir de &lt;a href="http://www.parantezicihayatlar.com/"&gt;web sitesi&lt;/a&gt; mevcut. Emre Yeğin; bize hikaye tarzında yazılar sunacak bir arkadaşlarımız. Yeni katılan yazarların, sorumlusu oldukları konular dikkat edilirse; dergimizin edebiyat kolu daha geniş olacak bu sayıdan itibaren…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz haftalarda yazarlarımızdan Bestami Kibris’dan güzel bir haber aldım. Bestami yakın bir zamanda fanzin çıkartmaya başlayacak. Punk ve yer altı edebiyatı tarzında olacak olan bu fanzinin adı ise ‘’Punker Bilo’’. İsminden bile punk olduğu anlaşılan fanzin için slogan bile düşünülmüş şimdiden: ''Babanda mı punkcıydı be oğlum''. Duyduğum bu haber beni sevindirdi ve ona rahatlıkla yardım edebileceğimi söyledim. Fanzin haberi nicedir duymak istediğim en güzel haberlerden biriydi. Müzik fanzinleri ortalıkta dolaşmıyor artık ya da ben rast gelmiyorum. Rock fanzinleri 2000’lerin başlarından itibaren azaldı ve bir süre sonra da büyük bir çoğunluğu yayın hayatını sonlandırdı diye biliyorum. Halen edebiyat ve yer altı tarzında fanzinler var ama rock fanzinlerinin halen devam edip etmedikleri hakkında hiçbir şey bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sayının kapağına da değinmek istiyorum. Zaten söylememe gerek yok, biliyorsunuz benim yaptığım kapaklar ortada. Şöyle göze hoş görünen, tasarımı, logosu, arka planı, çözünürlüğü iyi olan bir kapak olsa fena mı olurdu? Olmazdı! Böyle düşünerek kapak olayını işten anlayan bir arkadaşımıza devrettik. Dergi kapağı yapma konusunda hakikaten yetenekli bir insan olduğunu düşünüyorum bu arkadaşın. Bu sayının kapağını hazırladığı için Ömer Çetin’e(Metal Faust) teşekkür ederim. Ayrıca Ömer’den de önce, kapak olayına el atmak isteyen ve bazı sebeplerden ötürü yarım bırakan Hakan Saitoğlu’na da teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi önemseyenlere teşekkür etmem gerekir ki; yaptıklarımızın boşa gitmediğini anlamamıza yardımcı oldular(olmaya da devam ediyorlar). 3 yılı az hasar vererek kapattık. Daha nice 3 yıl geçirmek dileğiyle hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Teşekkürler: Volkan Çağlayan, Murat Durmaz, Ahmet Durakçı(Pena), Ozzy(Türkçe Rock), Volkan Beyde, Ömer Çetin, Hakan Saitoğlu, Murat(The A.Y.I.L.A.R).&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="" class="MsoNormal" align="right"&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;em&gt;SAYI 9&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-270013488701858049?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/270013488701858049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=270013488701858049' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/270013488701858049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/270013488701858049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/kapaktaki-3ylmzn-serefine-yazs-da-ne.html' title='Kapaktaki &apos;&apos;3.Yılımızın Şerefine&apos;&apos; Yazısı Da Ne Oluyor?'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQY1LDozmI/AAAAAAAAACg/DUngHab0Bhs/s72-c/editor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-2284648682027440309</id><published>2009-07-08T06:32:00.001+03:00</published><updated>2009-10-28T23:27:00.642+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Makaleler'/><title type='text'>Türk Dinleyicisinin İmkanları ve Gidişatın Vahim Tarafları!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;BÖLÜM 1: OLGUNLAŞMA SÜRECİ VE TÜRKİYE ŞARTLARI&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQUL_uZ1rI/AAAAAAAAACY/7RaYUQhkbCY/s1600-h/makale.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 130px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQUL_uZ1rI/AAAAAAAAACY/7RaYUQhkbCY/s400/makale.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355928053167543986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bazı insanlar Şehir Rock'la ilgili yorumlar yaptıklarında, dikkat ediyorum da bu tarz yorumlar  yapıyorlar: ‘'Türkiye şartlarında çok iyi işler yapıyorsunuz, helal olsun''. Aslında insanların sadece kendi fikirlerince gruplara yahut yayınlara destek olduklarını daha doğrusu; destekleme çabaları olmadan, bilinçsiz bir destekleme durumunun olduğunu düşünenlerdenim. Yapılan işler hakkında bilip bilmeden şah şalı yorumların yapılması da bunu gösteriyor. Yani ortada aslında ciddi bir destekleme durumu yok. ‘Biraz övelim de ilgi gördüklerini düşünsünler' der gibi, gereksiz övgü ve yorumlar fazlasıyla yapılıyor. Hem gruplar için hem de yayınlar için. Bence, Türkiye şartlarında biz ya da başkaları çok üstün şeyler yapmıyor. Yapılması gereken kadar, elden geldiğince yapılabildiği kadar işler yapılıyor. Hatta kişisel fikrim; bizim ve birçok yayının bazı konularda yetersiz olduğu doğrultudadır. Oysa ülkemizde büyük bir potansiyel var. Bunu, en bariz örnekle konserlere gelen izleyicilerden görüyoruz. Barlara, cafelere, stüdyolara takılan insanların var olduğunu bilmek de bunun çarpıcı örneklerinden biri yine. Bu potansiyel var, öyleyse neden ciddi ve kaliteli işler yapan insan sayısı ya da kaliteli işleri takip eden insan sayısı çok az?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’de yaşıyorum ve yaşadığım şehirdeki kitle birçok ilde yaşayan insanlara göre daha fazla imkana sahip. Ama buna rağmen hala şikayet eden insanlar var. Bu bence düpedüz ‘’yüksek sosyete olmaktır’’. Yüksek sosyeteler gibi yaşamaya alışmış insanlar var ve bunun rock müzik içinde olması bile trajikomik. Alsancak’a gittiğimde orada yüzlerce hatta binlerce rocker görüyorum. Şehrin avantajları oldukça fazla, saymakla bitmez… Buna rağmen insanlar hala bir şeylerden şikayetçi, halen elindekilerin değerini bilmemekte. Bir de işin bu yüzü var; bu kadar insanın aynı şeyleri dinlemesi ve aynı şeyleri yapması, bu kadar insanın birbirinden farklılık göstermemesi de işin bir başka vahim boyutunu ortaya çıkarıyor. Rast geldiğim, tanışma fırsatı bulduğum birçok insan aynı grupları, aynı müzikleri dinliyor, amatör müzisyenler ise kendi gruplarında yine aynı repertuarlara yer veriyor. Basmakalıp diye değerlendirmek durumu acıklı kılacaktır. Hoş, bunun onlar için ne kadar vahim olduğu ya da olacağı da ortadadır. Sap gelip sap giden bu türden insanların olgunlaşma süreçleri ne zaman gerçekleşecektir şüphedeyim. Acaba bir evrim geçirme durumu söz konusu olacak mıdır? Sanmıyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar sağlam bir dinleyici kitlesi olan bizler, neden olgunlaşamadık hala? Bahsedilen kitle çok büyük ve önemli işler yapabilecek düzeyde. Ama neden birbirinin aynısı işler halen ortada dönüyor anlam verebilmiş değilim. İnsanların kendilerine baktığında, diğerlerinden bir farkı olduklarını düşünmeleri gerekir, onlarla kendilerini kıyasladıklarında belli başlı farklılıkları sezmeleri gerekir. Merak ediyorum, bahsettiğim düzeydeki insanlar böyle bir farkın olduğu konusunda ne düşünüyorlardır. Bir kaçıyla birebir görüşerek, fikirlerini almak isterdim..&lt;br /&gt;(Devamı gelecek sayıda…)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Serkan BEYDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="" class="MsoNormal" align="right"&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;em&gt;SAYI 10&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-2284648682027440309?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/2284648682027440309/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=2284648682027440309' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2284648682027440309'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/2284648682027440309'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/turk-dinleyicisinin-imkanlar-ve.html' title='Türk Dinleyicisinin İmkanları ve Gidişatın Vahim Tarafları!'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlQUL_uZ1rI/AAAAAAAAACY/7RaYUQhkbCY/s72-c/makale.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-7541350776503367219</id><published>2009-07-08T06:19:00.004+03:00</published><updated>2010-02-09T01:19:52.920+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özgeçmiş'/><title type='text'>Özgeçmiş</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/St7v2NVyGwI/AAAAAAAAAFA/ASzhB-uqcl8/s1600-h/serkan+foto.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395013118209432322" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/St7v2NVyGwI/AAAAAAAAAFA/ASzhB-uqcl8/s400/serkan+foto.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 157px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 145px;" /&gt;&lt;/a&gt;14 Mart 1988’de Van'da doğdu. Çocukluğu İzmir, Van ve Osmaniye şehirlerinde geçti. Şu anda İstanbul'da ikamet ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak yazmaya 2002'de başladı. Aynı yıl Rocktüel adında bir fanzin çıkarma girişiminde bulundu. Lisede okul dergisi ‘’Osmaniye-Li’’nin editörlüğünü yaptı. 2004 yılında Şehir Rock, online rock’n roll kültürü dergisini kurdu ve 5 yıl boyunca Şehir Rock'ın editörlüğünü yaptı. 2004 yılından bu yana bazı basılı ve internet yayınlarında yazılar yazdı. Yazdığı dergi ve internet yayınları için Türk rock ve metal müziğinin en önemli isimleriyle söyleşiler gerçekleştirdi. Ayrıca öykü ve deneme türlerinde çalışmaları da bulunmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2007 yılında İzmir’de Paragraf isimli hard rock grubunu kurdu. Paragraf ile 2 yıl boyunca birçok beste çalışmasında bulundu. Bunlar, Paragraf’ın resmi internet sitesinden ücretsiz olarak indirilebilir. Paragraf’tan birkaç sene evvel Osmaniye'de kurduğu Inflexible isimli grupla da beste çalışmalarında bulundu ve çeşitli mekanlarda canlı müzik yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008’den 2009 yılına kadar olan dönemde internet üzerinden yayın yapan Radyo Clash’te ‘’Part Time Rock’’ programını hazırlayıp sundu. 2009’da haber radyosu olan 107.3 İzmir Demokrat Radyo’ya geçti, ‘’Rock Zamanı’’ isimli müzik programını hazırlayıp sunmaya başladı. ‘’Rock Zamanı’’ Pazar akşamları 20.30 ile 22.00 saatleri arasında 107.3 frekansından dinleyicilere ulaştı. ‘’Rock Zamanı’’nı hazırlayıp sunarken, bir yandan da çeşitli dergi, fanzin ve internet yayınlarında yazılar yazmaya devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik ve radyoculukla uğraşırken, öte yandan da webmaster olarak çalışmalar yapmakta. Türkçe rap’in köklü isimlerinden Rapor 2’nin, ‘’Son Kahve’’ isimli solo albüme sahip rock müzisyeni Murat Durmaz’ın, Türk Halk Müziği yorumcusu ve derlemecisi Şahin Çokbilir’in ve Paragraf’ın webmasterlığını yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İletişim için; &lt;a href="mailto:serkanbeyde@yahoo.com"&gt;serkanbeyde@yahoo.com&lt;/a&gt; mail adresini kullanabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-7541350776503367219?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/7541350776503367219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=7541350776503367219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7541350776503367219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/7541350776503367219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/07/serkan-beyde.html' title='Özgeçmiş'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/St7v2NVyGwI/AAAAAAAAAFA/ASzhB-uqcl8/s72-c/serkan+foto.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-3799964663669655477</id><published>2009-06-04T21:42:00.000+03:00</published><updated>2009-07-10T03:11:01.209+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röportajlar'/><title type='text'>Cem Yalçınkaya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SigWkH9Z78I/AAAAAAAAABY/hfHiZLWEYoo/s1600-h/cem_yalcinkaya.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 124px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SigWkH9Z78I/AAAAAAAAABY/hfHiZLWEYoo/s400/cem_yalcinkaya.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343545767742795714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Geçen sayıda röportajlar sayfasına bir yenilik getirdiğimizden bahsettik. Artık röportajlar sayfasında solistler ve gruplara eşlik eden müzisyenlerle yapılmış röportajlar da olacak demiştik. Geçtiğimiz sayıda Taner Keleş ile bu yöndeki ilk atılımımızı gerçekleştirdik. Bu sayı için de Murat Durmaz’a eşlik eden Cem Yalçınkaya ile röportaj yaptık. Cem, müzik hadisesine başlayış zamanlarını, Whisky’in eski gitaristi Arif Deniztoker ile tanışmasını ve Murat Durmaz’la çalışmaya başladığı dönemleri anlattı..&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Merhaba Cem. İlk olarak bize kendinden bahsedebilir misin?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Tabi, Cem Yalçınkaya diyeyim öncelikle. Bildiğin gibi müzikle uğraşıyorum, gitar çalmak gibi bir hastalığım var. Murat Durmaz’la çalışıyorum ve onunla çalışmaktan pek memnunum. Moral isimli bir grupla çalışıyorum aynı zamanda...&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Gitar çalmaya ne zaman ve nasıl başladın? Seni gitara yönlendiren etkenler neler oldu?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Tam zamanı hatırlayamam sanırım. İlk elime aldığım gitar annemin çalmadığı gitarıydı, ama gitarla ciddi olarak ilgilenmeye başlayalı 10 sene filan olmuştur. Arif Deniztoker çok önemlidir gitara ilgi duymam konusunda. Tabi dinlediğim müzikler de doğal olarak..&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Arif Deniztoker’le tanışıklığın ne zamana dayanıyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Arif'le Whisky'nin Kadıköy'deki gitar kursunda tanıştık. Arif derslere girerdi,bende sürekli giderdim. Hatta ilk ve tek gitar dersimi orada Arif'ten aldım. Sonra derse filan boşverip, Whisky'de eleman olarak çalışmaya başladım. Ders almaktan çok izlemeyi tercih ettim. Zamanla ders vermeye de başladım ki; pek bana göre olmadığını, sıkıldığımı farkedince vazgeçtim. Neyse Arif gibi kaliteli bir müzisyeni ve iyi bir insanı tanıdığım için her zaman kendimi şanslı sayarım.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Önceden Murat Durmaz’la, Arif Deniztoker çalışıyordu. Neden yerini sana devretti?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Arif'in, Murat’tan önce başka bir grubudur aslında çalmaya başladığım ilk grup. Arif oldukça yoğun bir müzisyen. İlk başlarda Arif, işlerinden dolayı yetişemediğinde ben çıkıyordum programlara ve sonunda tamamen bana devretti grubu. Murat'la da aynı şekilde, sanırım geçtiğimiz yaz zaten Murat'la çalışıyorduk ama ben yazlık bir işe gitmek durumunda kaldım. Döndüğümde Murat’la, Arif çalışıyordu. Tabi yine çakıştı işler, Murat’la yeniden devam etmeye başladım. Aslında bunlardan önce de Arif çalışmıştı Murat'la. Hep beraber çalıyoruz işte..&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Bugüne kadar başka kimlerle çalıştın peki?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Genelde cover gruplarıyla çalıştım. İçinde bulunduğum en ciddi proje Murat Durmaz'dır, beste grubu olması dolayısıyla.. Bir de Moral var tabi. Yine beste grubu ve albüm çalışmaları içinde olan bir grup. &lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Moral’den bahsedebilir misin?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Memnuniyetle. Murat'la beraber çalıştığımız Hakan Gürbüz'ün de içinde olduğu, hatta beni gruba davet eden kişinin de kendisi olduğu, tamamen beste üzerine yoğunlaşmış bir grup Moral. Ben katılalı 5-6 ay oldu sanırım. Tarz konusunda pek bir şey söylemek mümkün değil, çünkü yapılan müzik birçok türden öğeler içeriyor. Ama genelde bu toprağın, bizim benimsediğimiz motifler var. Cumartesi günleri sahne alıyoruz. Geçenlerde Barışarock’ta sahne aldık.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Cumartesileri nerede sahne alıyorsunuz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;              - Taksim’de Cezayir sokakta, Chez Sakman’da Vedat Sakman'dan önce çıkıyoruz.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Saat kaç gibi başlıyor program?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- 21:00’de. Geçtiğimiz hafta sahnenin yeri değişti, bar sanırım alt katlardan birine alındı. Bu hafta kaldığımız yerden devam diye umuyoruz, tadilat sona ererse tabi..&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Albüm hazırlıklarından bahsettin. Yakın mı albüm?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Moral ile çalışmalar zaten her zaman devam ediyor. Uygun koşulların oluşması önemli. Yapılan müziğe kimsenin müdahale etmemesi bizim için önemli olan. Murat'la da aynen. Zaten artık ev arkadaşı da olduk. Yakın zamanda yeni şarkılara yoğunlaşıp hazırlamayı düşünüyoruz.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Evet, aynı evde yaşadığınızdan haberim var. Herhalde sürekli müzikten ve şarkılardan konuşmuyorsunuzdur ev içinde.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Tabi ki hayır. Aslında genelde Gazi Mustafa Kemal'den bahsediyoruz. Ülke olarak içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetinden ve endişelerimizden, neler yapabileceğimizden konuşuyoruz. Murat gelirken kitaplarıyla geldi ki; bu zaten benim için büyük bir hazine. Tabi ki spor yapıyoruz, hatta sanırım birkaç saat içinde çıkarız koşmaya.. Bunlar v.b dışında zaten bizim hayatımız müzik.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Bir müzisyen olarak, çalıştığın isimlerde ilk başta dikkat ettiğin şeyler nelerdir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Müzisyenlikten önce çalışacağım insanları tanımaya çalışırım. İyi insanlarla ya da nasıl söyleyebilirim; adam gibi adamlarla çalışmak isterim. Bu aşamada zaten müzikal olarak uyum sağlayabilecek miyiz, bu ortaya çıkar.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Kendi başına yapmayı tasarladığın bir projen var mı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Aslında her zaman var ama bunu hayata geçirebilmekle ilgili problemler var. Bunun yanında çok da üretken bir besteci kimliğim yok şimdilik. Ama elbette aklımda ki en önemli düşüncedir üretebilmek ve bunu insanlarla paylaşmak. Doğru zamanı bekliyorum diyelim...&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Geçimini sadece müzikle mi sağlıyorsun?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;              - Ne kadar zor olsa da evet.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Gitar ve müzik haricinde nelerle uğraşırsın?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Gitar haricinde bir ud merakı hasıl oldu bu aralar. Dediğim gibi, kitap okumak ve spor yapmak hep vazgeçilmezlerim arasında olacak. Bu aralar nedendir bilmem zayıf bir sosyal hayatım var ama zaten geceleri çalışıyoruz. Sabah eve gelip uyuyacaksın tabi, ne yapabilirsin. Bunu düzeltmekle uğraşacağım bir süre. Ben de gündüz insanı olmak istiyorum.&lt;/p&gt;                   &lt;p align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Benim soracaklarım bitti. Zaman ayırıp sorularımı yanıtladığın için teşekkürler Cem. Söylemek istediğin bir şeyler var mı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;- Ben teşekkür ederim. Söylemek istediğim şudur ki; ŞehirRock.com konusunda seni ve ekibini desteklemek için her zaman arkanızda olacağımızı bilmenizi isterim…&lt;/p&gt;                   &lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;strong&gt;RÖPORTAJ: Serkan BEYDE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="" class="MsoNormal" align="right"&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;em&gt;SAYI 10&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;              &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-3799964663669655477?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/3799964663669655477/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=3799964663669655477' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3799964663669655477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/3799964663669655477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/06/cem-yalcnkaya.html' title='Cem Yalçınkaya'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SigWkH9Z78I/AAAAAAAAABY/hfHiZLWEYoo/s72-c/cem_yalcinkaya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-146758113830533844</id><published>2009-01-28T03:50:00.001+02:00</published><updated>2009-10-28T23:57:10.838+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Editör Yazıları'/><title type='text'>Çıkacak Her Sayının Heyecanıyla...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ2OTPMncI/AAAAAAAAAD4/IFdJ26L8OXA/s1600-h/editor.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 186px; height: 169px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ2OTPMncI/AAAAAAAAAD4/IFdJ26L8OXA/s400/editor.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356598794858044866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Merhaba sevgili okurlar. Giriş yazımda sizlere öncelikle şundan bahsetmek istiyorum. Geri döndük ve tekrardan &lt;em style=""&gt;aylık dergi olarak yayın yapacağız&lt;/em&gt; mantığıyla kolları sıvadık. Fakat bütün bu hayatın içinde yer alan türlü koşuşturmalar ne yazık ki buna müsade etmedi. Biliyorsunuz, Şehir Rock dergisiyle birlikte PenaRock internet sitesini de yönettiğim için her şeye birden yetişmek pek de mümkün olmuyor.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Yazarlarla temasta olmak, gruplarla iletişim içinde olmak, yeni sayının içeriği, yazılar, haberler, o şu bu derken; inanın şu okuduğunuz web sayfalarını hazırlamak göründüğü kadar kolay olmuyor. Bu durumu kendi açımdan değerlendirdim aslında ama bir çoğumuz içinde geçerlidir bu saydığım mazeretler. Hepimizin zaman ayırdığı, peşinden koşturduğu türlü işlerin olduğunu belirtmeliyim. Bu sizin için de geçerli bir durum. Onun için, düşünüp taşınıp derginin formatının 2 ayda bir güncellenmesi kararına eriştik. Ama şunu da belirtmek isterim; içerik aylık yayın yaptığımız döneme göre daha geniş olacak. Hatta bu sayıyla birlikte olmaya başladı bile. Bundan sonra daha fazla kritik ve  röportaj okuyabileceksiniz. Tüm bölümlere yoğun ilgiyle yüklenip hepsinin sayfalarını arttırdık. Dahası, bu kadar da olmasın diyerek yeni yeni bölümler açma gereksinimleri gördük. Bunlardan ikisi bu sayıyla birlikte yer almaya başladı bile. Zaman içerisinde daha yeni bölümlerimizle sizlere çeşitli sürprizler sunmaya devam edeceğimizi umuyorum. Bu sayıyla birlikte yeni açılan bölümlerimiz; ‘’Tiyatro’’ ve Tarihte Bir Grup’’. Her ikisi de adından rahatlıkla anlaşılıyor. Kocaeli B.Ş. Devlet Tiyatrosundan Tuğşan arkadaşımız ‘’Tiyatro’’ bölümünü hazırlıyor. Tiyatroyla ilgili gelişmeleri haberdar ettiği için ve bize sunduğu yazılar için ona teşekkürlerimi sunmalıyım. Bir diğer bölümümüz ise unuttuğumuz ve dönüp de geçmişe araştırmayı düşünme gereksinimi duymadığımız dağılan topluluklarımız üzerine. ‘’Tarihte Bir Grup’’un amacı yeni yetme rock&amp;amp;metal dinleyicilerine bu müziği dinlemeye başlamadan yıllar önce,  bir tarihlerde varolmuş bu müziğin gruplarından bahsetmek. Böylece geçmişe yönelik bir bilginin paylaşımını sunacağımızı düşünüyoruz. Ayrıca bizler de o grupları anmış olacağız bu vesileyle.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;3 ay oldu neredeyse peki neden yeni sayıyı çıkartamadık? Aslında içerik belliydi ve yazılar da hazırdı diyebilirim. Fakat grafiker arkadaşımız Selim’in yeni sayının kapağını yapmasını bekliyorduk. O da bize son haftalarda oldukça yoğun bir çalışma içinde olduğunu söyledi. Bu sebeple yardım edecek kimseyi bulamadıktan sonra, kolları sıvadım ve bu sayının kapağını kendim yapmaya karar verdim. Biliyorum bu işlerden pek anlamam ama az çok bir şeylerle uğraşıp kapağın şimdiki halini oluşturabildim. Selim’in kapaklarının yerini tutmaz tabi ki de ama bu sayılık idare edin. Umarım ileriki sayılarda Selim yeniden bize yardımcı olmaya devam eder.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;Bu sayıyla birlikte 3 yazar arkadaşımızın Şehir Rock kadrosunda yer aldığını belirtmeliyim. Bu arkadaşlar; Tiyatro bölümü hazırlayan Tuğşan Kıvanç, Edebiyat bölümünde şiir ve yazılarıyla yer alan Burcu Cansevdi ve müzikle ilgili yazılarını sunan Can Çakır. Kadromuz artmış bir vaziyetteyiz. Bu durum yukarıda bahsettiğim içeriğin artması konusuna da temas ediyor. Bu sayıda 9 kritik, 6 röportaj, 2 makale, 2 biyografi ve edebiyat, tiyatro gibi bölümlerde yer alan yazıları okuyabileceksiniz. Neyse, geçen sayıdaki gibi giriş yazısını 2 sayfa kadar uzun tutmayayım. Zaten birinin eline koz verdin mi(bu biri burada ben oluyorum) konuştukça konuşur. Bu kadar yeter benden. Artık söz sizde, bu sayıyla ilgili her türlü yorumlarınızı büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Bu beklenti gerçekten heyecan verici, tıpkı yeni sayıların çıkacağını düşünmek gibi…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Teşekkürler: Murat Durmaz, Tuğşan Kıvanç, Şükrü(Shuqru), PenaRock.&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-weight: bold;" class="MsoNormal" align="right"&gt;Serkan BEYDE&lt;/p&gt;&lt;p style="" class="MsoNormal" align="right"&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2006&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="" class="MsoNormal" align="right"&gt;&lt;em&gt;SAYI 8&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-146758113830533844?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/146758113830533844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=146758113830533844' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/146758113830533844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/146758113830533844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2009/01/cikacak-her-sayinin-heyecaniyla-sehir.html' title='Çıkacak Her Sayının Heyecanıyla...'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SlZ2OTPMncI/AAAAAAAAAD4/IFdJ26L8OXA/s72-c/editor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6485180565048285561.post-5003050211319037227</id><published>2008-08-04T05:18:00.007+03:00</published><updated>2009-10-29T21:16:41.593+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kritikler'/><title type='text'>Emre Aydın - Afili Yalnızlık</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunnpWOihYI/AAAAAAAAAFY/Ir8GImEN4EA/s1600-h/emre-aydin-afili-yalnizlik.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunnpWOihYI/AAAAAAAAAFY/Ir8GImEN4EA/s400/emre-aydin-afili-yalnizlik.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398100325907465602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ve işte popüler Türk rock müziği yeni bir albüm daha kazandı! Sağda solda Emre Aydın’ın çıkış başarısı konuşulurken, ben de fazla söze hacet görmeden kendisini bu başarıdan ötürü tebrik edeceğim. Fakat bir farkla! Benim ‘çıkış’ anlayışımla sağda solda konuşulan arasında önemli ölçüde fark görüyorum. Emre Aydın’ın çıkışını ticari bir başarı olarak görmüyorum(ya da görmek istemiyorum). Kendisi bu konuda ne tür fikirlere sahiptir bilemem ama çıkışı bir ticari kazanç değildir benim için. Hafif sound'lu Türk rock müziği için yeni bir soluk ve arkasında getirdiği yeniliklerdir…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;''Afili Yalnızlık'', kendini ilk dinlemeyle sevdiren albümlerden değil. Defalarca dinledikten sonra ısınmaya başlayacağınız bir albüm.  İlk dinlemeyle albüm hakkında sabit fikirlere sahip olmak zor. En azından bu durum ‘’Afili Yalnızlık’’a göre değil. İlk dinleyişimde bütün şarkıların üstünü çizdim ve albüm hakkında pek de iyi fikirler beslemedim. Sıradan bir hafif müzik tarzındaki albümle aynı düzeyde bir albüm, diye düşündüm. Daha sonra albümü günler boyu dinledim; yazı yazarken dinledim, kitap okurken dinledim, oyalanırken dinledim ve aradan belirli bir zaman geçti. Sonunda şarkıların bir türlü dilimden düşmediğini fark ettim. Başta dediğim gibi; ilk dinlemeyle sabit fikirlere sahip olabileceğiniz bir albüm değil ''Afili Yalnızlık''. Aslında zengin bir yapısı var albümün. Kabul etmek gerekir ticari anlamda da başarılı oldu ve bu durumdan ötürü mutlu sayılmam. Ama albümün zenginliklerine değinmiş olursak; pop, rock ve alternatif müzik severler için ideal bir albüm olduğunu vurgulamak gerekir. Lirikler açısından ele alırsak melankoli kokuyor ve bir o kadar yalnızlığa itilmiş bir ruh halini ifade ediyor ‘’Afili Yalnızlık’’. Türdeşlerinden ayrılan yönlerinden biri de; basmakalıp aşk ve duygusal sözlere hakim olmaması… Birçok aşk şarkısında sevgiliye duyduğumuz özlemi ‘’Afili Yalnızlık’’ı dinlerken de duyuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 şarkıdan oluşan ‘’Afili Yalnızlık’’ın çıkış şarkısının, aynı isime sahip olan şarkı olduğunu biliyoruz. ‘’Afili Yalnızlık’’ klibinin görsel anlamda şarkıyı yeterince iyi anlatan bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Albümün iki numaralı şarkısı ‘’Git’’ 6.Cadde’den de bildiğimiz bir şarkı. İlk zamanlarda ‘’Git’’in bu albümde yer almasına akıl sır erdiremediysem de, daha sonra albümü genel olarak düşünüp, hak verdim. ‘’Git’’ bu albümü oluşturan temel öğelerden biri. Albümün ikinci klip çalışmasında bu kez Emre Aydın’ı da ekranlarda görebildik. Senaryosu bakımından ‘’Kim Dokunduysa Sana’’ya ‘’Afili Yalnızlık’’ın öncesi havası verilmiş. Oysa pek bir alaka kuramadım. Albümün bana göre en iyi şarkısı ‘’Belki Bir Gün Özlersin’’. Her ne kadar, zaman zaman sözleri bakımından beni Kesmeşeker’in ‘’En Çok Seni’’ adlı şarkısına götürse de, albümde en sevdiğim şarkı ''Belki Bir Gün Özlersin''. Albümde yine çok sevdiğim şarkılardan biri ‘’Kalan Sağlar Senin Olsun’’. Kabullenme, isyan, itaat etme… Hepsine rahatlıkla rastlayabilirsiniz. ‘’Unut Gittiğin Bir Yerde’’ albümün en seri şarkısı. ‘’Dayan Yalnızlığım’’ ile Emre Aydın’ın ''Afili Yalnızlık''ı kapanıyor. Ruh hallerini anlatan albümlerden hoşlanıyorsanız, buyurun dinleyin derim. Her şarkıda türlü ruh halleriyle karşı karşıya kalacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;strong&gt;Serkan BEYDE&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" align="right"&gt;&lt;em&gt;Şehir Rock internet dergisi 2007&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6485180565048285561-5003050211319037227?l=serkanbeyde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/feeds/5003050211319037227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6485180565048285561&amp;postID=5003050211319037227' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5003050211319037227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6485180565048285561/posts/default/5003050211319037227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://serkanbeyde.blogspot.com/2008/08/keane-under-iron-sea.html' title='Emre Aydın - Afili Yalnızlık'/><author><name>Adam Olacak Yazar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10206067243796946358</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='29' src='http://4.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SXpeB_u0TMI/AAAAAAAAAAQ/DUvnG3Xc8dE/S220/msn+avatar%C4%B1m.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zNJaBSw9j0U/SunnpWOihYI/AAAAAAAAAFY/Ir8GImEN4EA/s72-c/emre-aydin-afili-yalnizlik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
